6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5534 E. 2012/13096 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maluliyet oranı poliçe limiti sigorta tazminatı sigorta ettiren riziko sigorta poliçesi teminat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, poliçede yazılı olan daimi maluliyet teminatının 12.000 TL ile sınırlı olduğu, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu raporuna göre %62 oranında olduğu, poliçe limitiyle oranlandığında davalıdan tahsil edilmesi gereken miktarın 7.440 TL olduğu, sigorta şirketince yapılan 2.280 TL’lik ödeme de düşüldüğü zaman davacıya ödenmesi gereken miktarın 5.160 TL olduğu gerekçesiyle 5.160 TL’nin 10/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ferdi kaza sigorta poliçesinden kaynaklanan sigorta tazminatı istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin, kullandığı kamyonun direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen trafik kazasında yaralanıp sakat kaldığını davalı ... şirketi ile araç sahibi arasında düzenlenen kasko poliçesi gereğince, davalı ... şirketinin 12.000 TL limitli sürücü ferdi kaza güvencesi sağladığını ileri sürerek, poliçede

belirlenen sigorta tazminatının ödenmesi talebinde bulunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, değinilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Sigortacı ve sigorta ettiren arasında düzenlenen ferdi kaza rizikolarını sigorta örtüsü altına alan poliçelerde belirlenen limitler, rizikonun gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkan zarar miktarı ne olursa olsun sigortacının sorumluluğunun azami sınırını oluşturmakta olup, zararın sigorta limitini aşması durumunda, sigortalının maluliyet oranı esas alınarak limitlerin yeniden belirlenmesi suretiyle sigortacı tarafından ödenecek olan tazminattan indirime gidilmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacının belirlenen zararının poliçe limitinden yüksek olduğu göz önüne alınarak, davalı ... şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumluluğuna hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde oranlama yapmak suretiyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7653 E. 2011/17345 K.

    Ortak: · Sigorta

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/5534 E.  ,  2012/13096 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.01.2011 tarih ve 2008/435-2011/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin kullandığı kamyonun direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen trafik kazasında yaralanıp sakatlandığını, davalı ... şirketi ile araç sahibi arasında düzenlenen kasko poliçesi gereğince davalı ... şirketinin 12.000 TL limitli sürücü ferdi kaza güvencesi sağladığını ancak olay sonrasında poliçede yazılı olan teminatın tamamının ödenmediğini ileri sürerek, 9.720 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, ferdi kaza sigortaları genel şartlarına göre daimi maluliyet halinde cetvelde yazılı bulunan nispetler dahilinde ödeme yapılacağının belirlendiğini, daimi maluliyetin tespitinde sigortalının meslek ve sanatının dikkate alınamayacağını, bu konuda Devlet Hastanesi raporunun yeterli olmadığını, davacının sakatlığının oranının %15 olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, poliçede yazılı olan daimi maluliyet teminatının 12.000 TL ile sınırlı olduğu, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu raporuna göre %62 oranında olduğu, poliçe limitiyle oranlandığında davalıdan tahsil edilmesi gereken miktarın 7.440 TL olduğu, sigorta şirketince yapılan 2.280 TL’lik ödeme de düşüldüğü zaman davacıya ödenmesi gereken miktarın 5.160 TL olduğu gerekçesiyle 5.160 TL’nin 10/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ferdi kaza sigorta poliçesinden kaynaklanan sigorta tazminatı istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin, kullandığı kamyonun direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen trafik kazasında yaralanıp sakat kaldığını davalı ... şirketi ile araç sahibi arasında düzenlenen kasko poliçesi gereğince, davalı ... şirketinin 12.000 TL limitli sürücü ferdi kaza güvencesi sağladığını ileri sürerek, poliçede

belirlenen sigorta tazminatının ödenmesi talebinde bulunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, değinilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Sigortacı ve sigorta ettiren arasında düzenlenen ferdi kaza rizikolarını sigorta örtüsü altına alan poliçelerde belirlenen limitler, rizikonun gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkan zarar miktarı ne olursa olsun sigortacının sorumluluğunun azami sınırını oluşturmakta olup, zararın sigorta limitini aşması durumunda, sigortalının maluliyet oranı esas alınarak limitlerin yeniden belirlenmesi suretiyle sigortacı tarafından ödenecek olan tazminattan indirime gidilmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacının belirlenen zararının poliçe limitinden yüksek olduğu göz önüne alınarak, davalı ...

şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumluluğuna hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde oranlama yapmak suretiyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062395800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.