6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Teminat mektubunun iadesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4326 E. 2012/13101 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu vekâlet ücreti yargılama giderleri komisyon yargılama gideri vekalet ücreti teminat e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar Atatürk Havalimanı Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü tarafından davalı bankaya davaya konu teminat mektubu hakkında hükümsüz olduğu yönünde bir cevap verilmemişse de, konunun diğer muhatabı olan İstanbul Valiliği Defterdarlık Atatürk Havalimanı Gümrük Saymanlık Müdürlüğünün yazısından söz konusu teminat mektubunun muhasebe kayıtlarında çıkışının yapılmış olduğu hususunun bildirildiği, bu durumda davaya konu teminat mektubunun iade edilmiş ve hükümsüz olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.007 TL tutarında 07.07.1999 tarihli teminat mektubunun iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı Atatürk Havalimanı Serbest Bölge Müdürlüğüne verilmek üzere davalı bankadan teminat mektubu aldığını ancak Atatürk Havalimanı Serbest Bölge Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren şubesini kapattığını, söz konusu teminat mektubunun halen müvekkili şirket nezdinde görüldüğünü, söz konusu teminat mektubu sebebiyle düzenli olarak komisyon ücreti ödemek zorunda kalındığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Gerek 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423 ve gerekse halen yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddelerinde, dava harçları ile vekalet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu belirtilmiş, yargılama giderleri terimi bir üst kavram olarak kullanılmıştır. Ancak, mahkeme karar gerekçesinde davalının dava açılmasına sebebiyet vermediğinden söz edilerek, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakıldığı belirtildikten sonra hüküm fıkrasında davacı lehine vekâlet ücreti belirlenerek, bakiye karar harcının da davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu şekilde karar gerekçesi ile hüküm arasında çelişkiye yol açılması doğru olmadığından kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/140 E. 2023/2374 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8646 E. 2012/599 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/4326 E.  ,  2012/13101 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2010 tarih ve 2010/366-2010/1361 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı Atatürk Havalimanı Serbest Bölge Müdürlüğüne verilmek üzere davalı bankadan 1999 yılında teminat mektubu aldığını daha sonra Atatürk Havalimanı Serbest Bölge Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren şubesini kapattığını ancak söz konusu teminat mektubunun halen müvekkili şirket nezdinde görüldüğünü, söz konusu teminat mektubu sebebiyle düzenli olarak komisyon ücreti ödemek zorunda kalındığını ileri sürerek, davaya konu teminat mektubunun iptaline ve teminat mektubu sebebiyle müvekkilinin davalı bankaya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar Atatürk Havalimanı Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü tarafından davalı bankaya davaya konu teminat mektubu hakkında hükümsüz olduğu yönünde bir cevap verilmemişse de, konunun diğer muhatabı olan İstanbul Valiliği Defterdarlık Atatürk Havalimanı Gümrük Saymanlık Müdürlüğünün yazısından söz konusu teminat mektubunun muhasebe kayıtlarında çıkışının yapılmış olduğu hususunun bildirildiği, bu durumda davaya konu teminat mektubunun iade edilmiş ve hükümsüz olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.007 TL tutarında 07.07.1999 tarihli teminat mektubunun iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı Atatürk Havalimanı Serbest Bölge Müdürlüğüne verilmek üzere davalı bankadan teminat mektubu aldığını ancak Atatürk Havalimanı Serbest Bölge Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren şubesini kapattığını, söz konusu teminat mektubunun halen müvekkili şirket nezdinde görüldüğünü, söz konusu teminat mektubu sebebiyle düzenli olarak komisyon ücreti ödemek zorunda kalındığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Gerek 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423 ve gerekse halen yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddelerinde, dava harçları ile vekalet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu belirtilmiş, yargılama giderleri terimi bir üst kavram olarak kullanılmıştır. Ancak, mahkeme karar gerekçesinde davalının dava açılmasına sebebiyet vermediğinden söz edilerek, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakıldığı belirtildikten sonra hüküm fıkrasında davacı lehine vekâlet ücreti belirlenerek, bakiye karar harcının da davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu şekilde karar gerekçesi ile hüküm arasında çelişkiye yol açılması doğru olmadığından kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062397200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.