6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9357 E. 2012/8211 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adli yardım tenfiz tebligat eksik inceleme ibraz

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre tenfizi istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile tebligatın yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre yapılmadığı, adi posta yolu ile kararın davalıya tebliğ edildiği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığ gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Somut olayda, davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya ne zaman tebliğ edildiği belli olmadığı gibi, tebliğ yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise hangi usulle yapıldığı dosyadaki belgelerden anlaşılamamış olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiği sonucuna nasıl ulaşıldığı karar yerinde tartışılmamıştır.

Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın tebliğine ilişkin belgeler dosyaya getirtilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9360 E. 2012/8177 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15298 E. 2012/8212 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9628 E. 2012/10083 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

4 benzer karar daha
  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8038 E. 2012/8210 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9359 E. 2012/8202 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3942 E. 2013/4858 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4796 E. 2013/4165 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/9357 E.  ,  2012/8211 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/05/2010 tarih ve 2009/267-2010/256 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve katılım yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/05/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve Av... ile davalı vekili Av...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Almanya Kiel Asliye Mahkemesi tarafından verilen 27.03.2006 tarihli 6 O 349/05 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre tenfizi istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile tebligatın yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre yapılmadığı, adi posta yolu ile kararın davalıya tebliğ edildiği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığ gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Somut olayda, davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya ne zaman tebliğ edildiği belli olmadığı gibi, tebliğ yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise hangi usulle yapıldığı dosyadaki belgelerden anlaşılamamış olup, mahkemece kararın davalıya posta yolu ile tebliğ edildiği sonucuna nasıl ulaşıldığı karar yerinde tartışılmamıştır.

Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın tebliğine ilişkin belgeler dosyaya getirtilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059041700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.