Borçlu olmadığının tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1168 E. 2024/4521 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
illetten mücerretlik↗ talil↗ mücerretlik↗ kıymetli evrak↗ ciranta↗ lehtar↗ ciro↗ ispat yükü↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ temlik↗ vade↗ ticari defter↗ esastan ret↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/716 E., 2018/935 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, 19.03.2009 vade tarihli 33.600,00 TL, 19.05.2009 vade tarihli 40.400,00 TL ve 19.07.2009 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli senetlerin iptal edilerek yerine yeni senet verildiğini, verilen son senet bedelinin ödendiğini, iptal edilen senetlerin lehtar ... tarafından dava dışı ...'a ciro edildiğini, hakkında takip başlatıldığını, takip alacağının davalıya temlik edildiğini, takibe konu senetler nedeniyle borcu bulunmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin temlik alacaklısı olarak iyi niyetli üçüncü hamil konumunda olduğunu, davacıların ... ile ilişkisine dayalı kıymetli evrakın doğumu ile ilgili beyanlarını müvekkilini bağlamadığını, mücerret kıymetli evrakın doğumun sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, davanın müvekkiline karşı yöneltilmesinde hukuka ve usule aykırı olduğu, keşidecesinin lehtara karşı ileri sürebileceği şahsi defileri senedi ciro yoluyla devir alan diğer hamilere ileri süremeyeceğini, senette hamil olarak yer alan ...' ın iyi niyetli üçüncü hamil olduğunu, davacılarının beyanları soyut olup ispata muhtaç olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İcra takibinin senetlerde ciranta olan ... tarafından başlatıldığı ve davalı tarafa temlik edildiği, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu ve talil şartlarının bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 687 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında ispat yükünün davacı tarafta olduğu, dosya kapsamı ile takip alacaklısı tarafın kötü niyetli olduğu hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... ve ...'in dava konusu bonolarla ilgili ticari defterlerinde alacak kayıtlarının bulunmadığını ve bu şahıslarla aralarında ticari ilişki bulunmadığını bu şahısların önceden bedelleri ödenen senetleri kötü niyetle takibe koyduklarını, dosyaya ibraz ettikleri fotoğraf ve mesaj kayıtlarının mahkemece dikkate alınmadığını, ... ve ...'in evlerinin karşılıklı olup başından beri kötü niyetle hareket ettiklerini belirtilen hususlarda araştırma yapılmayarak verilen red kararının yerinde olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibe konu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12631 E. 2010/12716 K.
Ortak:bono
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, takibe konu «bonolar» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle «bonolarda» uygulanan «zamanaşımı» sürelerinin geçtiği, bu nedenle alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temel ilişki · zamanaşımı
Benzer bu kararda… ı davasını bonolara dayandırmayıp, temel ilişkiye dayandırmış olmasına göre davacının iddiası, davalıların savunması ve tarafların dayandıkları delillerin dayanılan «temel ilişki» göz önüne alınarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının dayandığı temel ilişki üzerinde durulmadan yazılı şekilde bonoların «zamanaşımına» uğradığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle «bonolarda» uygulanan «zamanaşımı» sürelerinin geçtiği, bu nedenle alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalı şahıslara yaptığı satım nedeniyle düzenlenen bonoların karşılığının ödenmediğini, bonoların «zamanaşımına» uğramış olduğunu da belirterek aralarındaki temel ilişkiye dayalı olarak davalılardan alacak isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2547 E. 2021/1140 K.
Ortak:illetten mücerretlik · mücerretlik · lehtar · hamil · bono · menfi tespit · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin «temlik» alacaklısı olarak iyi niyetli üçüncü «hamil» konumunda olduğunu, davacıların ... ile ilişkisine dayalı «kıymetli evrakın» doğumu ile ilgili beyanlarını müvekkilini bağlamadığını, «mücerret» kıymetli evrakın doğumun sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, davanın müvekkiline karşı yöneltilmesinde hukuka ve usule aykırı olduğu, «keşidecesinin» «lehtara» karşı ileri sürebileceği şahsi defileri senedi «ciro» yoluyla devir alan diğer hamilere ileri süremeyeceğini, senette hamil olarak yer alan ...' ın iyi niyetli üçüncü hamil olduğunu, davacılarının beyanları soyut olup …
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, 19.03.2009 «vade» tarihli 33.600,00 TL, 19.05.2009 vade tarihli 40.400,00 TL ve 19.07.2009 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli senetlerin iptal edilerek yerine yeni senet verildiğini, verilen «son» senet bedelinin ödendiğini, iptal edilen senetlerin «lehtar» ... tarafından dava dışı ...'a «ciro» edildiğini, hakkında takip başlatıldığını, takip alacağının davalıya «temlik» edildiğini, takibe konu senetler nedeniyle borcu bulunmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İcra takibinin senetlerde «ciranta» olan ... tarafından başlatıldığı ve davalı tarafa «temlik» edildiği, kambiyo senetlerinin «illetten mücerret» olduğu ve «talil» şartlarının bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 687 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında «ispat yükünün» davacı tarafta olduğu, dosya kapsamı ile takip alacaklısı tarafın kötü niyetli olduğu hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… olan alacakların tahsili için düzenlendiğini savundukları, dava dışı ... hakkındaki ceza yargılamasındaki davalı beyanlarından ise dava konusu bonoların davalıların «hisse devri» karşılığı tanzim edildiğinin anlaşıldığı, «bonolar» nedeniyle davacının borçlu olmadığı, davalıların bu durumu bilerek hareket ettikleri, davalı ... ’nin bonoların «son hamili» ve «lehtar» davalı ...’in damadı olduğu, «isticvap» ve ceza yargılamasındaki çelişkili beyanları ile akrabalık ilişkisi nedeniyle davalının «iyiniyet» iddiasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takiplere dayanak bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takip sırasında ödenen bedelin davalı ... ’den «istirdadına», tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalıların «menfi tespit» davasının görüldüğü hukuk yargılamasındaki beyanları ve davacı şirketin eski yöneticisi ...’ın ceza yargılaması sırasında «tanık beyanlarının» farklılık oluşturduğu gibi her ne kadar kambiyo senetleri «illetten mücerret» olsa da ceza yargılamasındaki beyanlar ve bu davada sunulmuş «protokol» neticesinde senedin veriliş «sebebinin» irdelenmesi gerektiği, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalılar …
2-Davalı ...’in, davaya konu «bonolarda» herhangi bir sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın bu davalı yönünden «pasif husumet yokluğundan» dolayı reddi gerekirken, bu davalı yönünden de davanın kabulü doğru görülmemiştir .
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:son hamil · isticvap · tanık beyanı · iyiniyet · pasif husumet yokluğu · hisse devri · pasif husumet · husumet yokluğu
Benzer bu kararda… olan alacakların tahsili için düzenlendiğini savundukları, dava dışı ... hakkındaki ceza yargılamasındaki davalı beyanlarından ise dava konusu bonoların davalıların «hisse devri» karşılığı tanzim edildiğinin anlaşıldığı, «bonolar» nedeniyle davacının borçlu olmadığı, davalıların bu durumu bilerek hareket ettikleri, davalı ... ’nin bonoların «son hamili» ve «lehtar» davalı ...’in damadı olduğu, «isticvap» ve ceza yargılamasındaki çelişkili beyanları ile akrabalık ilişkisi nedeniyle davalının «iyiniyet» iddiasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takiplere dayanak bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takip sırasında ödenen bedelin davalı ... ’den «istirdadına», tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
2-Davalı ...’in, davaya konu «bonolarda» herhangi bir sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın bu davalı yönünden «pasif husumet yokluğundan» dolayı reddi gerekirken, bu davalı yönünden de davanın kabulü doğru görülmemiştir .
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalıların «menfi tespit» davasının görüldüğü hukuk yargılamasındaki beyanları ve davacı şirketin eski yöneticisi ...’ın ceza yargılaması sırasında «tanık beyanlarının» farklılık oluşturduğu gibi her ne kadar kambiyo senetleri «illetten mücerret» olsa da ceza yargılamasındaki beyanlar ve bu davada sunulmuş «protokol» neticesinde senedin veriliş «sebebinin» irdelenmesi gerektiği, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalılar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1168 E. , 2024/4521 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1103 Esas, 2022/1975 Karar
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/716 E., 2018/935 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, 19.03.2009 vade tarihli 33.600,00 TL, 19.05.2009 vade tarihli 40.400,00 TL ve 19.07.2009 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli senetlerin iptal edilerek yerine yeni senet verildiğini, verilen son senet bedelinin ödendiğini, iptal edilen senetlerin lehtar ... tarafından dava dışı ...'a ciro edildiğini, hakkında takip başlatıldığını, takip alacağının davalıya temlik edildiğini, takibe konu senetler nedeniyle borcu bulunmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin temlik alacaklısı olarak iyi niyetli üçüncü hamil konumunda olduğunu, davacıların ... ile ilişkisine dayalı kıymetli evrakın doğumu ile ilgili beyanlarını müvekkilini bağlamadığını, mücerret kıymetli evrakın doğumun sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, davanın müvekkiline karşı yöneltilmesinde hukuka ve usule aykırı olduğu, keşidecesinin lehtara karşı ileri sürebileceği şahsi defileri senedi ciro yoluyla devir alan diğer hamilere ileri süremeyeceğini, senette hamil olarak yer alan ...' ın iyi niyetli üçüncü hamil olduğunu, davacılarının beyanları soyut olup ispata muhtaç olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İcra takibinin senetlerde ciranta olan ... tarafından başlatıldığı ve davalı tarafa temlik edildiği, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu ve talil şartlarının bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 687 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında ispat yükünün davacı tarafta olduğu, dosya kapsamı ile takip alacaklısı tarafın kötü niyetli olduğu hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... ve ...'in dava konusu bonolarla ilgili ticari defterlerinde alacak kayıtlarının bulunmadığını ve bu şahıslarla aralarında ticari ilişki bulunmadığını bu şahısların önceden bedelleri ödenen senetleri kötü niyetle takibe koyduklarını, dosyaya ibraz ettikleri fotoğraf ve mesaj kayıtlarının mahkemece dikkate alınmadığını, ... ve ...'in evlerinin karşılıklı olup başından beri kötü niyetle hareket ettiklerini belirtilen hususlarda araştırma yapılmayarak verilen red kararının yerinde olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibe konu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061277200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz