Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8484 E. 2012/11595 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin kaldırılması↗ ipoteğin fekki↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ müteselsil sorumluluk↗ eş rızası↗ ipotek↗ yargılama gideri↗ yetki↗ harç↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı ... hakkında davalı Banka tarafından başlatılan icra takiplerinin davalı ... tarafından kapatıldığı, bu şekilde davalı Banka'nın herhangi bir alacağının kalmadığı ve davanın konusuz kaldığı ancak davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, harç ve vekalet ücretinden ise davalıların müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, menfi tesbit ve ipoteğin fekki istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf vekili ipotek tesisi hususunda davalı ...'a vekâlet verilmediği halde müvekkiline ait gayrimenkul üzerine ipotek tesis edildiğini ve tüm davalıların el birliği içinde olduklarını ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Davacı, her üç davalının el ve işbirliği içinde hareket ettiğini, kendisinin ipotek tesisi için rızası bulunmadığını, bu amaçla vekâletname vermediğini genel vekâletname verdiğini ileri sürmüştür. Ancak mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacının, davalı ...'a verdiği vekâletnamesinde, ipotek tesisi hususunda yetkinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava sırasında kredi borçlusu davalı ... İşçisel ipoteğin tesisine neden olan kredi borcunu ödediğini ileri sürmüş, mahkemece de kredi borcunun ödendiği kabul edilerek hüküm tesis edildiği halde banka bu açıdan kararı temyiz etmemiştir. Bu durumda davacının ödeme veya başka bir sebeple borçlu olmadığını ileri sürmeyip ipotek aktinin hükümsüz olması nedeniyle alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte borçlu olmadığının tesbitini talep ettiği ve davalı Banka’nın da halen dahi ipoteği kaldırmadığı göz önüne alındığında, davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın mümeyyiz taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12410 E. 2014/8835 K.
Ortak:ipoteğin kaldırılması · ipoteğin paraya çevrilmesi · ipotek · yetki · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaBu durumda davacının ödeme veya başka bir sebeple borçlu olmadığını ileri sürmeyip «ipotek» aktinin hükümsüz olması nedeniyle alacaklı tarafından «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla yapılan takipte borçlu olmadığının tesbitini talep ettiği ve davalı Banka’nın da halen dahi «ipoteği kaldırmadığı» göz önüne alındığında, davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın mümeyyiz taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacının, davalı ...'a verdiği vekâletnamesinde, «ipotek» tesisi hususunda «yetkinin» bulunduğu anlaşılmaktadır.
1- Dava, menfi tesbit ve «ipoteğin fekki» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf vekili «ipotek» tesisi hususunda davalı ...'a vekâlet verilmediği halde müvekkiline ait gayrimenkul üzerine ipotek tesis edildiğini ve tüm davalıların el birliği içinde olduklarını ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Benzer bu kararda… , iddia, savunma, bilirkişi raporu, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ödeme veya başka bir sebeple borçlu olmadığını ileri sürmeyip «ipotek» aktinin hükümsüz olması nedeniyle alacaklı tarafından «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla yapılan takipte borçlu olmadığının tesbitini talep ettiği ve davalı bankanın da halen dahi «ipoteği kaldırmadığı» ve davacının, davalı Şahin Uz'a verdiği vekâletnamesinde, ipotek tesisi hususunda «yetkinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda2- Ancak, davada red kararı verilmiş olmasına rağmen kendisini vekille «temsil» ettiren davalı banka lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmediğinden, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8484 E. , 2012/11595 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ereğli(Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.11.2010 tarih ve 2007/419-2010/580 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... İşçisel vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’in müvekkilinden vekaletname aldığını ve bu vekaletname ile müvekkiline ait taşınmazı davalı ... tarafından kullanılan krediye teminat olmak üzere ipotek verdiğini, müvekkiline ait evin değeri ile ipotek bedeli arasındaki fark dikkate alındığında ipotek akdinin geçerli olmadığının anlaşıldığını ileri sürerek, söz konusu ipotek işleminin iptaline, tapu sicilinden fekkine ve müvekkilinin bankaya olan borçtan sorumlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ve vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı ... hakkında davalı Banka tarafından başlatılan icra takiplerinin davalı ... tarafından kapatıldığı, bu şekilde davalı Banka'nın herhangi bir alacağının kalmadığı ve davanın konusuz kaldığı ancak davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, harç ve vekalet ücretinden ise davalıların müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, menfi tesbit ve ipoteğin fekki istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf vekili ipotek tesisi hususunda davalı ...'a vekâlet verilmediği halde müvekkiline ait gayrimenkul üzerine ipotek tesis edildiğini ve tüm davalıların el birliği içinde olduklarını ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Davacı, her üç davalının el ve işbirliği içinde hareket ettiğini, kendisinin ipotek tesisi için rızası bulunmadığını, bu amaçla vekâletname vermediğini genel vekâletname verdiğini ileri sürmüştür. Ancak mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacının, davalı ...'a verdiği vekâletnamesinde, ipotek tesisi hususunda yetkinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava sırasında kredi borçlusu davalı ...
İşçisel ipoteğin tesisine neden olan kredi borcunu ödediğini ileri sürmüş, mahkemece de kredi borcunun ödendiği kabul edilerek hüküm tesis edildiği halde banka bu açıdan kararı temyiz etmemiştir. Bu durumda davacının ödeme veya başka bir sebeple borçlu olmadığını ileri sürmeyip ipotek aktinin hükümsüz olması nedeniyle alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte borçlu olmadığının tesbitini talep ettiği ve davalı Banka’nın da halen dahi ipoteği kaldırmadığı göz önüne alındığında, davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın mümeyyiz taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle kararın mümeyyiz taraflar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle tarafların mahkeme masraflarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı ... İşçisel'e iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061872700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz