Zimmet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4745 E. 2012/4525 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ ceza zamanaşımı↗ ticari defter↗ ek tasfiye↗ zamanaşımı↗ teslim↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın davalının tasfiye memurluğunu yaptığı şirketin ticari defterlerini 17.11.2003 tarihinde mahkeme kaleminden teslim aldığı, davalıdan talep ettiği zararı bu tarihte öğrendiği, açılan her iki davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı asıl ve birleşen davalar ile TTK'nun 238. maddesi uyarınca muvakkaten kendisine ödendi gösterilen tutarın kendisine ödenmediğini ve davalı tasfiye memurunun zimmetine geçirdiği ileri sürdüğüne göre, mahkemece TTK'nun 224/son maddesinde yer alan zararı doğuran fiil bir suç teşkil ettiği ve ceza kanuna göre müddeti daha uzun bir zamanaşımına tabi olduğu takdirde tazminat davasına da bu ceza zamanaşımı uygulanır hükmü değerlendirilmeden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9916 E. 2012/13210 K.
Ortak:zimmet · ceza zamanaşımı · ticari defter · ek tasfiye · zamanaşımı · teslim · e-defter · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın davalının «tasfiye» memurluğunu yaptığı şirketin «ticari defterlerini» 17.11.2003 tarihinde mahkeme kaleminden «teslim» aldığı, davalıdan talep ettiği zararı bu tarihte öğrendiği, açılan her iki davanın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1-Davacı asıl ve birleşen davalar ile TTK'nun 238. maddesi uyarınca muvakkaten kendisine ödendi gösterilen tutarın kendisine ödenmediğini ve davalı «tasfiye» memurunun «zimmetine» geçirdiği ileri sürdüğüne göre, mahkemece TTK'nun 224/«son» maddesinde yer alan zararı doğuran fiil bir suç teşkil ettiği ve ceza kanuna göre müddeti daha uzun bir «zamanaşımına» tabi olduğu takdirde tazminat davasına da bu «ceza zamanaşımı» uygulanır hükmü değerlendirilmeden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir.
Benzer bu kararda… irleşen davalar ile TTK'nun 238. maddesi uyarınca şirket hesabına girmesi gereken tahsil edilen bir kısım paranın şirket hesabına girmediğini ve davalının kendisine «teslim» edilen bir kısım ticari emtianın şirkete iade edilmediğini davalı «tasfiye» memurunun «zimmetine» geçirdiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece TTK'nun 224/«son» maddesinde yer alan zararı doğuran fiil bir suç teşkil ettiği ve ceza kanuna göre müddeti daha uzun bir «zamanaşımına» tabi olduğu takdirde tazminat davasına da bu «ceza zamanaşımı» uygulanır hükmü değerlendirilmeden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir.
… , savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu zararlandırıcı eylemlerin 2001 yılı içerisinde gerçekleştirildiği, davalının davacı şirkete ait «ticari defter kayıt» ve belgelerini İzmir 3.asliye Ticaret mahkemesinin 2003/773 esas 2003/869 karar sayılı kararına mütakip yazı işleri müdürü Günnur Pehlivan' a 11.03.2003 tarihinde «teslim» ettiği, davanın 11.12.2006 tarihinde açıldığı, icra takibinin ise 11.01.2007 tarihinde başlatıldığı, TTK.’nun 224/2. maddesi uyarınca davacının talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle her iki davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter ve kayıtlar
Benzer bu kararda… , savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu zararlandırıcı eylemlerin 2001 yılı içerisinde gerçekleştirildiği, davalının davacı şirkete ait «ticari defter kayıt» ve belgelerini İzmir 3.asliye Ticaret mahkemesinin 2003/773 esas 2003/869 karar sayılı kararına mütakip yazı işleri müdürü Günnur Pehlivan' a 11.03.2003 tarihinde «teslim» ettiği, davanın 11.12.2006 tarihinde açıldığı, icra takibinin ise 11.01.2007 tarihinde başlatıldığı, TTK.’nun 224/2. maddesi uyarınca davacının talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle her iki davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4745 E. , 2012/4525 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
BİRLEŞEN İZMİR 3.ASLIYE TİC. MAH : 2007/88 ESAS SAYILI DOSYASI
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2007/86-2008/675 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20.03.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asil ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin de ortağı bulunduğu T.H Egemen Tıbbi Teknik Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’de 03.12.2001 tarihinden 18.07.2003 tarihine kadar tasfiye memuru olarak görev yaptığını ve 18.07.2003 tarihinde bu görevinden istifa ettiğini, davalının tasfiye memurluğu görevini yaptığı dönem içerisinde müvekkili lehine yevmiye defterine 30.12.2001 tarihi itibarı ile muvakkat ödeme girmesine rağmen davalının hiç bir zaman müvekkiline ödemede bulunmadığını, ödendiğini iddia ettiği paraların zimmetinde olduğunu, davalının şirketin tasfiye dönemi içerisinde basiretli bir iş adamı gibi davranmayarak gerekli önlemleri almadığını, şirketi zarara uğrattığını, davalının müvekkiline ödemediği paraların tahsili için aleyhinde icra takibi yapıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalının İzmir 1 İcra Müdürlüğünün 2006/9259 sayılı dosyasına karşı yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 inkar tazminatına davalının mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İşbu dava dosyası ile birleştirilen İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/88 sayılı dava dosyasında davacı vekili, davalının tasfiye memurluğu görevini yaptığı dönem içerisinde müvekkili lehine yevmiye defterine 20.02.2002 ve 30.04.2002 tarihleri itibarı ile muvakkat ödeme girmesine rağmen müvekkiline ödemede bulunmadığını, müvekkiline ödemediği paraların tahsili için davalı hakkında icra takibi yapıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalının İzmir 20 İcra Müdürlüğünün 2007/1527 sayılı dosyasına karşı yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan davaların zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın davalının tasfiye memurluğunu yaptığı şirketin ticari defterlerini 17.11.2003 tarihinde mahkeme kaleminden teslim aldığı, davalıdan talep ettiği zararı bu tarihte öğrendiği, açılan her iki davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı asıl ve birleşen davalar ile TTK'nun 238. maddesi uyarınca muvakkaten kendisine ödendi gösterilen tutarın kendisine ödenmediğini ve davalı tasfiye memurunun zimmetine geçirdiği ileri sürdüğüne göre, mahkemece TTK'nun 224/son maddesinde yer alan zararı doğuran fiil bir suç teşkil ettiği ve ceza kanuna göre müddeti daha uzun bir zamanaşımına tabi olduğu takdirde tazminat davasına da bu ceza zamanaşımı uygulanır hükmü değerlendirilmeden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049243300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz