6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5359 E. 2012/11575 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dain-i mürtehin temsil yetkisi icazet sigorta ettiren acente sigorta sözleşmesi ek prim yenileme kredi sözleşmesi temsil i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1270

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde davacı bankaya poliçe tanzim etme yetkisi verilmediği, borçlu adına poliçe yenileme yetkisi bulunmadığı, TTK'nun 1270 maddesi uyarınca davalının bankaya icazet vermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı bankanın acenta sıfatıyla düzenlemiş olduğu poliçelerin prim bedelinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde davacı bankanın poliçe yaptırma yetkisi olmadığı, TTK’nun 1270. maddesi uyarınca temsil yetkisi ve icazetin davacı bankaya verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 8. maddesinde, müşterinin satın aldığı malları dain mürtehin olacak ve banka ile mutabık kalacak şekilde sigorta ettirebileceği, banka şubesinin de dilediği sigorta şirketine sigortalatabileceği, banka alacağını tamamen tahsil edinceye kadar sigorta sözleşmelerini yeniletileceğini davalı taraf kabul etmiştir, düzenlemesi bulunmaktadır.

Somut olayda, davalının 18 ay vadeli 05.04.2006-05.10.2007 dönemine ilişkin olarak taşıt kredisi kullandığı, davalının son taksiti ödemek suretiyle borcu sona erdirdiği tartışmasız olup, uyuşmazlık ilk düzenlenen poliçeler dışındaki prim borçlarından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafından ilk poliçelerin 30.03.2006/2007 arası, ikinci poliçelerin ise 30.03.2007/2008 arasındaki dönem için düzenlediği, kredi borcunun son taksitin vadesinde ödenmesi ile sona erdiği, yani bir başka deyişle ikinci poliçelerin tanzim edildiği tarih itibariyle davalının kredi borcunun halen devam ettiği anlaşılmaktadır. Yukarıda anılan sözleşme hükmü uyarınca davalı tarafa, satın aldığı araca ilişkin olarak davacı banka lehine dain mürtehin olacak şekilde sigorta yaptırma yükümlülüğü getirildiği ve davalı taraf da sözleşme hükmü gereğince kendisinin başka bir sigorta şirketine poliçe tanzim ettirdiğini savunmadığına göre, davacı bankanın tanzim ettirmiş olduğu poliçe prim bedellerinden dolayı davalının ödeme yükümlülüğünün bulunduğunun kabul edilmesi gerekir.

Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalara göre davalının hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6473 E. 2013/22016 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10392 E. 2016/4924 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Dain-i mürtehin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14372 E. 2016/175 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1583 E. 2013/4910 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/5359 E.  ,  2012/11575 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.02.2011 tarih ve 2008/1546-2011/120 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkil bankadan taşıt kredisi kullandığını, ancak poliçe prim borçlarını ödemediğini, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin davacı bankadan kullandığı kredi borcunun 03.09.2007 tarihinde sona erdiğini, kendilerine poliçe tevdi edilmediğini, bankaya herhangi bir borçları olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde davacı bankaya poliçe tanzim etme yetkisi verilmediği, borçlu adına poliçe yenileme yetkisi bulunmadığı, TTK'nun 1270 maddesi uyarınca davalının bankaya icazet vermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı bankanın acenta sıfatıyla düzenlemiş olduğu poliçelerin prim bedelinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde davacı bankanın poliçe yaptırma yetkisi olmadığı, TTK’nun 1270. maddesi uyarınca temsil yetkisi ve icazetin davacı bankaya verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 8. maddesinde, müşterinin satın aldığı malları dain mürtehin olacak ve banka ile mutabık kalacak şekilde sigorta ettirebileceği, banka şubesinin de dilediği sigorta şirketine sigortalatabileceği, banka alacağını tamamen tahsil edinceye kadar sigorta sözleşmelerini yeniletileceğini davalı taraf kabul etmiştir, düzenlemesi bulunmaktadır.

Somut olayda, davalının 18 ay vadeli 05.04.2006-05.10.2007 dönemine ilişkin olarak taşıt kredisi kullandığı, davalının son taksiti ödemek suretiyle borcu sona erdirdiği tartışmasız olup, uyuşmazlık ilk düzenlenen poliçeler dışındaki prim borçlarından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafından ilk poliçelerin 30.03.2006/2007 arası, ikinci poliçelerin ise 30.03.2007/2008 arasındaki dönem için düzenlediği, kredi borcunun son taksitin vadesinde ödenmesi ile sona erdiği, yani bir başka deyişle ikinci poliçelerin tanzim edildiği tarih itibariyle davalının kredi borcunun halen devam ettiği anlaşılmaktadır. Yukarıda anılan sözleşme hükmü uyarınca davalı tarafa, satın aldığı araca ilişkin olarak davacı banka lehine dain mürtehin olacak şekilde sigorta yaptırma yükümlülüğü getirildiği ve davalı taraf da sözleşme hükmü gereğince kendisinin başka bir sigorta şirketine poliçe tanzim ettirdiğini savunmadığına göre, davacı bankanın tanzim ettirmiş olduğu poliçe prim bedellerinden dolayı davalının ödeme yükümlülüğünün bulunduğunun kabul edilmesi gerekir.

Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalara göre davalının hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061885600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.