6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4564 E. 2012/9866 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hayat sigortası zamanaşımı def'i olumsuz oy def'i ıslah zamanaşımı

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacılar murisi ...'nın resmi teşhisin konulmasından önce hayat sigortası yaptırdığı, hastalığın başlangıç tarihinin bilinmediği, poliçenin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava hayat sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davanın ıslah edilen kısmı için davalı vekili tarafından süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu halde mahkemece bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin yazılı şekilde ıslah edilen kısmın esası hakkında bir karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle kararın açıklanan gerekçe itibariyle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11871 E. 2010/2879 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7899 E. 2014/472 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/4564 E.  ,  2012/9866 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.11.2010 tarih ve 2010/519-2010/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili,müvekillerinin murisi ...'nın hayat sigortası poliçesiyle 10 yıl süreyle davalı tarafından sigortalandığını, murisin 19.03.2006 tarihinde akciğer kanseri nedeniyle vefat ettiğini, sigortalının ölümü halinde mirasçılarına ödemesi gereken tazminatın ödenmediğini, murisin poliçe düzenlenirken ölümüne sebep olan hastalığını bilmediğini, davalının bu durumu araştırmadan sadece ölüm sebebine bakarak müvekkillerinin talebini reddettiğini ileri sürerek, 6.000 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28.05.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 25.000 TL'na yükseltmiştir.

Davalı vekili, 11.10.2005 tarihli poliçenin tanziminden yaklaşık 8 ay önce murise kanser tanısı konduğunu, ölümün bu hastalık sonucu gerçekleştiğini, sigortalının poliçedeki sağlığıyla ilgili sorulara kasten yanlış cevap verdiğini, müvekkilinin böyle bir hastalığın varlığını bilmesi halinde poliçeyi tanzim etmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacılar murisi ...'nın resmi teşhisin konulmasından önce hayat sigortası yaptırdığı, hastalığın başlangıç tarihinin bilinmediği, poliçenin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava hayat sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davanın ıslah edilen kısmı için davalı vekili tarafından süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu halde mahkemece bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin yazılı şekilde ıslah edilen kısmın esası hakkında bir karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle kararın açıklanan gerekçe itibariyle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazların reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060747700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.