6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Borçlu olmadığının tespiti | Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1168 E. 2024/4521 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
illetten mücerretlik talil mücerretlik kıymetli evrak ciranta lehtar ciro ispat yükü hamil keşideci bono temlik vade ticari defter esastan ret menfi tespit yükleten (shipper) ibraz istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 687

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2015/716 E., 2018/935 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde, 19.03.2009 vade tarihli 33.600,00 TL, 19.05.2009 vade tarihli 40.400,00 TL ve 19.07.2009 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli senetlerin iptal edilerek yerine yeni senet verildiğini, verilen son senet bedelinin ödendiğini, iptal edilen senetlerin lehtar ... tarafından dava dışı ...'a ciro edildiğini, hakkında takip başlatıldığını, takip alacağının davalıya temlik edildiğini, takibe konu senetler nedeniyle borcu bulunmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin temlik alacaklısı olarak iyi niyetli üçüncü hamil konumunda olduğunu, davacıların ... ile ilişkisine dayalı kıymetli evrakın doğumu ile ilgili beyanlarını müvekkilini bağlamadığını, mücerret kıymetli evrakın doğumun sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, davanın müvekkiline karşı yöneltilmesinde hukuka ve usule aykırı olduğu, keşidecesinin lehtara karşı ileri sürebileceği şahsi defileri senedi ciro yoluyla devir alan diğer hamilere ileri süremeyeceğini, senette hamil olarak yer alan ...' ın iyi niyetli üçüncü hamil olduğunu, davacılarının beyanları soyut olup ispata muhtaç olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İcra takibinin senetlerde ciranta olan ... tarafından başlatıldığı ve davalı tarafa temlik edildiği, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu ve talil şartlarının bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 687 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında ispat yükünün davacı tarafta olduğu, dosya kapsamı ile takip alacaklısı tarafın kötü niyetli olduğu hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... ve ...'in dava konusu bonolarla ilgili ticari defterlerinde alacak kayıtlarının bulunmadığını ve bu şahıslarla aralarında ticari ilişki bulunmadığını bu şahısların önceden bedelleri ödenen senetleri kötü niyetle takibe koyduklarını, dosyaya ibraz ettikleri fotoğraf ve mesaj kayıtlarının mahkemece dikkate alınmadığını, ... ve ...'in evlerinin karşılıklı olup başından beri kötü niyetle hareket ettiklerini belirtilen hususlarda araştırma yapılmayarak verilen red kararının yerinde olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, takibe konu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12631 E. 2010/12716 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2547 E. 2021/1140 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1168 E.  ,  2024/4521 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1103 Esas, 2022/1975 Karar

HÜKÜM

Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2015/716 E., 2018/935 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde, 19.03.2009 vade tarihli 33.600,00 TL, 19.05.2009 vade tarihli 40.400,00 TL ve 19.07.2009 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli senetlerin iptal edilerek yerine yeni senet verildiğini, verilen son senet bedelinin ödendiğini, iptal edilen senetlerin lehtar ... tarafından dava dışı ...'a ciro edildiğini, hakkında takip başlatıldığını, takip alacağının davalıya temlik edildiğini, takibe konu senetler nedeniyle borcu bulunmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin temlik alacaklısı olarak iyi niyetli üçüncü hamil konumunda olduğunu, davacıların ... ile ilişkisine dayalı kıymetli evrakın doğumu ile ilgili beyanlarını müvekkilini bağlamadığını, mücerret kıymetli evrakın doğumun sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, davanın müvekkiline karşı yöneltilmesinde hukuka ve usule aykırı olduğu, keşidecesinin lehtara karşı ileri sürebileceği şahsi defileri senedi ciro yoluyla devir alan diğer hamilere ileri süremeyeceğini, senette hamil olarak yer alan ...' ın iyi niyetli üçüncü hamil olduğunu, davacılarının beyanları soyut olup ispata muhtaç olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İcra takibinin senetlerde ciranta olan ... tarafından başlatıldığı ve davalı tarafa temlik edildiği, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu ve talil şartlarının bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 687 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında ispat yükünün davacı tarafta olduğu, dosya kapsamı ile takip alacaklısı tarafın kötü niyetli olduğu hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... ve ...'in dava konusu bonolarla ilgili ticari defterlerinde alacak kayıtlarının bulunmadığını ve bu şahıslarla aralarında ticari ilişki bulunmadığını bu şahısların önceden bedelleri ödenen senetleri kötü niyetle takibe koyduklarını, dosyaya ibraz ettikleri fotoğraf ve mesaj kayıtlarının mahkemece dikkate alınmadığını, ... ve ...'in evlerinin karşılıklı olup başından beri kötü niyetle hareket ettiklerini belirtilen hususlarda araştırma yapılmayarak verilen red kararının yerinde olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, takibe konu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061277200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.