Ambar tesellüm fişi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4755 E. 2012/10453 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambar tesellüm fişi↗ atıfet mehli↗ taşıma senedi↗ kâr kaybı↗ temerrüt faizi↗ yasal faiz↗ temerrüt↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 20.12.2004 tarihinde bir koli halinde 252 adet Zig deriyi İstanbul Zeytinburnu’ndaki şubesine gönderilmek üzere davalı kargo firmasına teslim ettiğinin anlaşıldığı, davalının örnek olarak delil listesine eklediği taraflarla ilgisi olmayan taşıma işinde düzenlenen bir ambar tesellüm fişinin arkasında Taşıma Genel Şartlarının 9. maddesinde değeri beyan edilmemiş kargoların kaybı halinde ödenecek bedelin taşıma faturasındaki bedelden ibaret olacağının yazılı olduğu görülmüşse de ibraz edilen taşıma faturasında dava konusu malların bedeli konusunda herhangi bir tutar gösterilmediği, davalının kargoyu davacının talimatı ile ... adlı şahsa teslim ettiği iddiasını kanıtlayabilecek kabul edilebilir herhangi bir delile sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.800 USD 'nın fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava taşıma akdinden kaynaklanmakta olup kaybolan mallar ise deri emtiasıdır. Taraflar arasındaki sözleşmede, derilerin bedelinin yabancı para üzerinden ödeneceğinin kabul edildiği de iddia ve ispat edilmiş değildir. Keza, taşıma senedine, derilerin bedelinin yabancı para olduğuna dair bir kayıt da düşülmemiştir. Bu durumda, mahkemece, davacıdan derilerin bedelinin hangi sebeple yabancı para üzerinden talep edildiği sorulup akdi veya yasal gerekçesi kanıtlanamadığı takdirde, derilerin bedelinin TTK’nun 785. maddesi uyarınca Türk Lirası üzerinden belirlenmesi ve buna göre hüküm kurulması gerekirken, bu hususta herhangi bir gerekçeye yer verilmeden 3.800 USD’nın fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Öte yandan mahkemece, yabancı para üzerinden hüküm kurulduğuna göre 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken yasal faiz nispetinde temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de, kabule göre davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Davacı yönünden temyiz incelemesine gelince, uyuşmazlığın niteliğine göre , eşyanın varması gereken tarihten itibaren temerrüt faizi isteme hakkına haiz bulunan davacı taraf, bu tarihten daha sonraki bir tarih olan atıfet mehli tarihine göre temerrüt faizi talebinde bulunduğundan mahkemece, bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, başlangıç tarihi gösterilmeden yasal faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15314 E. 2012/6830 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… kişi raporuna göre, davacının 20.12.2004 tarihinde bir koli halinde 252 adet Zig deriyi İstanbul Zeytinburnu’ndaki şubesine gönderilmek üzere davalı kargo firmasına «teslim» ettiğinin anlaşıldığı, davalının örnek olarak delil listesine eklediği taraflarla ilgisi olmayan taşıma işinde düzenlenen bir «ambar tesellüm fişinin» arkasında Taşıma Genel Şartlarının 9. maddesinde değeri beyan edilmemiş kargoların «kaybı» halinde ödenecek bedelin taşıma faturasındaki bedelden ibaret olacağının yazılı olduğu görülmüşse de «ibraz» edilen taşıma faturasında dava konusu malların bedeli konusunda herhangi bir tutar gösterilmediği, davalının kargoyu davacının talimatı ile ... adlı şahsa teslim ettiği iddiasını kanıtlayabilecek kabul edilebilir herhangi bir delile sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.800 USD 'nın fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ri ve bilgisi olmaksızın kendi ve şirketi sorumluluğunda temin ettiği araca davacıya ait derileri yüklettiği, davalıların dava konusu derinin tam ve eksiksiz olarak «teslim» edilmemesinden sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 70.110,00 TL nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan mü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üst taşıyıcı · alt taşıyıcı · taşıyıcının sorumluluğu · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı
Benzer bu karardaBu durumda; mahkemece, davacıya karşı taşımayı üstlenen «taşıyıcının» davalılardan hangisi olduğu belirlenerek, «alt taşıyıcının» eyleminden dolayı belirlenecek «üst taşıyıcının sorumluluğu» cihetine gidilmek gerekirken bu belirleme yapılmadan her iki davalının da sorumluluğuna gidilerek yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1) Dava taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan zararın tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere «alt taşıyıcı» olan dava dışı kişinin davalı tarafla yaptığı «taşıma sözleşmesi» sonrasında davacıya ait derileri kaybettiği çekişmesizdir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2688 E. 2013/4747 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu karardaDerilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlık «dahil»)” malları yönünden kısmen iptaline, bu mallar yönünden davalı şirket adına tecilli markanın hükümsüzlüğüne dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7096 E. 2012/13686 K.
Ortak:atıfet mehli
İncelediğiniz kararda4- Davacı yönünden temyiz incelemesine gelince, uyuşmazlığın niteliğine göre , eşyanın varması gereken tarihten itibaren «temerrüt faizi» isteme hakkına haiz bulunan davacı taraf, bu tarihten daha sonraki bir tarih olan «atıfet mehli» tarihine göre temerrüt faizi talebinde bulunduğundan mahkemece, bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, başlangıç tarihi gösterilmeden «yasal faiz» oranında temerrüt faizine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… verilerek davacının hesabından paranın çekilme tarihi olan 11/10/2005 tarihinden itibaren faize hükmedilmişse de, davacı vekilinin davalı bankaya 26/12/2005 tarihli «ihtarname» göndererek 7 gün içinde alacağın ödenmesini istediği, bu «ihtarın» 28/12/2005 tarihinde davalıya tebliğ edildiği anlaşılmakla «atıfet mehlinin» sona erdiği 05/01/2006 tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekirken 11/10/2005 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ya …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · mevduat hesabı · reeskont faizi · ihtar · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; olayın oluş şekli itibarıyla davalı bankanın «objektif özen yükümlülüğünü» yerine getirmemesinden kaynaklanan basit bir kusurundan dahi tümüyle sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 47.202,31 USD alacağın davacının hesabından paranın çekilme tarihi olan 11/10/2005 tarihinden itibaren yürütülecek USD cinsinden kamu bankalarına açılan ve 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödenen değişen oranlarda ticari «reeskont faizi» ile birlikte aynen veya fiili ödeme tarihindeki TCMB nin USD döviz kuruna uyguladığı efektif alış kuru üzerinden hesaplanan Türk Lirası karşılığının davalıdan alın …
… verilerek davacının hesabından paranın çekilme tarihi olan 11/10/2005 tarihinden itibaren faize hükmedilmişse de, davacı vekilinin davalı bankaya 26/12/2005 tarihli «ihtarname» göndererek 7 gün içinde alacağın ödenmesini istediği, bu «ihtarın» 28/12/2005 tarihinde davalıya tebliğ edildiği anlaşılmakla «atıfet mehlinin» sona erdiği 05/01/2006 tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekirken 11/10/2005 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ya …
1 benzer karar daha
-
TPE YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5584 E. 2012/13509 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu karardaDerilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlık «dahil»)” malları yönünden kısmen iptaline, bu mallar yönünden davalı şirket adına tecilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Şti. adına 'NU' markasının 01.02.2001 tarihinden itibaren 25 ve 35. sınıflarda tescilli olduğu, davacı adına da 01.02.2001 tarihi ve sonrasında 'NU' ibareli markalarının 25 ve 35. sınıflarda «dahil» olmak üzere diğer bazı sınıflarda tescilli olduğu, davacının markalarının mal sınıfları içerisinde 18. sınıftaki malların olmadığı gibi davalı şirketin de önceki tescilli markasında 18. sınıftaki malların bulunmadığı anlaşılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4755 E. , 2012/10453 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2010 tarih ve 2005/644-2010/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin ürettiği malın nakliye işini yüklenen davalının, davacı şirketin İstanbul Şubesine gönderilen bir koli halindeki 252 adet bronz Zig deriyi gönderici adresi yerine ... adında tanınmayan bir şahsa teslim etmek suretiyle davacıyı zarara uğrattığını ileri sürerek, kaybolan malların bedeli 3.800 USD 'nın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gönderilen malların ... adlı şahsa davacı şirketin telefonla onay ve teyidi alındıktan sonra teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından 20 TL’ na taşınan malın değerinin dolarla belirlenmesinin kabul edilemeyeceğini, kaldı ki, kargoda kaybolan malların tazmin bedelinin taşıma sözleşmesinin altıncı maddesine göre taşıma ücreti kadar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 20.12.2004 tarihinde bir koli halinde 252 adet Zig deriyi İstanbul Zeytinburnu’ndaki şubesine gönderilmek üzere davalı kargo firmasına teslim ettiğinin anlaşıldığı, davalının örnek olarak delil listesine eklediği taraflarla ilgisi olmayan taşıma işinde düzenlenen bir ambar tesellüm fişinin arkasında Taşıma Genel Şartlarının 9. maddesinde değeri beyan edilmemiş kargoların kaybı halinde ödenecek bedelin taşıma faturasındaki bedelden ibaret olacağının yazılı olduğu görülmüşse de ibraz edilen taşıma faturasında dava konusu malların bedeli konusunda herhangi bir tutar gösterilmediği, davalının kargoyu davacının talimatı ile ...
adlı şahsa teslim ettiği iddiasını kanıtlayabilecek kabul edilebilir herhangi bir delile sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.800 USD 'nın fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava taşıma akdinden kaynaklanmakta olup kaybolan mallar ise deri emtiasıdır. Taraflar arasındaki sözleşmede, derilerin bedelinin yabancı para üzerinden ödeneceğinin kabul edildiği de iddia ve ispat edilmiş değildir. Keza, taşıma senedine, derilerin bedelinin yabancı para olduğuna dair bir kayıt da düşülmemiştir. Bu durumda, mahkemece, davacıdan derilerin bedelinin hangi sebeple yabancı para üzerinden talep edildiği sorulup akdi veya yasal gerekçesi kanıtlanamadığı takdirde, derilerin bedelinin TTK’nun 785. maddesi uyarınca Türk Lirası üzerinden belirlenmesi ve buna göre hüküm kurulması gerekirken, bu hususta herhangi bir gerekçeye yer verilmeden 3.800 USD’nın fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Öte yandan mahkemece, yabancı para üzerinden hüküm kurulduğuna göre 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken yasal faiz nispetinde temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de, kabule göre davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Davacı yönünden temyiz incelemesine gelince, uyuşmazlığın niteliğine göre , eşyanın varması gereken tarihten itibaren temerrüt faizi isteme hakkına haiz bulunan davacı taraf, bu tarihten daha sonraki bir tarih olan atıfet mehli tarihine göre temerrüt faizi talebinde bulunduğundan mahkemece, bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, başlangıç tarihi gösterilmeden yasal faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçenler yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı ve katılma yolu ile davacıya iadesine, 13/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061639400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz