Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9628 E. 2012/10083 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adli yardım↗ tenfiz↗ tebligat↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre tenfizi istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile tebligatın yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre yapılmadığı, adi posta yolu ile kararın davalıya tebliğ edildiği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığ gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, dosya içinde tercümesi mevcut Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararda, kararın bir suretinin davalıya 14.11.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 15.01.2007 olduğu yazılı olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, tenfizi istenen mahkeme kararının davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya tebligatın nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın tebliğine ilişkin belgeler dosyaya getirtilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9357 E. 2012/8211 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · eksik inceleme · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… sinleşme tarihinin 15.01.2007 olduğu yazılı olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, «tenfizi» istenen mahkeme kararının davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya «tebligatın» nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişk …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişk …
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın tebliğine ilişkin belgeler dosyaya getirtilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı vekili tarafından dosyaya «ibraz» edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya ne zaman tebliğ edildiği belli olmadığı gibi, tebliğ yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise hangi usulle yapıldığı dosyadaki belgelerden anlaşılamamış olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiği sonucuna nasıl ulaşıldığı karar yerinde tartışılmamıştır.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9360 E. 2012/8177 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · eksik inceleme · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… sinleşme tarihinin 15.01.2007 olduğu yazılı olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, «tenfizi» istenen mahkeme kararının davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya «tebligatın» nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişk …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 12.10.2005 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 24.11.2005 olduğu yazılı olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından dosyaya «ibraz» edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya «tebligatın» nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, «tenfizi» istenen Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 12.10.2005 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 24.11.2005 olduğu yazılı olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından dosyaya «ibraz» edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya «tebligatın» nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15298 E. 2012/8212 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · eksik inceleme · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… sinleşme tarihinin 15.01.2007 olduğu yazılı olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, «tenfizi» istenen mahkeme kararının davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya «tebligatın» nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişk …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 12.10.2005 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 24.11.2005 olduğu yazılı olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından dosyaya «ibraz» edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya «tebligatın» nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, «tenfizi» istenen Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 12.10.2005 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 24.11.2005 olduğu yazılı olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından dosyaya «ibraz» edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya «tebligatın» nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
4 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8038 E. 2012/8210 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · eksik inceleme · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… sinleşme tarihinin 15.01.2007 olduğu yazılı olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, «tenfizi» istenen mahkeme kararının davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya «tebligatın» nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişk …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Frankfurt Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 10.07.2008 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 30.09.2008 olduğu yazılı olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından dosyaya «ibraz» edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya «tebligatın» nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, «tenfizi» istenen Frankfurt Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 10.07.2008 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 30.09.2008 olduğu yazılı olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından dosyaya «ibraz» edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya «tebligatın» nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9359 E. 2012/8202 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… sinleşme tarihinin 15.01.2007 olduğu yazılı olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, «tenfizi» istenen mahkeme kararının davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya «tebligatın» nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişk …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişk …
Oysa, davaya konu Almanya Nünberg- Führt Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılan yargılamada davalıyı Almanya’da bulunan vekili Av. ....’ın «temsil» ettiği kararın tercümesinden anlaşılmakta olup, «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının Almanya’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar ve …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekile tebliğ · temsil
Benzer bu karardaOysa, davaya konu Almanya Nünberg- Führt Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılan yargılamada davalıyı Almanya’da bulunan vekili Av. ....’ın «temsil» ettiği kararın tercümesinden anlaşılmakta olup, «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının Almanya’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar ve …
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3942 E. 2013/4858 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişk …
… sinleşme tarihinin 15.01.2007 olduğu yazılı olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, «tenfizi» istenen mahkeme kararının davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya «tebligatın» nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın ve dava dilekçesinin, 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edildiğine dair belgelerin dosyaya «ibraz» edilmediği, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri kapsamında, ... vasıtası ile tebliğ edilmediği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı, usulüne uygun olarak davalının ...'daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekile tebliğ · ibraz · temsil
Benzer bu karardaOysa, davaya konu ... ... (İstinaf) Mahkemesi'nin yapmış olduğu yargılamada, davalıyı ...'da bulunan vekili Av. ...'ın «temsil» ettiği, kararın 22.05.2009 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içerisindeki karar tercümesinden anlaşılmaktadır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın ve dava dilekçesinin, 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edildiğine dair belgelerin dosyaya «ibraz» edilmediği, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı, usulüne uygun olarak davalının ...'daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4796 E. 2013/4165 K.
Ortak:tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişk …
… sinleşme tarihinin 15.01.2007 olduğu yazılı olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, «tenfizi» istenen mahkeme kararının davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya «tebligatın» nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yar …
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının ...’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekile tebliğ
Benzer bu karardaBu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının ...’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9628 E. , 2012/10083 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/05/2011 tarih ve 2009/223-2011/276 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08/06/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Duisburg Asliye Mahkemesi tarafından verilen 20.10.2006 tarihli 6 O 403/05 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre tenfizi istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile tebligatın yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre yapılmadığı, adi posta yolu ile kararın davalıya tebliğ edildiği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığ gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, dosya içinde tercümesi mevcut Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararda, kararın bir suretinin davalıya 14.11.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 15.01.2007 olduğu yazılı olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, tenfizi istenen mahkeme kararının davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya tebligatın nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın tebliğine ilişkin belgeler dosyaya getirtilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060826500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz