Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9135 E. 2012/10028 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eda davası↗ vekile tebliğ↗ maktu vekalet ücreti↗ cy/cy şerhi↗ tespit davası↗ tenfiz↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, tenfizi istenen Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı vekili Av. .....’na 06.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de adı geçen vekile tebliğ tarihinden sonra karara karşı yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediği karar tercümesinden anlaşılamamaktadır. Ayrıca karar üzerindeki apostil şerhi de tercüme edilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın diplomatik yolla davalıya tebliğ edildiği gözetilerek, bu tarihten sonrası için yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediğinin tesbiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10415 E. 2012/10030 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · cy/cy şerhi · tespit davası · tenfiz · eksik inceleme · vekalet ücreti · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve davacı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı vekili Av. .....’na 06.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de adı geçen «vekile tebliğ» tarihinden sonra karara karşı yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediği karar tercümesinden anlaşılamamaktadır.
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve davacı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece kararın usulünce kesinleştiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davalıya diplomatik yolla yapılan «tebligattan» sonraki bir tarihe ilişkin kesinleşme «şerhi» karar üzerinde bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı vekili tarafından dosyaya tercümesi «ibraz» edilen Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 28.12.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 01.03.20 …
Mahkemece kararın usulünce kesinleştiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davalıya diplomatik yolla yapılan «tebligattan» sonraki bir tarihe ilişkin kesinleşme «şerhi» karar üzerinde bulunmamaktadır.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3708 E. 2012/8302 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · tespit davası · tenfiz · eksik inceleme · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve davacı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı vekili Av. .....’na 06.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de adı geçen «vekile tebliğ» tarihinden sonra karara karşı yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediği karar tercümesinden anlaşılamamaktadır.
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · kamu düzeni · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan Almanya Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile tebliğe ilişkin belgelerden kararın posta yolu ile davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3724 E. 2012/8311 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · tespit davası · tenfiz · eksik inceleme · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve davacı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı vekili Av. .....’na 06.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de adı geçen «vekile tebliğ» tarihinden sonra karara karşı yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediği karar tercümesinden anlaşılamamaktadır.
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Stuttgart Asliye Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 09.05.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 10.08.2007 olduğu yazılı ise de dosyaya «ibraz» edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya karar tebliğinin nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · kamu düzeni · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Stuttgart Asliye Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 09.05.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 10.08.2007 olduğu yazılı ise de dosyaya «ibraz» edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya karar tebliğinin nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
5 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Kararın tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16038 E. 2013/6329 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · tespit davası · tenfiz · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve davacı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı vekili Av. .....’na 06.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de adı geçen «vekile tebliğ» tarihinden sonra karara karşı yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediği karar tercümesinden anlaşılamamaktadır.
Benzer bu karardaO halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...- Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… lik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaTürkiye ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan ...
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3709 E. 2012/8305 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · tespit davası · tenfiz · eksik inceleme · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve davacı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı vekili Av. .....’na 06.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de adı geçen «vekile tebliğ» tarihinden sonra karara karşı yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediği karar tercümesinden anlaşılamamaktadır.
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · kamu düzeni · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan Almanya Freudenstadt Sulh Mahkemesi kararı ile tebliğe ilişkin belgelerden kararın posta yolu ile davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3713 E. 2012/8328 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · cy/cy şerhi · tespit davası · tenfiz · eksik inceleme · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve davacı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı vekili Av. .....’na 06.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de adı geçen «vekile tebliğ» tarihinden sonra karara karşı yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediği karar tercümesinden anlaşılamamaktadır.
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece kararın usulünce kesinleştiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davalıya diplomatik yolla yapılan «tebligattan» sonraki bir tarihe ilişkin kesinleşme «şerhi» karar üzerinde bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı vekili tarafından dosyaya tercümesi «ibraz» edilen Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 12.03.2010 tarihinde doğrudan posta yolu ile tebliğ edildiği ve kararın kesinl …
Mahkemece kararın usulünce kesinleştiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davalıya diplomatik yolla yapılan «tebligattan» sonraki bir tarihe ilişkin kesinleşme «şerhi» karar üzerinde bulunmamaktadır.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13465 E. 2013/11573 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · cy/cy şerhi · tespit davası · tenfiz · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve davacı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı vekili Av. .....’na 06.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de adı geçen «vekile tebliğ» tarihinden sonra karara karşı yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediği karar tercümesinden anlaşılamamaktadır.
Benzer bu kararda3- Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Her ne kadar «tenfizi» istenen kararda, kararın 02.09.2006 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ve karara kesinleşme «şerhi» verilmişse de kararın ne şekilde tebliğ edildiği belirtilmemiştir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile «tasdik» edilmiş tercümesinin dosyaya «ibraz» edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasdik kararı · kamu düzeni · tebligat · dosya masrafı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile «tasdik» edilmiş tercümesinin dosyaya «ibraz» edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/08/2005 tarih ve 3 0 371/04 sayılı kararı ile «masraflara» dair ek kararın «tenfizine», fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, bozma ilamında yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine» aykırı olmadığının kabul edilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Her ne kadar «tenfizi» istenen kararda, kararın 02.09.2006 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ve karara kesinleşme «şerhi» verilmişse de kararın ne şekilde tebliğ edildiği belirtilmemiştir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Kararın tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6182 E. 2013/11130 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · tespit davası · tenfiz · eksik inceleme · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve davacı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı vekili Av. .....’na 06.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de adı geçen «vekile tebliğ» tarihinden sonra karara karşı yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediği karar tercümesinden anlaşılamamaktadır.
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile yabancı mahkeme ilamının ve «masraf» tespit kararının tenfizine, fazlaya dair hakkın saklı tutulmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile yabancı mahkeme ilamının ve «masraf» tespit kararının tenfizine, fazlaya dair hakkın saklı tutulmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan Almanya Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile tebliğe ilişkin belgelerden kararın posta yolu ile davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9135 E. , 2012/10028 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/05/2011 tarih ve 2010/24-2011/187 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.06.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Stuttgart Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 19.09.2008 tarihli 12 O 547/07 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, tenfizi istenen Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı vekili Av. .....’na 06.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de adı geçen vekile tebliğ tarihinden sonra karara karşı yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediği karar tercümesinden anlaşılamamaktadır. Ayrıca karar üzerindeki apostil şerhi de tercüme edilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın diplomatik yolla davalıya tebliğ edildiği gözetilerek, bu tarihten sonrası için yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediğinin tesbiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060801000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz