İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6017 E. 2012/11925 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigortalanabilir menfaat↗ sigorta sözleşmesi↗ fesih↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, TTK'nun 1264/1. maddesi hükmüne göre, bu kitapta (Sigorta Hukuku) hüküm bulunmadıkça, sigorta sözleşmeleri hakkında Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, bu nedenle dava konusu uyuşmazlıkta aynı konuyu düzenleyen BK'nun 101. ve onu izleyen maddelerdeki temerrüt ve fesih hükümlerinin uygulanmasının gerekeceği, taraflar arasında düzenlenen poliçe ekindeki ihtarsız askıya alma ve feshi ihbarsız fesih sonucunu doğuran düzenleme şeklinin BK'nun yukarıda değinilen hükümlerine aykırı olduğu, TTK'nun 1264/4. maddesi hükmü uyarınca bu fıkrada belirlenen yasal düzenlemelerin aksine sözleşme hükmü getirilemeyeceği, davacı tarafından BK'nun 106. maddesi gereğince fesih hakkı kullanılmaksızın alacak talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta poliçe bedelinin tahsili için başlatılan takibe vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece her bir sigorta türünün genel şartlarında düzenlenen sigortalı menfaatdarının değişmesinin sonuçları değerlendirilmeden hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın açıklanan gerekçeyle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10273 E. 2012/16331 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · sigorta ettiren · ek prim · ihtar · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, «sigorta ettiren» tarafından bir kısım poliçe «prim» taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığı, prim taksitlerinin ödenmemesi durumunda davacının sigorta ettirene «ihtar» göndererek poliçelerin iptal edilebileceğini bildirererek ödenmeme halinde poliçeleri iptal etmesi gerektiği, davacının bu bildirimi yapmaması nedeniyle primlere i …
Dava, davalı lehine düzenlenen «sigorta poliçelerinden» kaynaklanan «prim alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili, davalı lehine «sigorta poliçeleri» düzenlediğini, ancak davalının poliçeler karşılığı ödemesi gereken primleri ödemediğini ileri sürerek «prim» borcunun tahsilini talep etmiştir.
Prim boçları ödenmediğinde sigorta şirketinin poliçeleri iptal etme zorunluluğu bulunmadığına göre mahkemece, davalı lehine düzenlenen «sigorta poliçeleri» ve bu poliçeler gereği davalı tarafından davacıya yapılan «prim» borcu ödemeleri hesaplanarak, davalının davacıya prim borcunun bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile davanın reddine hükmedilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6017 E. , 2012/11925 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mustafakemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.08.2010 tarih ve 2009/1287-2010/996 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkete kasko sigorta poliçesi, karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi ve zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan prim borcu olduğunu, bu meblağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibin borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu ileri sürerek, borçlunun haksız olan itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kasko poliçesinin düzenlendiği otobüsün 12/09/2005 tarihinde noter satışı ile üçüncü bir şahısa satıldığını, satış ile poliçenin sona erdiğini, poliçenin düzenlendiği tarih ile satış tarihi arasındaki bedelin davacı şirkete ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, TTK'nun 1264/1. maddesi hükmüne göre, bu kitapta (Sigorta Hukuku) hüküm bulunmadıkça, sigorta sözleşmeleri hakkında Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, bu nedenle dava konusu uyuşmazlıkta aynı konuyu düzenleyen BK'nun 101. ve onu izleyen maddelerdeki temerrüt ve fesih hükümlerinin uygulanmasının gerekeceği, taraflar arasında düzenlenen poliçe ekindeki ihtarsız askıya alma ve feshi ihbarsız fesih sonucunu doğuran düzenleme şeklinin BK'nun yukarıda değinilen hükümlerine aykırı olduğu, TTK'nun 1264/4. maddesi hükmü uyarınca bu fıkrada belirlenen yasal düzenlemelerin aksine sözleşme hükmü getirilemeyeceği, davacı tarafından BK'nun 106. maddesi gereğince fesih hakkı kullanılmaksızın alacak talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta poliçe bedelinin tahsili için başlatılan takibe vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece her bir sigorta türünün genel şartlarında düzenlenen sigortalı menfaatdarının değişmesinin sonuçları değerlendirilmeden hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın açıklanan gerekçeyle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061988700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz