6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5672 E. 2012/11032 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin delil yemin teklifi sahtecilik yemin bono istirdat kesin hüküm husumet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların senetteki imzaların kendilerine ait olmadığı yönünde bir itirazlarının bulunmadığı, açık senedi veren kişinin senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu kesin delil ile ispatlaması gerektiği, davacıların bu hususu kesin delille ispatlayamadıkları ve yemin teklifinde bulunmayacaklarını beyan ettikleri, davalı ... dışındaki davalıların dava konusu bonolarla ilgilerinin tespit edilemediği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, tefecilik yoluyla ve haksız olarak alındığı iddia edilen bono sebebiyle istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. Kırıkhan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/351 E. sayılı dosyasında yer alan ve işbu dosya kapsamına da sunulan bir kısım belgelerin incelenmesinde, davacıların her ikisinin de müştekiler içerisinde yer aldığı, davalıların tamamının sanık sıfatıyla yargılandıkları, ceza yargılamasının tefecilik, silahla tehdit ve resmi evrakta sahtecilik suçlarına ilişkin olup, davacı ile davalılar arasındaki ilişki bakımından 2009 yılında alınan imzalı boş kambiyo senetlerinin veriliş amacı dışında doldurularak sahtecilik yapıldığı ve aynı olay sebebiyle davalıların davacıları tehdit ettikleri hususlarının ceza yargılamasının konusunu oluşturduğu anlaşılmaktadır. Ceza yargılamasındaki nitelendirmeye göre bu davada suçun vasıf ve mahiyeti itibariyle yapılan yargılama sonucu verilecek olan kararın eldeki davayı da etkileyeceği anlaşılmakla, ceza davasının sonucu beklenilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ticari Şirket Feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2044 E. 2018/7787 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4176 E. 2021/6470 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/5672 E.  ,  2012/11032 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/06/2010 tarih ve 2009/338-2010/323 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili Bilal'in davalılardan borç para aldığını ve karşılığında davalılara bono verdiğini, davalıların müvekkilini ellerindeki açık bonolar ile tehdit etmesi üzerine diğer müvekkilinin bu bonolara karşılık davalı ...'e 45.000,00 TL değerinde açık tarihli bono verdiğini, davalıların bu bonoyu geriye dönük tarih atmak suretiyle icra takibine koymaları üzerine davalılara 80.000,00 TL nakit para ve 10.000,00 TL'lık bono verilmek suretiyle icra takibinden feragatın sağlandığını ayrıca 6.500,00 TL civarındaki feragat harcının müvekkilleri tarafından ödendiğini, davalıların tefecilik yapmakta olup müvekkillerinden haksız olarak para tahsil ettiklerini ve bono aldıklarını belirterek 86.500,00 TL paranın yasal faiziyle birlikte istirdadına ve bedelsiz kalan 10.000,00 TL'lık bononun müvekkillerine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, borç para alımının davacılar ile müvekkili Hüseyin arasında gerçekleşmiş olup, diğer davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların borçlarına karşılık olarak anlaşma yoluyla senet verdiklerini, ödeme tarihinin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların senetteki imzaların kendilerine ait olmadığı yönünde bir itirazlarının bulunmadığı, açık senedi veren kişinin senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu kesin delil ile ispatlaması gerektiği, davacıların bu hususu kesin delille ispatlayamadıkları ve yemin teklifinde bulunmayacaklarını beyan ettikleri, davalı ... dışındaki davalıların dava konusu bonolarla ilgilerinin tespit edilemediği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, tefecilik yoluyla ve haksız olarak alındığı iddia edilen bono sebebiyle istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. Kırıkhan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/351 E. sayılı dosyasında yer alan ve işbu dosya kapsamına da sunulan bir kısım belgelerin incelenmesinde, davacıların her ikisinin de müştekiler içerisinde yer aldığı, davalıların tamamının sanık sıfatıyla yargılandıkları, ceza yargılamasının tefecilik, silahla tehdit ve resmi evrakta sahtecilik suçlarına ilişkin olup, davacı ile davalılar arasındaki ilişki bakımından 2009 yılında alınan imzalı boş kambiyo senetlerinin veriliş amacı dışında doldurularak sahtecilik yapıldığı ve aynı olay sebebiyle davalıların davacıları tehdit ettikleri hususlarının ceza yargılamasının konusunu oluşturduğu anlaşılmaktadır.

Ceza yargılamasındaki nitelendirmeye göre bu davada suçun vasıf ve mahiyeti itibariyle yapılan yargılama sonucu verilecek olan kararın eldeki davayı da etkileyeceği anlaşılmakla, ceza davasının sonucu beklenilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061838100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.