6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5599 E. 2012/11171 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sebepsiz zenginleşme e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, iddianın ispatına yönelik davacı defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerektiği, ancak davacının gerekli giderleri yatırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, alacağın tahsili için başlatılan takibe vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı davalı şirkete ortak olmak için para gönderdiğini iddia ederek ortak yapılmaması sebebiyle gönderdiği tutarın iadesini talep etmiş, davalı şirket davacının şirkete ortak olduğunu kanıtlayamamıştır. Kanıt yükü kendisinde olan davalı şirket davacının ortak olduğunu ispat edemediğine göre, bu amaçla gönderilen paranın iadesi gerekir. Kaldı ki mahkemece de dava sebepsiz zenginleşme davası olarak kabul edilmiş ve davalı şirket bu kararı temyiz etmemiştir. Bu itibarla mahkemece davacının talebinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre haklı olduğu kabul edilerek neticesine göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın açıklanan gerekçeyle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12284 E. 2016/209 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ilk itiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11455 E. 2011/11236 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/5599 E.  ,  2012/11171 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2011 tarih ve 2010/517-2011/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete kardeşi ile birlikte ortak olmak amacıyla 16/10/2009 tarihinde davalı şirket hesabına 2.500,00 TL havale ettiğini, daha sonra müvekkilinin davalı şirket ile görüşmesi sonucunda hisse bedelinin 20.000,00 TL olduğunu öğrendiğini ve ortak olmaktan vazgeçtiğini, şirket hesabına havale edilen bedelin iade edilmemesi üzerine 2.500,00 TL'nın tahsili için davalı şirket aleyhine başlatılan takibin borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu ileri sürerek, borçlunun haksız olan itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile kardeşinin müvekkili şirkete ortak olmak istediklerini, bu amaçla müvekkili şirket hesabına 2.500,00 TL ödeme yapıldığını, hisse değerinin 20.000,00 TL olduğunun ve ödenen paranın bu değere tamamlanması gerektiğinin davacıya bildirildiğini, davacının müvekkilinden bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, iddianın ispatına yönelik davacı defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerektiği, ancak davacının gerekli giderleri yatırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, alacağın tahsili için başlatılan takibe vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı davalı şirkete ortak olmak için para gönderdiğini iddia ederek ortak yapılmaması sebebiyle gönderdiği tutarın iadesini talep etmiş, davalı şirket davacının şirkete ortak olduğunu kanıtlayamamıştır. Kanıt yükü kendisinde olan davalı şirket davacının ortak olduğunu ispat edemediğine göre, bu amaçla gönderilen paranın iadesi gerekir. Kaldı ki mahkemece de dava sebepsiz zenginleşme davası olarak kabul edilmiş ve davalı şirket bu kararı temyiz etmemiştir. Bu itibarla mahkemece davacının talebinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre haklı olduğu kabul edilerek neticesine göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın açıklanan gerekçeyle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061824900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.