İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9916 E. 2012/13210 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/238']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ ceza zamanaşımı↗ ticari defter ve kayıtlar↗ ticari defter↗ ek tasfiye↗ zamanaşımı↗ teslim↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu zararlandırıcı eylemlerin 2001 yılı içerisinde gerçekleştirildiği, davalının davacı şirkete ait ticari defter kayıt ve belgelerini İzmir 3.asliye Ticaret mahkemesinin 2003/773 esas 2003/869 karar sayılı kararına mütakip yazı işleri müdürü Günnur Pehlivan' a
11.03.2003 tarihinde teslim ettiği, davanın 11.12.2006 tarihinde açıldığı, icra takibinin ise 11.01.2007 tarihinde başlatıldığı, TTK.’nun 224/2. maddesi uyarınca davacının talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle her iki davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı asıl ve birleşen davalar ile TTK'nun 238. maddesi uyarınca şirket hesabına girmesi gereken tahsil edilen bir kısım paranın şirket hesabına girmediğini ve davalının kendisine teslim edilen bir kısım ticari emtianın şirkete iade edilmediğini davalı tasfiye memurunun zimmetine geçirdiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece TTK'nun 224/son maddesinde yer alan zararı doğuran fiil bir suç teşkil ettiği ve ceza kanuna göre müddeti daha uzun bir zamanaşımına tabi olduğu takdirde tazminat davasına da bu ceza zamanaşımı uygulanır hükmü değerlendirilmeden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4745 E. 2012/4525 K.
Ortak:zimmet · ceza zamanaşımı · ticari defter · ek tasfiye · zamanaşımı · teslim · e-defter · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı ['6102/238']
İncelediğiniz kararda… irleşen davalar ile TTK'nun 238. maddesi uyarınca şirket hesabına girmesi gereken tahsil edilen bir kısım paranın şirket hesabına girmediğini ve davalının kendisine «teslim» edilen bir kısım ticari emtianın şirkete iade edilmediğini davalı «tasfiye» memurunun «zimmetine» geçirdiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece TTK'nun 224/«son» maddesinde yer alan zararı doğuran fiil bir suç teşkil ettiği ve ceza kanuna göre müddeti daha uzun bir «zamanaşımına» tabi olduğu takdirde tazminat davasına da bu «ceza zamanaşımı» uygulanır hükmü değerlendirilmeden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir.
… , savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu zararlandırıcı eylemlerin 2001 yılı içerisinde gerçekleştirildiği, davalının davacı şirkete ait «ticari defter kayıt» ve belgelerini İzmir 3.asliye Ticaret mahkemesinin 2003/773 esas 2003/869 karar sayılı kararına mütakip yazı işleri müdürü Günnur Pehlivan' a 11.03.2003 tarihinde «teslim» ettiği, davanın 11.12.2006 tarihinde açıldığı, icra takibinin ise 11.01.2007 tarihinde başlatıldığı, TTK.’nun 224/2. maddesi uyarınca davacının talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle her iki davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın davalının «tasfiye» memurluğunu yaptığı şirketin «ticari defterlerini» 17.11.2003 tarihinde mahkeme kaleminden «teslim» aldığı, davalıdan talep ettiği zararı bu tarihte öğrendiği, açılan her iki davanın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1-Davacı asıl ve birleşen davalar ile TTK'nun 238. maddesi uyarınca muvakkaten kendisine ödendi gösterilen tutarın kendisine ödenmediğini ve davalı «tasfiye» memurunun «zimmetine» geçirdiği ileri sürdüğüne göre, mahkemece TTK'nun 224/«son» maddesinde yer alan zararı doğuran fiil bir suç teşkil ettiği ve ceza kanuna göre müddeti daha uzun bir «zamanaşımına» tabi olduğu takdirde tazminat davasına da bu «ceza zamanaşımı» uygulanır hükmü değerlendirilmeden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15022 E. 2015/921 K.
Ortak:İtirazın iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · olumsuz oy · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda2- Ancak, davalının cevap dilekçesinde, «kötüniyet tazminatı» talebinde bulunmuş olmasına ve mahkemece de itirazın kısmen iptaline karar verilmesine rağmen davalının kötüniyet tazminatı talebi hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın 17.224 TL yönünden iptaline, alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/9916 E. , 2012/13210 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/11/2008 tarih ve 2006/756-2008/701 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 11/09/2012 gününde asıl ve birleşen davada davacı vekilinin duruşmadan vazgeçme dilekçeside dikkate alınarak, dosyanın duruşmasız incelenmesine karar verildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin tasfiye memurluğunu yaptığını, daha sonra tasfiye memurluğundan istifa ettiğini, tasfiye memurluğunu yaptığı sırada şirket ile ilgisi olmayan bazı harcamaların şirket hesabından yapıldığını, şirket hesabına girmesi gereken tahsil edilen bir kısım paranın şirket hesabına girmediğini, bu nedenle davalıdan 7.552.06 TL. alacaklı olduğunu ileri sürerek anılan miktarın faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İşbu dosya ile birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/87 esas sayılı dosyasında davacı vekili, davalının tasfiye memurluğu yaptığı sırada kendisine teslim edilen bir kısım ticari emtianın şirkete iade edilmediğini, tasfiye memurluğundan istifa edildiği tarihte bu emtianın şirket kayıtlarında bulunmadığının anlaşıldığını, emtia bedeli olan 25.575 TL’nın davalıdan tahsili için İzmir 20.İcra Müdürlüğünün 2007/710 esas sayılı dosyası ile talep edildiğini, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek davalının itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu zararlandırıcı eylemlerin 2001 yılı içerisinde gerçekleştirildiği, davalının davacı şirkete ait ticari defter kayıt ve belgelerini İzmir 3.asliye Ticaret mahkemesinin 2003/773 esas 2003/869 karar sayılı kararına mütakip yazı işleri müdürü Günnur Pehlivan' a
11.03.2003 tarihinde teslim ettiği, davanın 11.12.2006 tarihinde açıldığı, icra takibinin ise 11.01.2007 tarihinde başlatıldığı, TTK.’nun 224/2. maddesi uyarınca davacının talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle her iki davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı asıl ve birleşen davalar ile TTK'nun 238. maddesi uyarınca şirket hesabına girmesi gereken tahsil edilen bir kısım paranın şirket hesabına girmediğini ve davalının kendisine teslim edilen bir kısım ticari emtianın şirkete iade edilmediğini davalı tasfiye memurunun zimmetine geçirdiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece TTK'nun 224/son maddesinde yer alan zararı doğuran fiil bir suç teşkil ettiği ve ceza kanuna göre müddeti daha uzun bir zamanaşımına tabi olduğu takdirde tazminat davasına da bu ceza zamanaşımı uygulanır hükmü değerlendirilmeden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062421000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz