Temsil kayyımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6837 E. 2012/9880 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil kayyımı↗ yetkisiz temsil↗ icazet↗ kayyım↗ aktif dava ehliyeti↗ sulh hukuk mahkemesi↗ taraf ehliyeti↗ sulh↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince; dava, davacı ortaklara davalı şirketin denetlenmesi için izin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı ...’e velayeten annesi ... tarafından açılan asıl davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir. Davacı ...’e davalı şirketteki hak ve menfaatlerinin korunması ve temsili için Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 01.09.2008 tarihli kararı ile dayısı ...temsil kayyımı atandığına göre, mahkemece aktif dava ehliyeti yokluğundan reddedilen asıl dava, yetkisiz temsilci tarafından açılmış demektir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, asıl davada yetkili temsilci olan kayyımın davadan haberdar edilmesinin ve mahkemeden husumete izin kararı almasının sağlanması için davacı tarafa süre vermek ve sonucuna göre hareket etmekten ibarettir. Ancak, temyiz tarihi itibariyle davacı ... 18 yaşını doldurup reşit olduğundan, artık kendisinin açılan davaya icazetinin olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece asıl davada verilen kararın da, yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerekirken, Dairemiz bozma ilamında bu hususta bir gerekçeye yer verilmediğinden, davacılar vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 17.10.2011 tarih ve 2010/2012 E.- 2011/13975 K. sayılı bozma kararında belirtilen gerekçelere, yukarıda açıklanan gerekçelerin de ilave edilmesi suretiyle, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar kurulu kararının yokluğunun tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4225 E. 2010/4745 K.
Ortak:temsil kayyımı · icazet · kayyım · taraf ehliyeti · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaSulh Hukuk Mahkemesi’nin 01.09.2008 tarihli kararı ile dayısı ...«temsil kayyımı» atandığına göre, mahkemece aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddedilen asıl dava, «yetkisiz temsilci» tarafından açılmış demektir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, asıl davada yetkili «temsilci» olan «kayyımın» davadan haberdar edilmesinin ve mahkemeden «husumete» izin kararı almasının sağlanması için davacı tarafa süre vermek ve sonucuna göre hareket etmekten ibarettir.
Mahkemece davacı ...’e velayeten annesi ... tarafından açılan asıl davanın aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, Ankara 12.Sulh Hukuk Mahkemesi' nce davalı ...'a ortağı bulunduğu şirketlerdeki haklarını korumak ve davacıyı «temsil» etmek için ...' in «temsil kayyımı» olarak atandığı, kayyımın görevine giren konularda davacı adına ancak yasal şartları yerine getirerek davayı kayyımın açabileceği, somut uyuşmazlıkta ise dava ve karar tarihinde reşit olmayan davacı ... adına davanın annesi Mesture tarafından velayeten açıldığı, dolayısıyla davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar şirket işleri için küçük ...’a «temsil kayyımı» atanmış olması nedeniyle annenin işbu davayı açması veya takip etmesi düşünülemez ise de, mahkemece, küçüğün menfaatleri de gözetilerek temsil kayyımına, açılan işbu davaya mahkemeden izin almak suretiyle «icazet» vermesi için süre verilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, bu imkan tanınmadan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, küçük ...’ın temyiz tarihi itibariyle reşit olduğu, dolayısıyla hem velayet ilişkisinin hem de «temsil kayyımının» görevinin sona erdiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · limited şirket
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta da anne tarafından tayin edilen davacı vekilinin reşit olan ... tarafından vekaletten azledilmediği hususu nazara alınarak, mahkemece davada «aktif husumet ehliyeti» yönünden bir sorunun bulunmadığının kabul edilmesi ve uyuşmazlığın esasının incelenmesine girişilip sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, TTK.’nun 538. maddesine dayalı olarak davalı «limited şirket» ortaklar kurulunun mahkemece olağanüstü toplantıya çağrılması istemine ilişkin olup, dava tarihinde reşit olmadığı anlaşılan şirket ortağı küçük ...’a velayeten, annesi Mesture’nin verdiği vekaletname ile açılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/696 E. 2014/3260 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaSulh Hukuk Mahkemesi’nin 01.09.2008 tarihli kararı ile dayısı ...«temsil kayyımı» atandığına göre, mahkemece aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddedilen asıl dava, «yetkisiz temsilci» tarafından açılmış demektir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, asıl davada yetkili «temsilci» olan «kayyımın» davadan haberdar edilmesinin ve mahkemeden «husumete» izin kararı almasının sağlanması için davacı tarafa süre vermek ve sonucuna göre hareket etmekten ibarettir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket «kayyımı» tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11/10/2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2078 E. 2022/7771 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaSulh Hukuk Mahkemesi’nin 01.09.2008 tarihli kararı ile dayısı ...«temsil kayyımı» atandığına göre, mahkemece aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddedilen asıl dava, «yetkisiz temsilci» tarafından açılmış demektir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, asıl davada yetkili «temsilci» olan «kayyımın» davadan haberdar edilmesinin ve mahkemeden «husumete» izin kararı almasının sağlanması için davacı tarafa süre vermek ve sonucuna göre hareket etmekten ibarettir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve davalı şirkete «kayyım atanması» yönünden davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kayyım atanması
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve davalı şirkete «kayyım atanması» yönünden davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6837 E. , 2012/9880 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVADA ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2008/620 E
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/02/2009 tarih ve 2008/656-2009/88 sayılı kararı bozan Daire’nin 17/10/2011 gün ve 2010/2012-2011/13975 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davalarda, davacı ... ile annesi ...'nin müteveffa ...'in mirasçısı olduklarını, murisin vefatından sonra kendilerine şirketle ilgili olarak herhangi bir bilgi verilmediğini, keşide ettikleri ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, TTK'nun 548/2 ve BK'nun 531. maddesi gereğince davacı ortaklara şirketin denetlenmesi için izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl davada davacı ...'nin velayete dayanarak dava açtığını, oysa davacı ...'a şirkette temsili için kayyım atandığını, velinin dava açma hakkının bulunmadığını, birleşen davada ise şirket ortaklarının bilgi alma ve denetim hakkının bulunduğunu, bu hakkı davacının kendisinin kullanmadığını, iddiasını ispatla mükellef olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince; dava, davacı ortaklara davalı şirketin denetlenmesi için izin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı ...’e velayeten annesi ... tarafından açılan asıl davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir. Davacı ...’e davalı şirketteki hak ve menfaatlerinin korunması ve temsili için Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 01.09.2008 tarihli kararı ile dayısı ...temsil kayyımı atandığına göre, mahkemece aktif dava ehliyeti yokluğundan reddedilen asıl dava, yetkisiz temsilci tarafından açılmış demektir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, asıl davada yetkili temsilci olan kayyımın davadan haberdar edilmesinin ve mahkemeden husumete izin kararı almasının sağlanması için davacı tarafa süre vermek ve sonucuna göre hareket etmekten ibarettir. Ancak, temyiz tarihi itibariyle davacı ...
18 yaşını doldurup reşit olduğundan, artık kendisinin açılan davaya icazetinin olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece asıl davada verilen kararın da, yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerekirken, Dairemiz bozma ilamında bu hususta bir gerekçeye yer verilmediğinden, davacılar vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 17.10.2011 tarih ve 2010/2012 E.- 2011/13975 K. sayılı bozma kararında belirtilen gerekçelere, yukarıda açıklanan gerekçelerin de ilave edilmesi suretiyle, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bette açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bette açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 17.10.2011 tarih ve 2010/2012 E.- 2011/13975 K. sayılı bozma kararında belirtilen gerekçelere, yukarıda açıklanan gerekçelerin de ilave edilmesi suretiyle, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 07/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060690500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz