Tellallık sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8164 E. 2012/9711 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tellallık sözleşmesi↗ şekil şartı↗ satış sözleşmesi↗ ikrar↗ rücu↗ fesih↗ ihbar↗ taahhütname↗ tacir↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının, davacının bulduğu firmaya satış yaptığı, kurulan satış sözleşmesi uyarınca tellallık ücretini davacıya ödediği, sonraki satışları aracısız yaptığı, tellallık görevinin önceden sona erdiği, sonraki satışlarda davacının katkısının bulunmadığı, 2007 ve 2008 tarihindeki satışlarla ilgili tellallık hizmetinin söz konusu olmadığı, esasen, yazılı tellallık sözleşmesinin bulunmadığı, hangi işleri ve kadar süreyi kapsadığının belli olmadığı, davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari tellallık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacının, davalının Kanada’da mukim Unico İnc. firmasıyla yaptığı satış sözleşmesine aracılık ettiği, anılan firmaya ilk satış sonrasında satış bedelinin %3’ü oranında kendisine tellallık ücretinin ödendiği, devam eden ihracatlar sonrasında da davalının ödemelerinin sürdüğü ve sonraki aşamalarda taraflar arasında uyuşmazlık çıktığı çekişmesizdir.
TTK’nun 100 ve devamı maddelerinde tellal, ücret karşılığında ticari işlere yönelik sözleşmelerin yapılması konusunda taraflar arasında aracılık yapan kişi olarak tanımlanmıştır. Taşınmaz tellallığı hariç, taraf ile tellal olan arasındaki tellallık sözleşmesinin geçerliliği belli bir şekle tabi değildir. Başka bir anlatımla, tellallık sözleşmesinin geçerliliği için kural olarak her hangi bir şekil şartı bulunmamaktadır. Öte yandan, TTK’nun 20/3. maddesi uyarınca tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmek veya sözleşmeyi fesih yahut ondan rücu maksadıyla yapılacak ihbar veya ihtarların geçerli olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlık itibariyle taraflar arasındaki tellallık sözleşmesinin koşullarını ve süresini belirleyen yazılı bir belge bulunmamaktadır. Davalının 2002 yılından 2004 yılına kadar dava dışı Unico İnc. firmasına yaptığı her satış sonrası kendilerini bir araya getiren davacı tellala tellallık ücreti ödediği ve bu yönüyle taraflar arasında bir sorun çıkmadığı anlaşılmaktadır. Esasen, davalı da her satış sonrası tellallık ücretinin davacıya ödendiğini ikrar etmiştir. O halde, taraflar arasında her satış sonrasında tellallık ücretinin ödenmesi yönünde bir sözleşmenin kurulduğunun kabulü gerekir. Davalı taraf, 2005 yılında Almanya’daki bir fuar organizasyonunda bu sözleşmenin davacıya feshinin bildirildiğini savunmuştur. Ancak, TTK’nun 20/3 maddesine uygun şekilde feshin bildirildiği kanıtlanmadığı gibi davalı 2005 ve 2006 yıllarında da bazı satışlar nedeniyle davacıya tellallık ücreti ödemiştir.
Bu durum karşısında, taraflar arasında 2002 yılından itibaren davalının mal sattığı dava dışı Unico İnc. firmasıyla kendisini bir araya getiren davacıya her satış sonrası tellallık ücreti ödemesi koşulunu içeren tellallık sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmenin uzun süreden beri aynı şekilde devam ettiği, usulüne uygun biçimde feshedildiğinin kanıtlanmadığı dikkate alınıp, asıl ve birleşen davanın bu çerçevede değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davaların reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8164 E. , 2012/9711 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/06/2009 tarih ve 2007/425-2009/321 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/06/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uluslar arası nitelikte ticari tellallık işiyle uğraştığını, davalı ile dava dışı Unico İnc. firması arasında sözleşme imzalanmasına aracılık ettiğini, ilk parti ihracatı sonrasında davalının %3 oranındaki tellallık ücretini müvekkili hesabına yatırdığını, faturasını da kestiğini, 2005 yılına kadar da yapılan satışlar sonrasında tellallık ücretinin hesaba geçtiğini, en son ödemenin 23.08.2006 tarihinde yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin halen devam ettiğini, 2006 yılında davalının Unico İnc. firmasına yaptığı bazı satışları gizlediğinin tespit edildiğini, yapılan araştırmada davalının 2005-2006 ve 2007 yıllarına ilişkin eksik bildirimlerin belirlendiğini ileri sürerek, asıl davasında 9.970 USD, birleşen davasında ise, 2.000 USD’nın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, yazılı sözleşme olmasa da davacıyla müvekkili arasında 2002 Ağustos ayında bir ticari ilişkinin kurulduğunun doğru olduğunu, ancak, müvekkilinin ürünlerinin alıcıya en iyi şekilde tanıtılması ve pazarlanması görevini devamlı olarak yapmadığını, tanıştırma dışında başka bir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin 08-12 Ekim 2005 tarihlerinde katıldığı Almanya’daki fuarda davacıyla karşılaştığını, akdi feshettiğini kendisine bildirdiğini, durumunun iyi olmadığını açıklaması sonrasında 2005 yılı sonuna kadar kendisine ücret ödenmesinin kararlaştırıldığını, 24.04.2007 tarihinde çektiği ihtarnameye kadar kendisiyle bağlantı kurulmadığını, ayrıca Unico firması yetkililerinin de davacıyla bir ilgilerinin kalmadığını bildirdiklerini, hiçbir talebin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının, davacının bulduğu firmaya satış yaptığı, kurulan satış sözleşmesi uyarınca tellallık ücretini davacıya ödediği, sonraki satışları aracısız yaptığı, tellallık görevinin önceden sona erdiği, sonraki satışlarda davacının katkısının bulunmadığı, 2007 ve 2008 tarihindeki satışlarla ilgili tellallık hizmetinin söz konusu olmadığı, esasen, yazılı tellallık sözleşmesinin bulunmadığı, hangi işleri ve kadar süreyi kapsadığının belli olmadığı, davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari tellallık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacının, davalının Kanada’da mukim Unico İnc. firmasıyla yaptığı satış sözleşmesine aracılık ettiği, anılan firmaya ilk satış sonrasında satış bedelinin %3’ü oranında kendisine tellallık ücretinin ödendiği, devam eden ihracatlar sonrasında da davalının ödemelerinin sürdüğü ve sonraki aşamalarda taraflar arasında uyuşmazlık çıktığı çekişmesizdir.
TTK’nun 100 ve devamı maddelerinde tellal, ücret karşılığında ticari işlere yönelik sözleşmelerin yapılması konusunda taraflar arasında aracılık yapan kişi olarak tanımlanmıştır. Taşınmaz tellallığı hariç, taraf ile tellal olan arasındaki tellallık sözleşmesinin geçerliliği belli bir şekle tabi değildir. Başka bir anlatımla, tellallık sözleşmesinin geçerliliği için kural olarak her hangi bir şekil şartı bulunmamaktadır. Öte yandan, TTK’nun 20/3. maddesi uyarınca tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmek veya sözleşmeyi fesih yahut ondan rücu maksadıyla yapılacak ihbar veya ihtarların geçerli olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlık itibariyle taraflar arasındaki tellallık sözleşmesinin koşullarını ve süresini belirleyen yazılı bir belge bulunmamaktadır. Davalının 2002 yılından 2004 yılına kadar dava dışı Unico İnc. firmasına yaptığı her satış sonrası kendilerini bir araya getiren davacı tellala tellallık ücreti ödediği ve bu yönüyle taraflar arasında bir sorun çıkmadığı anlaşılmaktadır. Esasen, davalı da her satış sonrası tellallık ücretinin davacıya ödendiğini ikrar etmiştir. O halde, taraflar arasında her satış sonrasında tellallık ücretinin ödenmesi yönünde bir sözleşmenin kurulduğunun kabulü gerekir. Davalı taraf, 2005 yılında Almanya’daki bir fuar organizasyonunda bu sözleşmenin davacıya feshinin bildirildiğini savunmuştur.
Ancak, TTK’nun 20/3 maddesine uygun şekilde feshin bildirildiği kanıtlanmadığı gibi davalı 2005 ve 2006 yıllarında da bazı satışlar nedeniyle davacıya tellallık ücreti ödemiştir.
Bu durum karşısında, taraflar arasında 2002 yılından itibaren davalının mal sattığı dava dışı Unico İnc. firmasıyla kendisini bir araya getiren davacıya her satış sonrası tellallık ücreti ödemesi koşulunu içeren tellallık sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmenin uzun süreden beri aynı şekilde devam ettiği, usulüne uygun biçimde feshedildiğinin kanıtlanmadığı dikkate alınıp, asıl ve birleşen davanın bu çerçevede değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davaların reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060634500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz