6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Denetime elverişlilik

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/11764 E. 2010/12430 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişlilik bilirkişi incelemesi kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 275

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce onanmıştır.

Davacı vekili, karar düzeltme talep etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

2- Ancak, davacı İsveç Patent Ofisi’nce yapılan ikinci inceleme raporuna karşı görüşünde “ilgili EP ve US patent başvuruları, şu anda dosyalananlardan daha geniş bir bileşik kapsamına sahip olan EP-B1-835 ve USP 6, 225, 284 patentleri olarak tescil edilmiştir” şeklindeki açıklamasıyla birlikte dava konusu başvurunun patentlenebilirlik kriterlerine sahip olduğunu ileri sürmüştür. Davacının söz konusu dilekçesinde belirttiği diğer görüşlerin üçüncü incelemeyi gerçekleştirilen Rusya Patent Ofisi’nce dikkate alındığı mahkemece de yaptırılan bilirkişi incelemesinden anlaşılmakla birlikte, Rusya Patent Ofisi’nin düzenlediği TR 04/273 sayılı üçüncü inceleme raporunda yukarıda numarası belirtilen Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nce tescil olunan patent belgelerinin koruma altına aldığı istemler ile dava konusu başvurudaki istemlerin aynı yada farklı olup olmadıkları hususunda bir değerlendirmede bulunmadığı gibi, bilirkişi raporunda da bu hususta bir açıklık bulunmamaktadır. Her ne kadar, mahkemenin karar gerekçesinde, davacının aynı buluşun patente bağlandığını bildirdiği ülkelerin patent belgelerindeki tarifname ve istemlerin iş bu başvurunun tarifname ve istemlerinden farklı olduğunun gözlendiği ifade edilmişse de, bu hususta alınmış bir bilirkişi raporu bulunmadığından HUMK’nun 275 vd. maddeleri uyarınca çözümü özel veya teknik bir bilirkişiyi gerektiren hallerde bilirkişiden görüş alınması gerektiğinden, kararda açıklanan bu gerekçenin Yargıtay denetimine elverişli ve yeterli olduğu kabul edilemez.

Öte yandan, iptali istenen 02.05.2005 tarih ve P-25 sayılı TPE YİDK kararında da inceleme raporundaki açıklamalar itibariyle dava konusu başvurunun buluş basamağına sahip olmadığına dair değerlendirmeye dayalı olarak başvurunun nihai olarak reddine karar verilmiştir.

Oysa, 551 Sayılı KHK’nin 61/11. fıkrası uyarınca başvuru hakkında kesin karar verilirken yapılacak değerlendirmede başvuru sahibinin görüşleri ve varsa başvurudaki değişikliklerin Enstitüce incelenmesi ve dava konusu başvurunun 551 Sayılı KHK’nin 7 ila 10. maddeleri uyarınca patentlenebilir olup olmadığına ilişkin inceleme ofislerinden gelen görüşler ve başvuran tarafça ileri sürülen karşı görüşler üzerinde değerlendirme yaparakgerektiğinde patent başvurusunun kabulü ya da reddi konusunda takdir hakkı TPE'ne ait bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, PCT yoluyla yapılan başvuruda belirtilen ülkeler arasında Türkiye’de bulunduğundan başvurunun ulusal aşamada davalı TPE’ne gelmesi nedeniyle, inceleme yapmakla yetkili davalı Enstitü'nün davacının başvurunun yabancı ülkelerdeki ve Avrupa Patent Ofisi’ndeki aşamalarda tescile bağlandığı yolundaki ikinci rapora karşı ileri sürdüğü iddialarını da değerlendirmesi gerekmektedir. Aynı şekilde, her ne kadar üçüncü inceleme raporunu düzenleyen ve başvurunun buluş basamağı bulunmadığı yolunda görüş bildiren Rusya Patent Ofisi’nce söz konusu başvurunun aynı ülkede patente bağlandığına ilişkin bir iddia başvuru aşamasında ileri sürülmemiş ise de, az önce de açıklandığı üzere davalı TPE’nin başvuru aşamasındaki karşı görüş itibariyle aynı başvurunun eş ya da eşdeğerinin PCT başvurusunda belirtilen diğer ülkelerde kabul edilip edilmediğini denetleme ve değerlendirme olanağı bulunduğu halde, sadece inceleme raporlarındaki sonuç ile yetinerek başvurunun reddine karar vermesi isabetli olmadığı halde, mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmamakla birlikte, kararın Dairemizce de onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüyle Dairemizin onama kararını kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3677 E. 2012/10851 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/11764 E.  ,  2010/12430 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.07.2008 gün ve 2006/86-2008/161 sayılı kararı onayan Daire’nin 15.07.2010 gün ve 2008/13028-2010/8456 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Birleşik Krallıkta yapılan başvuruların rüçhanını kullanarak “Somatostatin Peptitler” başlıklı buluş için Patent İşbirliği Anlaşması (PCT) hükümlerine göre 28.06.1996 tarihinde Türkiye’nin de dahil olduğu 83 ülkeyi kapsayan uluslararası patent başvurusunda bulunduğunu, PCT/EP96/02840 sayılı olup TR 1997/01718 T1 kod numarası verilen başvurunun, uluslararası kuruluş tarafından Avrupa Patent Ofisi’nden araştırma raporu alınması ve aynı ofis tarafından bir kez yenilik incelemesine tabi tutulmasından sonra PCT 2. faz olarak ulusal aşamaya geçtiğini, TPE’nin ön inceleme raporunu göndermesi üzerine müvekkilinin bir kısım istemleri iptal ve bir kısmını da yeniden numaralandırarak görüşlerini davalı kuruma bildirdiğini, ikinci incelemeyi yapan İsveç Patent Ofisi’nce düzenlenen raporda istemlerin yeni ve sanayiye uygulanabilir olmasına karşın buluş basamağı içermediğinin belirtildiğini, bu rapora karşı görüşlerin kuruma sunularak inceleme talep formu ekinde sunulan mevcut buluş formül II bileşiklerinin inceleme raporunda belirtilen WO-A-9500533, WO-A-9400489 ve EP-A-0029310 sayılı üç referansın öğretisi üzerinde yeni olduğu ve buluş basamağını aştığının ifade olunduğunu, ayrıca üçüncü incelemenin İsveç Patent Ofisi’nde yaptırılmasının istenilmesine rağmen Rusya Patent Ofisine yaptırıldığını, bu nedenle de başvuran ile inceleme ofisi arasındaki tebliğ ve görüş bildirme biçimindeki iletişimin kesildiğini, Rusya Patent Ofisi’ni müvekkilinin ikinci inceleme raporuna karşı olan görüşlerini dikkate almadığını, bu nedenle esasen 2.

inceleme raporu sayılması gerektiğini, Rusya Patent Ofisi’nce de başvurunun buluş basamağı taşımadığının bildirilmesi üzerine TPE Patent Dairesi Başkanlığı’nca başvurunun reddedildiğini ve itirazlarının nihai olarak 02.05.2005 tarih ve P-25 sayılı TPE YİDK kararıyla reddedildiğini, T.C. Anayasası’nın 90/son, 551 Sayılı KHK’nin 4 ve 71. maddeleri uyarınca davada uygulanması gereken Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC), Patent İşbirliği Anlaşması (PCT), Patent Kanunu Anlaşması (PLT) ve TRIPS hükümleri uyarınca patent başvurusu incelemesi sayısının üçle sınırlandırılmasının hukuka uygun olmadığını, dava konusu patent başvurusuna eş ve eşdeğer bir kısım başvuruların ABD; Rusya ve bazı yabancı ülkelerde patente bağlandığını, üçüncü inceleme raporuna karşı 551 Sayılı KHK’nin 62.

maddesi uyarınca müvekkilinin görüş bildirme ve başvuruda değişiklik yapma hakkının elinden alındığını, başvurunun patentlenebilirlik kriterlerine sahip buluş vasfında olduğunu ileri sürerek itirazlarının reddine dair TPE YİDK kararının iptaline ve başvurunun kabul edilerek yeniden incelenmesine karar verilmesini talep ve Dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce onanmıştır.

Davacı vekili, karar düzeltme talep etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

2- Ancak, davacı İsveç Patent Ofisi’nce yapılan ikinci inceleme raporuna karşı görüşünde “ilgili EP ve US patent başvuruları, şu anda dosyalananlardan daha geniş bir bileşik kapsamına sahip olan EP-B1-835 ve USP 6, 225, 284 patentleri olarak tescil edilmiştir” şeklindeki açıklamasıyla birlikte dava konusu başvurunun patentlenebilirlik kriterlerine sahip olduğunu ileri sürmüştür. Davacının söz konusu dilekçesinde belirttiği diğer görüşlerin üçüncü incelemeyi gerçekleştirilen Rusya Patent Ofisi’nce dikkate alındığı mahkemece de yaptırılan bilirkişi incelemesinden anlaşılmakla birlikte, Rusya Patent Ofisi’nin düzenlediği TR 04/273 sayılı üçüncü inceleme raporunda yukarıda numarası belirtilen Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nce tescil olunan patent belgelerinin koruma altına aldığı istemler ile dava konusu başvurudaki istemlerin aynı yada farklı olup olmadıkları hususunda bir değerlendirmede bulunmadığı gibi, bilirkişi raporunda da bu hususta bir açıklık bulunmamaktadır.

Her ne kadar, mahkemenin karar gerekçesinde, davacının aynı buluşun patente bağlandığını bildirdiği ülkelerin patent belgelerindeki tarifname ve istemlerin iş bu başvurunun tarifname ve istemlerinden farklı olduğunun gözlendiği ifade edilmişse de, bu hususta alınmış bir bilirkişi raporu bulunmadığından HUMK’nun 275 vd. maddeleri uyarınca çözümü özel veya teknik bir bilirkişiyi gerektiren hallerde bilirkişiden görüş alınması gerektiğinden, kararda açıklanan bu gerekçenin Yargıtay denetimine elverişli ve yeterli olduğu kabul edilemez.

Öte yandan, iptali istenen 02.05.2005 tarih ve P-25 sayılı TPE YİDK kararında da inceleme raporundaki açıklamalar itibariyle dava konusu başvurunun buluş basamağına sahip olmadığına dair değerlendirmeye dayalı olarak başvurunun nihai olarak reddine karar verilmiştir.

Oysa, 551 Sayılı KHK’nin 61/11. fıkrası uyarınca başvuru hakkında kesin karar verilirken yapılacak değerlendirmede başvuru sahibinin görüşleri ve varsa başvurudaki değişikliklerin Enstitüce incelenmesi ve dava konusu başvurunun 551 Sayılı KHK’nin 7 ila 10. maddeleri uyarınca patentlenebilir olup olmadığına ilişkin inceleme ofislerinden gelen görüşler ve başvuran tarafça ileri sürülen karşı görüşler üzerinde değerlendirme yaparakgerektiğinde patent başvurusunun kabulü ya da reddi konusunda takdir hakkı TPE'ne ait bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, PCT yoluyla yapılan başvuruda belirtilen ülkeler arasında Türkiye’de bulunduğundan başvurunun ulusal aşamada davalı TPE’ne gelmesi nedeniyle, inceleme yapmakla yetkili davalı Enstitü'nün davacının başvurunun yabancı ülkelerdeki ve Avrupa Patent Ofisi’ndeki aşamalarda tescile bağlandığı yolundaki ikinci rapora karşı ileri sürdüğü iddialarını da değerlendirmesi gerekmektedir.

Aynı şekilde, her ne kadar üçüncü inceleme raporunu düzenleyen ve başvurunun buluş basamağı bulunmadığı yolunda görüş bildiren Rusya Patent Ofisi’nce söz konusu başvurunun aynı ülkede patente bağlandığına ilişkin bir iddia başvuru aşamasında ileri sürülmemiş ise de, az önce de açıklandığı üzere davalı TPE’nin başvuru aşamasındaki karşı görüş itibariyle aynı başvurunun eş ya da eşdeğerinin PCT başvurusunda belirtilen diğer ülkelerde kabul edilip edilmediğini denetleme ve değerlendirme olanağı bulunduğu halde, sadece inceleme raporlarındaki sonuç ile yetinerek başvurunun reddine karar vermesi isabetli olmadığı halde, mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmamakla birlikte, kararın Dairemizce de onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüyle Dairemizin onama kararını kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme isteğinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüyle Dairemizin 15.07.2010 tarih 13028/8456 sayılı onama kararının kaldırılarak kararın bu bentte açıklanan gerekçe itibariyle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 03.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046437200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.