Yemin teklifi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6691 E. 2012/13007 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yemin teklifi↗ yemin delili↗ yemin↗ sigorta sözleşmesi↗ yenileme↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yenilenen 28/10/2008 tarihli poliçeden davalının bilgilendirildiği ve haberi olduğu konusunun ıspatlanmadığı ve sigorta poliçesinde davalının imzasının da olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Sigorta sözleşmeleri 6762 Sayılı TTK'nun 1263. maddesinde hiçbir şekle tabii tutulmamıştır. Kural olarak kişilerin karşılıklı ve birbirlerine uygun irade açıklamalarıyla sigorta sözleşmesi oluşur. Sözleşmenin yazılı belgeye bağlanması ancak ispat hukuku açısından önem taşır ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'nun 288 vd maddelerinde düzenlenmiş şekilde kanıtlanması gerekli ve yeterlidir. Bu bağlamda davacı vekili davalının tarım sigortası talebi olduğunu, sigorta poliçesi düzenlenmesinden davalının bilgisi, haberi ve onayı olduğunu savunarak, delil listesinde yemin deliline de dayandığına göre mahkemece davacı tarafa bu iddiası konusunda yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme neticesi karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5703 E. 2020/5827 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile, taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 6.288,92 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar, dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6691 E. , 2012/13007 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 tarih ve 2009/160-2010/433 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin Ankara Sigortanın acenteliğini yaptığını, davalının müvekil acenteden tarım sigortası talebinde bulunduğunu, müvekkil acentenin davalı adına 28/10/2008 tarihinde Tarsim Devlet Destekli Çiftlik Hayvanları Sigorta Poliçesi düzenlediğini, 10.173,00 YTL sigorta prim tutarını davalı adına müvekkil acentenin ödediğini, davalının acenteye olan prim borcunu ödememesi nedeniyle davalının poliçesinin 13/03/2009 tarihinde iptal edildiğini, davacının İstanbul 9 İcra Müdürlüğünün 2009/7880 sayılı dosyasında davalı borçluya sigorta prim borcunu ödemesi için icra takibi yaptığını, davalının (borçlunun) haksız yere borca itiraz itiraz etmesi nedeniyle icra takibinin durduğunu ileri sürerek borca itirazın iptali ile icra takibinin devamını ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacı acenta ile 28/10/2007 tarihinde bir yıllık poliçe düzenlediğini, süresi dolduğunda primleri fazla bulduğu için poliçesini yenilemek istemediğini, başka sigorta firmalarından daha uygun fiyat aldığını, davacı şirketin poliçeyi kendi kendine yenilediğini, poliçe yenilenmesi hakkında davalının yazılı ve sözlü hiçbir talebinin olmadığını, hiçbir şekilde talebi ve onayı olmayan davalının bu borçla yükümlü kılınmaya çalışılmasının hukuka aykırı olduğunu bu nedenlerle, davanın reddini, dava değerinin % 40'ı oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yenilenen 28/10/2008 tarihli poliçeden davalının bilgilendirildiği ve haberi olduğu konusunun ıspatlanmadığı ve sigorta poliçesinde davalının imzasının da olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Sigorta sözleşmeleri 6762 Sayılı TTK'nun 1263. maddesinde hiçbir şekle tabii tutulmamıştır. Kural olarak kişilerin karşılıklı ve birbirlerine uygun irade açıklamalarıyla sigorta sözleşmesi oluşur. Sözleşmenin yazılı belgeye bağlanması ancak ispat hukuku açısından önem taşır ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'nun 288 vd maddelerinde düzenlenmiş şekilde kanıtlanması gerekli ve yeterlidir. Bu bağlamda davacı vekili davalının tarım sigortası talebi olduğunu, sigorta poliçesi düzenlenmesinden davalının bilgisi, haberi ve onayı olduğunu savunarak, delil listesinde yemin deliline de dayandığına göre mahkemece davacı tarafa bu iddiası konusunda yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme neticesi karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062355300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz