Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3293 E. 2012/11740 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)↗ limited şirketin feshi↗ infisah↗ terditli dava↗ yemin teklifi↗ sorumluluk davası↗ şirketin feshi↗ malvarlığına ilişkin dava↗ yemin↗ eş rızası↗ fesih↗ limited şirket↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada, davalının şirkete ait malvarlığını mal edindiği hususunun kanıtlanmadığı, davacının davalıya yemin de teklif etmediği, bu durumda asıl davanın yerinde bulunmadığı, birleşen davada ise her ne kadar davacı ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini talep etmiş ise de iki ortaklı şirketlerde ortaklıktan çıkmaya izin verilmesinin istenemeyeceği, ancak aynı maddede düzenlenen fesih hakkının kullanılabileceği, ancak davalının da dava dışı şirketin infisahına rıza göstermesi nedeniyle şirketin feshi yönünde inceleme yapıldığı, ortaklar arasındaki mevcut durum ve şirket borçları dikkate alındığında şirketin feshi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi talebinin reddine, Ağaoğlu İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin feshine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın limited şirket yöneticisine karşı TTK'nun 556. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 309.maddesi uyarınca açılmış sorumluluk davası niteliğinde olması nedeniyle davacı şirket ortağının kendi adına tazminat istemesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Birleşen dava, limited şirketten çıkılmasına izin verilmesi istemiyle açılmış olup davacı vekilinin 20.10.2010 tarihli dilekçesi ile dava dışı iki ortaklı şirketin feshi istenerek davanın terditli dava haline getirilmiş olmasına ve mahkemece de bu isteme uygun olarak davanın kabulüne karar verilmiş bulunmasına göre davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13244 E. 2014/20076 K.
Ortak:terditli dava
İncelediğiniz kararda2- Birleşen dava, «limited şirketten» çıkılmasına izin verilmesi istemiyle açılmış olup davacı vekilinin 20.10.2010 tarihli dilekçesi ile dava dışı iki ortaklı «şirketin feshi» istenerek davanın «terditli» dava haline getirilmiş olmasına ve mahkemece de bu isteme uygun olarak davanın kabulüne karar verilmiş bulunmasına göre davacı aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. m …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «hisse devrinin» tespiti ile tescili talebinin reddine, «terditli» olarak talep ettiği 42.000 TL'nin davalı ...'dan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «hisse devrinin» tespiti ile tescili talebinin reddine, «terditli» olarak talep ettiği 42.000 TL'nin davalı ...'dan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3293 E. , 2012/11740 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2010 tarih ve 2006/102-2010/361 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkiline ait işyerinin 1994 tarihinde müvekkili ile davalının ortağı olduğu limited şirkete dönüştürüldüğünü, davalının şirket müdürü olarak tayin edildiğini, dava dışı şirketin demir, çimento ve tuğla benzeri malzeme vererek karşılığında menkul ve gayrimenkuller aldığını, bu şekilde 1995 yılında alınan arsanın davalı tarafından şirket adına değil kendi adına tapulandığını, daha sonra alınan üç adet arsanın da davalı adına tapu edildiğini, yine davalının, şirketin malzemesiyle iki katlı ev yaptığını, şirket imkanlarının ve malvarlığının davalı lehine kullanıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 60.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, tarafların kardeş olduklarını, ticaretle uğraşan müvekkilinin o tarihlerde işsiz olan davacıya yardımda bulunduğunu, dava dışı şirketin iştigal konusunun inşaat malzemesi satmak olduğunu, yapılan işler karşılığında menkul ve gayrimenkul alımı yapılmadığını, alınan arsaların şirket parası ile alınmadığını, müvekkili tarafından yapılan ev karşılığında davacıya da 500 metrekare arsa satın alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili, birleşen davada, tarafların dava dışı şirketin ortakları olduklarını, davalının şirketin malvarlığını kendi menfaatine kullandığını, bu haliyle şirketin devamında bir yarar kalmadığını ileri sürerek, dava dışı limited şirketten çıkmasına izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, birleşen davada, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada, davalının şirkete ait malvarlığını mal edindiği hususunun kanıtlanmadığı, davacının davalıya yemin de teklif etmediği, bu durumda asıl davanın yerinde bulunmadığı, birleşen davada ise her ne kadar davacı ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini talep etmiş ise de iki ortaklı şirketlerde ortaklıktan çıkmaya izin verilmesinin istenemeyeceği, ancak aynı maddede düzenlenen fesih hakkının kullanılabileceği, ancak davalının da dava dışı şirketin infisahına rıza göstermesi nedeniyle şirketin feshi yönünde inceleme yapıldığı, ortaklar arasındaki mevcut durum ve şirket borçları dikkate alındığında şirketin feshi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi talebinin reddine, Ağaoğlu İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin feshine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın limited şirket yöneticisine karşı TTK'nun 556. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 309.maddesi uyarınca açılmış sorumluluk davası niteliğinde olması nedeniyle davacı şirket ortağının kendi adına tazminat istemesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Birleşen dava, limited şirketten çıkılmasına izin verilmesi istemiyle açılmış olup davacı vekilinin 20.10.2010 tarihli dilekçesi ile dava dışı iki ortaklı şirketin feshi istenerek davanın terditli dava haline getirilmiş olmasına ve mahkemece de bu isteme uygun olarak davanın kabulüne karar verilmiş bulunmasına göre davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın 6 nolu bendinin tamamen hükümden çıkarılmasına, kararın bu hali ile düzeltilerek ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062220400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz