6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kar kaybı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8742 E. 2012/10560 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar kaybı kâr kaybı maddi ve manevi tazminat dosya masrafı maddi tazminat ilan haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 56TTK 61

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının emsalinden aldığı ruhsata uygun bir biçimde davranmayarak, ruhsata aykırı ilaç üretip piyasaya sürdüğü, bu nedenle bu konudaki Yönetmeliğe aykırı davrandığı, bu aykırı davranmanın TTK’nun 56 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, bu haksız rekabet nedeniyle davacının 709.896,00 TL zarara uğradığı, davalının bu davranışının Türkiye ve dünya piyasasında belli bir ismi olan davacının itibarına da gölge düşürdüğü, bu suretle manevi tazminatın yasal şartlarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının haksız rekabette bulunduğunun tespitine, 250.000,00 TL maddi tazminatın ve takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın faizleriyle birlikte davalıdan alınmasına, TTK’nun 61.maddesi uyarınca masrafı davalıdan alınmak suretiyle kararın kesinleşmesinden sonra hüküm fıkrasının ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Davacı, davalı tarafın haksız rekabeti olmasaydı davalı tarafın sattığı davaya konu ilacın yerine kendi ürünü olan ilacın satılacağını ileri sürerek, kendi ürün fiyatına göre elde edeceği karın tahsilini talep etmiştir.Mahkemece, davalının sattığı ürün miktarı kadar davacının satışlarının azaldığının kabulü ile davacının sattığı ürünün fiyatı üzerinden yapılan hesaplama sonucu bulunan 709.896,00 TL net karın davacının haksız rekabet nedeniyle uğradığı zarar olduğu belirtilerek taleple bağlı kalınması sonucu 250.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.Davacının maddi tazminat istemini davalının yaptığı satış nedeniyle uğradığı kar kaybına dayandırması ilke olarak yerinde ise de bu isteme göre hesaplama yapılması Türkiye çapında tarafların dışında aynı tür ürünü satan başka bir firmanın bulunmaması koşuluna bağlıdır.Haksız rekabet tarihi itibariyle tarafların dışında aynı tür ürünü satan başka firma ya da firmaların da bulunması halinde davalının eyleminin davacının pazar payını tamamen kapattığı kabul edilemeyeceğinden bu husus üzerinde durularak davacının davalının eylemi nedeniyle uğradığı maddi zararın tespiti gerektiği gibi tarafların dışında davaya konu ürün ile aynı cins ürünü satan başka bir firmanın olmadığı tespit edilse dahi bir başka anlatımla, davaya konu ürünü sadece tarafların üretip sattığının kabulü halinde bu durumda da davacı ürününün fiyatı ile davalı ürününün fiyatının satış miktarlarına etkisi göz önüne alınarak hesaplama yapılması gerekirken bu husus üzerinde de durulmadan davalının eylemi olmasaydı davalının sattığı ürün miktarının tamamının davacı tarafından satılacağının kabulü ile davacının ürün fiyatına göre yapılan hesaplama uyarınca karar verilmesi doğru olmamıştır.O halde mahkemece, haksız rekabet tarihi itibariyle taraflar dışında aynı ürünü satan başka firmaların olup olmadığı ile davacı ve davalı ürünlerinin satım fiyatlarının satış miktarına etkisi hususlarının aralarında tarım ilaçları üretimi ve satımı işiyle uğraşan sektörden bir uzmanın da katılımıyla oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak rapor sonucuna göre davalının eylemi nedeniyle davacının uğradığı zararın tespit edilmesi, bu hususlar üzerinde durularak yapılacak inceleme sonucu davacının uğradığı zararın tespiti mümkün olmazsa bu durumda da Borçlar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca uygun bir tazminatın belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmadan yapılan hesaplama sonucuna göre bulunan maddi tazminat miktarının esas alınması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İlaç üretiminin ve ticari bulundurulmasının meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13005 E. 2011/16638 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5604 E. 2017/451 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Patent hakkına tecavüzün men'i | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1034 E. 2017/1581 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/8742 E.  ,  2012/10560 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/03/2010 tarih ve 2007/716-2010/82 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/06/2012 günü hazır bulunandavacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkili adına tescilli “Dropp Ultra” isimli ilacı emsal göstererek ruhsat aldığı “Baystar SC” isimli ilacın emsal olarak alınan müvekkiline ait ilaçla fiziksel ve kimyasal özelliklerinin uyuşmadığını, davalıya ait ilacın formulasyonunda bitkisel yağ kullanılması gerekirken yaklaşık % 72 oranında su kullanıldığının belirlendiğini, Bakanlık tarafından davalıya ait ilacın satışının durdurulmasına karar verildiğini, davalının sözkonusu eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız rekabetin tespitine, 250.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın ıskonto faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkiline ait “Baystar” isimli ilacın davacıya ait olup, emsal gösterilerek ruhsat alınan ilaç ile aynı aktif madde, etki ve formülasyona sahip olduğunu, müvekkilinin haksız rekabet oluşturacak bir eyleminin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının emsalinden aldığı ruhsata uygun bir biçimde davranmayarak, ruhsata aykırı ilaç üretip piyasaya sürdüğü, bu nedenle bu konudaki Yönetmeliğe aykırı davrandığı, bu aykırı davranmanın TTK’nun 56 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, bu haksız rekabet nedeniyle davacının 709.896,00 TL zarara uğradığı, davalının bu davranışının Türkiye ve dünya piyasasında belli bir ismi olan davacının itibarına da gölge düşürdüğü, bu suretle manevi tazminatın yasal şartlarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının haksız rekabette bulunduğunun tespitine, 250.000,00 TL maddi tazminatın ve takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın faizleriyle birlikte davalıdan alınmasına, TTK’nun 61.maddesi uyarınca masrafı davalıdan alınmak suretiyle kararın kesinleşmesinden sonra hüküm fıkrasının ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Davacı, davalı tarafın haksız rekabeti olmasaydı davalı tarafın sattığı davaya konu ilacın yerine kendi ürünü olan ilacın satılacağını ileri sürerek, kendi ürün fiyatına göre elde edeceği karın tahsilini talep etmiştir.Mahkemece, davalının sattığı ürün miktarı kadar davacının satışlarının azaldığının kabulü ile davacının sattığı ürünün fiyatı üzerinden yapılan hesaplama sonucu bulunan 709.896,00 TL net karın davacının haksız rekabet nedeniyle uğradığı zarar olduğu belirtilerek taleple bağlı kalınması sonucu 250.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.Davacının maddi tazminat istemini davalının yaptığı satış nedeniyle uğradığı kar kaybına dayandırması ilke olarak yerinde ise de bu isteme göre hesaplama yapılması Türkiye çapında tarafların dışında aynı tür ürünü satan başka bir firmanın bulunmaması koşuluna bağlıdır.Haksız rekabet tarihi itibariyle tarafların dışında aynı tür ürünü satan başka firma ya da firmaların da bulunması halinde davalının eyleminin davacının pazar payını tamamen kapattığı kabul edilemeyeceğinden bu husus üzerinde durularak davacının davalının eylemi nedeniyle uğradığı maddi zararın tespiti gerektiği gibi tarafların dışında davaya konu ürün ile aynı cins ürünü satan başka bir firmanın olmadığı tespit edilse dahi bir başka anlatımla, davaya konu ürünü sadece tarafların üretip sattığının kabulü halinde bu durumda da davacı ürününün fiyatı ile davalı ürününün fiyatının satış miktarlarına etkisi göz önüne alınarak hesaplama yapılması gerekirken bu husus üzerinde de durulmadan davalının eylemi olmasaydı davalının sattığı ürün miktarının tamamının davacı tarafından satılacağının kabulü ile davacının ürün fiyatına göre yapılan hesaplama uyarınca karar verilmesi doğru olmamıştır.O halde mahkemece, haksız rekabet tarihi itibariyle taraflar dışında aynı ürünü satan başka firmaların olup olmadığı ile davacı ve davalı ürünlerinin satım fiyatlarının satış miktarına etkisi hususlarının aralarında tarım ilaçları üretimi ve satımı işiyle uğraşan sektörden bir uzmanın da katılımıyla oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak rapor sonucuna göre davalının eylemi nedeniyle davacının uğradığı zararın tespit edilmesi, bu hususlar üzerinde durularak yapılacak inceleme sonucu davacının uğradığı zararın tespiti mümkün olmazsa bu durumda da Borçlar Kanunu’nun 42.

maddesi uyarınca uygun bir tazminatın belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmadan yapılan hesaplama sonucuna göre bulunan maddi tazminat miktarının esas alınması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061091200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.