YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3677 E. 2012/10851 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 266↗ bilirkişi incelemesi↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, PCT/EP97/01800 sayılı, 1998/02056 sayılı patent başvurusunun üç defa inceleme sürecini geçirdiği, patent başvurusu PCT yoluyla da gelse, başvurunun TPE kayıtlarına girdiği andan sonraki işlemlerin Türk Hukukuna göre sürdürülmesinin zorunlu olduğu, uluslararası kuruluşun yaptırdığı ön inceleme raporunun 1. inceleme raporu olarak nazara alınması gerektiği, 551 sayılı KHK’ya göre; yeni, tekniğin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulanabilir olan buluşların patent verilerek korunabileceği, 551 sayılı KHK’nın 62. maddesine göre 1. inceleme raporu düzenlendiği ve başvurunun yenilik arzetmediğinin tespit edildiği, davacının başvuruda yaptığı değişiklikleri TPE’ye sunarak ikinci inceleme yapılmasını talep ettiği, 2. incelemenin İsveç Patent Ofisi nezdinde gerçekleştirildiği ve buluş olarak kabul edilemeyeceğinini belirlendiği, istem üzerine, İsveç Patent Ofisi tarafından düzenlenen 3. inceleme raporunda “1-5-9-12 ve 14-15 sayılı istemlerin yenilik niteliği taşımadığı, istemlerin hiçbirinin buluş basamağına sahip olmadığının” mütalâa edildiği, bu rapor ve incelemenin son inceleme olduğu, dolayısıyla TPE tarafından buna göre red kararı verildiği, ancak TPE tarafından başvurunun 3. incelemeye gittiği hâliyle ve son 3. inceleme raporu içeriğine göre başvurunun tekniğin bilinen durumunu aşıp aşmadığının araştırılması gerektiği, Avusturya Patent Ofisi tarafından düzenlenen inceleme raporuna göre davacıya ait patent başvurusunun artık değiştirilmesi olanağı bulunmayan 3. incelemeye gittiği hâliyle patentlenebilirlik kriterine sahip olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne TPE YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK.'un 286. ve HMK 282. maddesi uyarınca hâkim, bilirkişi raporu ve görüşü ile bağlı olmamakla beraber, HUMK.'un 275. ve HMK'nun 266 ncı maddesi gereği, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Somut olayda dava konusu uyuşmazlığın hâkimin hukuki bilgisi ile çözümü mümkün olmayıp özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra, bilirkişi raporunun yeterli olmadığı kanaatine varılması halinde uyuşmazlığın çözümü yönünde gerektiğinde yeni bir bilirkişi kurulundan görüş alınması gerekirken, mahkemece uyuşmazlık konusunda Türkiye'de bilirkişilik yapabilecek seviyede özel ve teknik bilgi sahibi uzman kişilerin bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve uluslararası adli istinabe kurallarına da uyulmaksızın davalı TPE aracılığıyla Avusturya Patent Ofisinden alınan görüş benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11764 E. 2010/12430 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaSomut olayda dava konusu uyuşmazlığın hâkimin hukuki bilgisi ile çözümü mümkün olmayıp özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırıldıktan sonra, bilirkişi raporunun yeterli olmadığı kanaatine varılması halinde uyuşmazlığın çözümü yönünde gerektiğinde yeni bir bilirkişi kurulundan görüş …
Benzer bu karardaDavacının söz konusu dilekçesinde belirttiği diğer görüşlerin üçüncü incelemeyi gerçekleştirilen Rusya Patent Ofisi’nce dikkate alındığı mahkemece de yaptırılan «bilirkişi incelemesinden» anlaşılmakla birlikte, Rusya Patent Ofisi’nin düzenlediği TR 04/273 sayılı üçüncü inceleme raporunda yukarıda numarası belirtilen Avrupa ve Amerika Birleşik Devlet …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · kesin hüküm
Benzer bu kararda… . maddeleri uyarınca çözümü özel veya teknik bir bilirkişiyi gerektiren hallerde bilirkişiden görüş alınması gerektiğinden, kararda açıklanan bu gerekçenin Yargıtay «denetimine elverişli» ve yeterli olduğu kabul edilemez.
Oysa, 551 Sayılı KHK’nin 61/11. fıkrası uyarınca başvuru hakkında «kesin» karar verilirken yapılacak değerlendirmede başvuru sahibinin görüşleri ve varsa başvurudaki değişikliklerin Enstitüce incelenmesi ve dava konusu başvurunun 551 Say …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3677 E. , 2012/10851 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/10/2010 tarih ve 2008/241-2010/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin araştırma ve geliştirme faaliyetlerine önem veren tüm dünyada kayıtlı patent sayısı 40.000'i aşan, insanların sağlığına ve yaşam kalitesine katkıda bulunmak amacıyla özellikle sağlık konusunda yenilikçi çözümler üretmeyi hedef alan dünyanın sayılı ilaç üreticisi firmalarından olduğunu, Türkiye'nin de 1996 yılından bu yana üye olduğu Patent İşbirliği Anlaşması'nın (PCT) hükümleri uyarınca patent başvurusunda bulunduğunu, PCT başvurusunda Türkiye'de dahil olmak üzere PCT'ye birçok ülke başvuru kapsamında gösterildiğini, müvekkilinin patent başvurularının kabul edildiğini ve EP 0 892 640 B1, JP3779732, US6025391 ve US6172107 numaralı patent belgelerinin verildiğini, Türkiye'de ise 10/04/1997 tarih ve 1998/02056 kod nosu ile TPE'ye başvuru yapıldığını, PCT madde 36 uyarınca WIPO tarafından yaptırılan 27/05/1998 tarihli Uluslararası Ön İnceleme raporunda patent başvurusunun yenilik vasfını haiz olmadığının belirtildiğini, İsveç Patent Ofisi nezdinde ikinci inceleme yapıldığını, 02/06/2001 tarihli ikinci inceleme raporunda da yenilik vasfı olmadığı, istemlerin buluş basamağı taşımadığı, istemlerin sanayiye uygulanabilir olmadığı yönünden görüş bildirildiğini, İsveç Patent Ofisi'nin 3.
inceleme raporunda dahi istemlerin yenilik niteliğini taşımadığının belirtildiğini, bunun üzerine TPE kararına itiraz ettiklerini, itirazlarının TPE YİDK'in 17/04/2008 tarihli kararı ile müvekkili talebinin 4. incelemeyi gerektireceği ve KHK'nın 62. maddesinde 4. inceleme talebinin yapılabileceğine ilişkin bir hükmün yer almadığı gerekçesiyle itirazlarının reddedildiğini ileri sürerek TPE YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, 551 sayılı KHK'nın 62. maddesi gereği 4. inceleme yapılamayacağını, verilen red kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, PCT/EP97/01800 sayılı, 1998/02056 sayılı patent başvurusunun üç defa inceleme sürecini geçirdiği, patent başvurusu PCT yoluyla da gelse, başvurunun TPE kayıtlarına girdiği andan sonraki işlemlerin Türk Hukukuna göre sürdürülmesinin zorunlu olduğu, uluslararası kuruluşun yaptırdığı ön inceleme raporunun 1. inceleme raporu olarak nazara alınması gerektiği, 551 sayılı KHK’ya göre; yeni, tekniğin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulanabilir olan buluşların patent verilerek korunabileceği, 551 sayılı KHK’nın 62. maddesine göre 1. inceleme raporu düzenlendiği ve başvurunun yenilik arzetmediğinin tespit edildiği, davacının başvuruda yaptığı değişiklikleri TPE’ye sunarak ikinci inceleme yapılmasını talep ettiği, 2.
incelemenin İsveç Patent Ofisi nezdinde gerçekleştirildiği ve buluş olarak kabul edilemeyeceğinini belirlendiği, istem üzerine, İsveç Patent Ofisi tarafından düzenlenen 3. inceleme raporunda “1-5-9-12 ve 14-15 sayılı istemlerin yenilik niteliği taşımadığı, istemlerin hiçbirinin buluş basamağına sahip olmadığının” mütalâa edildiği, bu rapor ve incelemenin son inceleme olduğu, dolayısıyla TPE tarafından buna göre red kararı verildiği, ancak TPE tarafından başvurunun 3. incelemeye gittiği hâliyle ve son 3. inceleme raporu içeriğine göre başvurunun tekniğin bilinen durumunu aşıp aşmadığının araştırılması gerektiği, Avusturya Patent Ofisi tarafından düzenlenen inceleme raporuna göre davacıya ait patent başvurusunun artık değiştirilmesi olanağı bulunmayan 3.
incelemeye gittiği hâliyle patentlenebilirlik kriterine sahip olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne TPE YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK.'un 286. ve HMK 282. maddesi uyarınca hâkim, bilirkişi raporu ve görüşü ile bağlı olmamakla beraber, HUMK.'un 275. ve HMK'nun 266 ncı maddesi gereği, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Somut olayda dava konusu uyuşmazlığın hâkimin hukuki bilgisi ile çözümü mümkün olmayıp özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra, bilirkişi raporunun yeterli olmadığı kanaatine varılması halinde uyuşmazlığın çözümü yönünde gerektiğinde yeni bir bilirkişi kurulundan görüş alınması gerekirken, mahkemece uyuşmazlık konusunda Türkiye'de bilirkişilik yapabilecek seviyede özel ve teknik bilgi sahibi uzman kişilerin bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve uluslararası adli istinabe kurallarına da uyulmaksızın davalı TPE aracılığıyla Avusturya Patent Ofisinden alınan görüş benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061744800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz