6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Başvurularının reddedildiğini, markaların benzer olmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8102 E. 2012/11009 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu ilan iltibas husumet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı başvurusunun re'sen reddedildiği, bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği, her iki markada 'TUNA' ibaresinin esaslı unsur olduğu, davalı markasından haksız olarak yararlanılmak istenildiği gerekçesiyle, davalı TPE yönünden davanın esastan, diğer davalı yönünden davanın husumetten reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.

Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, marka tescil başvurusunun kısmen reddine dair TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.

Davacının ‘tuna elysium prodüksiyon turizm organizasyon yayıncılık+şekil’ ibareli markasının tescili için davalı Kuruma başvurduğu, aynı ve benzer sınıf hizmetlerde kullanılmak üzere tescil edilen ‘Tuna’ ibareli tescilli markanın varlığı nedeniyle istemin 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi uyarınca kısmen reddine karar verildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Mahkemece, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik kabul edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.

556 sayılı KHK’nin 32.maddesiyle marka tescil sisteminin esası ilan-itiraz sistemi olup, bu sistem marka tescilinde mutlak ret nedenlerini düzenleyen 7. madde kapsamında uygun görülen başvuruların ilanını ve bu ilana nispi ret nedenlerini düzenleyen 8. madde kapsamında yapılacak itirazların değerlendirilmesi neticesinde markanın tescil edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi ilkesine dayanmaktadır.

556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi hükmüne göre, TPE tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için, başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem mal-hizmet listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. 556 sayılı KHK’nin 7/1-b hükmü, 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olmayı aramaktadır. Yine KHK'nin 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak 7/1-b maddesi hükmünde "markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali"nden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda 7/1-b maddesi hükmünün uygulanabilmesi için, markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir. Somut olayda davacıya ait başvuru ile redde dayanak markadaki bazı hizmet sınıflarının aynı veya aynı sayılacak derecede benzer olmakla 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi hükmünün uygulanma koşullarından ilki gerçekleşmiştir. Şu halde maddenin uygulanmasının ikinci koşulu olan işaretlerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olup olmadığı incelenmelidir. Taraf markalarının aynı olmadığı tartışmasızdır. Bahse konu işaretlerin ayırt edilemeyecek kadar benzer olup olmadığına gelince, her ne kadar işaretler arasında esas unsurlarından kaynaklanan bir benzerlik bulunmakta ise de davacı başvurusunda esaslı unsura ek olarak ‘elysium - yayıncılık - prodüksiyon - turizm - organizasyon - yayıncılık’ ibaresi ile iki ayrı şekil mevcuttur. Ayrıca, ‘Tuna-elysium’ ibaresi özel bir karakterle yazılmıştır. Redde mesnet marka ise, salt ‘Tuna’ ibaresinden oluşmakta, ‘T’ ibaresi de özel bir biçimde yazılmış olduğundan ilk etapta ‘UNA’ ibaresi dikkati çekmektedir. O halde, tescili istenen marka ile redde mesnet marka arasındaki şekil ve diğer unsurlardan kaynaklanan görsel, işitsel, semantik farklılık karşısında davaya konu markanın gözde ve kulakta bıraktığı intiba ayrılmakta, bu farklılık davacının marka başvurusunu redde dayanak gösterilen markayla "ayırt edilemeyecek kadar benzer" olmaktan çıkartmaktadır.

Bu durum karşısında, markalar arasında 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi uyarınca benzerlik bulunmadığı sonucuna varılarak davalı TPE aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı yararına bozulması gerekirken temyiz itirazları reddedilerek karar onanmış olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.02.2012 Tarih, 2010/11869 Esas-2012/2252 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ayırt edicilik

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11605 E. 2012/15849 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13322 E. 2011/14579 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/8102 E.  ,  2012/11009 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/06/2010 gün ve 2010/29-2010/134 sayılı kararı onayan Daire’nin 20/02/2012 gün ve 2010/11869-2012/2252 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 'Tuna elysium prodüksiyon turizm organizasyon yayıncılık' ibaresini marka olarak tescil için davalı kuruma başvurduğunu, diğer davalının 'TUNA' ibareli markası nedeniyle başvurunun reddedildiğini, markaların benzer olmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPE vekili, markaların benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı Tuna Çelik AŞ. vekili, markaların benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı başvurusunun re'sen reddedildiği, bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği, her iki markada 'TUNA' ibaresinin esaslı unsur olduğu, davalı markasından haksız olarak yararlanılmak istenildiği gerekçesiyle, davalı TPE yönünden davanın esastan, diğer davalı yönünden davanın husumetten reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.

Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, marka tescil başvurusunun kısmen reddine dair TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.

Davacının ‘tuna elysium prodüksiyon turizm organizasyon yayıncılık+şekil’ ibareli markasının tescili için davalı Kuruma başvurduğu, aynı ve benzer sınıf hizmetlerde kullanılmak üzere tescil edilen ‘Tuna’ ibareli tescilli markanın varlığı nedeniyle istemin 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi uyarınca kısmen reddine karar verildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Mahkemece, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik kabul edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.

556 sayılı KHK’nin 32.maddesiyle marka tescil sisteminin esası ilan-itiraz sistemi olup, bu sistem marka tescilinde mutlak ret nedenlerini düzenleyen 7. madde kapsamında uygun görülen başvuruların ilanını ve bu ilana nispi ret nedenlerini düzenleyen 8. madde kapsamında yapılacak itirazların değerlendirilmesi neticesinde markanın tescil edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi ilkesine dayanmaktadır.

556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi hükmüne göre, TPE tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için, başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem mal-hizmet listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. 556 sayılı KHK’nin 7/1-b hükmü, 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olmayı aramaktadır. Yine KHK'nin 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak 7/1-b maddesi hükmünde "markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali"nden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda 7/1-b maddesi hükmünün uygulanabilmesi için, markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir.

Somut olayda davacıya ait başvuru ile redde dayanak markadaki bazı hizmet sınıflarının aynı veya aynı sayılacak derecede benzer olmakla 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi hükmünün uygulanma koşullarından ilki gerçekleşmiştir. Şu halde maddenin uygulanmasının ikinci koşulu olan işaretlerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olup olmadığı incelenmelidir. Taraf markalarının aynı olmadığı tartışmasızdır. Bahse konu işaretlerin ayırt edilemeyecek kadar benzer olup olmadığına gelince, her ne kadar işaretler arasında esas unsurlarından kaynaklanan bir benzerlik bulunmakta ise de davacı başvurusunda esaslı unsura ek olarak ‘elysium - yayıncılık - prodüksiyon - turizm - organizasyon - yayıncılık’ ibaresi ile iki ayrı şekil mevcuttur.

Ayrıca, ‘Tuna-elysium’ ibaresi özel bir karakterle yazılmıştır. Redde mesnet marka ise, salt ‘Tuna’ ibaresinden oluşmakta, ‘T’ ibaresi de özel bir biçimde yazılmış olduğundan ilk etapta ‘UNA’ ibaresi dikkati çekmektedir. O halde, tescili istenen marka ile redde mesnet marka arasındaki şekil ve diğer unsurlardan kaynaklanan görsel, işitsel, semantik farklılık karşısında davaya konu markanın gözde ve kulakta bıraktığı intiba ayrılmakta, bu farklılık davacının marka başvurusunu redde dayanak gösterilen markayla "ayırt edilemeyecek kadar benzer" olmaktan çıkartmaktadır.

Bu durum karşısında, markalar arasında 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi uyarınca benzerlik bulunmadığı sonucuna varılarak davalı TPE aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı yararına bozulması gerekirken temyiz itirazları reddedilerek karar onanmış olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.02.2012 Tarih, 2010/11869 Esas-2012/2252 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.02.2012 Tarih, 2010/11869 Esas-2012/2252 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, 26/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060673200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.