Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3200 E. 2012/9776 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız eylem↗ davanın açılmamış sayılması↗ basiretli tacir↗ tazminat davası↗ açılmamış sayılma↗ marka hakkına tecavüz↗ ihtar↗ taşıyan↗ tacir↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tescil talebinin henüz başvuru aşamasında bulunması sebebiyle erken istenilen hükümsüzlük talebinin reddi gerektiği, haksız eylem niteliği taşıyan davalının markaya tecavüzü sonucu davacının piyasada edindiği imaj ve güvenin zedelendiği, davalının basiretli bir tacir gibi davranmayarak davacı adına daha önce tescilli markayı bilebilecek durumda iken, gerekli izni almaksızın davacı markasını kullanmasının ve ihtara rağmen kullanmaya devam etmesinin kusurlu bir davranış olduğu, davacı tarafça maddi tazminata yönelik taleplerin müracaata bırakıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespiti ile haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün önlenmesine, maddi tazminat istemine ilişkin davanın açılmamış sayılmasına, 5.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talebin reddine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, davalının 14.11.2007 tarihinde tescil başvurusunda bulunduğu 2007/60381 sayılı "LEDA patisserie +şekil" ibareli ve 20.09.2007 tarihinde tescil başvurusunda bulunduğu 2007/50937 sayılı "leda patisserie" ibareli marka başvurularının bulunduğu, her iki başvurunun da dava tarihi olan 07.01.2008 tarihinden önceki tarihlere rastladığı anlaşılmaktadır. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK'nin 40. maddesinde tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren başlayacağı düzenlenmiştir. Buna göre, 556 sayılı KHK'nin 40. maddesi itibariyle davalı marka başvurularının sonuçları beklenmeksizin ve 2007/50937 sayılı "leda patisserie" ibareli marka başvurusunun kesinleşerek yargılama aşamasında davalı adına tescil edilmiş olduğu da dikkate alınarak kararda tartışılmaksızın yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15800 E. 2013/116 K.
Ortak:haksız eylem · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · marka hakkına tecavüz · ihtar · taşıyan · tacir · maddi tazminat · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz kararda… an deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tescil talebinin henüz başvuru aşamasında bulunması sebebiyle erken istenilen hükümsüzlük talebinin reddi gerektiği, «haksız eylem» niteliği «taşıyan» davalının markaya tecavüzü sonucu davacının piyasada edindiği imaj ve güvenin zedelendiği, davalının basiretli bir «tacir» gibi davranmayarak davacı adına daha önce tescilli markayı bilebilecek durumda iken, gerekli izni almaksızın davacı markasını kullanmasının ve «ihtara» rağmen kullanmaya devam etmesinin kusurlu bir davranış olduğu, davacı tarafça «maddi tazminata» yönelik taleplerin müracaata bırakıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» yarattığının tespiti ile haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün önlenmesine, maddi tazminat istemine ilişkin «davanın açılmamış sayılmasına», 5.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talebin reddine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı tescil talebinin henüz başvuru aşamasında bulunması sebebiyle erken istenilen hükümsüzlük talebinin reddi gerektiği, «haksız eylem» niteliği «taşıyan» davalının markaya tecavüzü sonucu davacının piyasada edindiği imaj ve güvenin zedelendiği, davalının basiretli bir «tacir» gibi davranmayarak davacı adına daha önce tescilli markayı bilebilecek durumda iken, gerekli izni almaksızın davacı markasını kullanmasının ve «ihtara» rağmen kullanmaya devam etmesinin kusurlu bir davranış olduğu, davacı tarafça «maddi tazminata» yönelik taleplerin müracaata bırakıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» yarattığının tespiti ile haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün önlenmesine, maddi tazminat istemine ilişkin «davanın açılmamış sayılmasına», 5.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talebin reddine, hükmün «ilanına» dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13334 E. 2018/4590 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… tisserie+şekil" ve "..." ibareli markalarıyla davalının "...+şekil" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunda yer alan ... ibaresinin asli değil tali unsur olarak yer aldığı, başvuru konusu işaret ile davacı …
Davacının itirazına mesnet markalarının “...” ibareli unsurdan, davalı şirketin başvurusunun ise “...” ibaresini içerdiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, «iltibas» tehlikesi gerekli ve yeterlidir.
Davalı başvurusu davacı markalarının esaslı unsurunu aynen içermekte ve davalı başvurusundaki “w” harfi ile “ANI” ve “DONUT” kelimeleri her iki marka arasında «ayırt ediciliği» sağlamaya yetmemektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3612 E. 2024/6624 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… olduğu, buna göre, taraf markaları aynı dört harften oluşmakta ise de, davalının itirazına mesnet markalarının sözlükte bilinen bir anlamının bulunmadığı ve yüksek «ayırt ediciliğe» sahip olduğu, davacının başvurusunun esas unsurunu oluşturan "MODA" ibaresinin ise herkesçe bilinen bir anlamının bulunduğu, bu durumda başvurunun davacı markalarında anlamsal olarak oldukça uzaklaştığı, bu nedenle başvuruyu gören tüketicilerin derhal ve hiç düşünmeden, davacının markalarından farklı bir marka olduğunu ayırt edebilecekleri, taraf markalarının karıştırılması ihtimalinin bulunmadığı, "MADO" markası ile "MODA" esas unsurlu marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki «iltibas» koşulunun oluşmadığı, nitekim Yargıtay 11.
… "MADO" ve "MARMODA" markalarının benzer bulunmadığı anlaşıldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih, 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmediği, ayrıca bir «bilirkişi incelemesine» de gerek görülmediği, her ne kadar dava konusu başvuru davalı ...
… mesnet markası ile "ModaCafe" ibaresinden oluştuğu, taraf markalarının tescilli olduğu sınıflar yönünden "cafe", "fırın" ve "patisserie" ibareleri tanımlayıcı olup, «ayırt edicilikleri» bulunmadığı, bu hali ile her iki taraf markasının esas unsurunun da "MODA" ibaresi olması nedeniyle markalar arasında işaret benzerliği şartı gerçekleştiği, emtia benzerliği karşılaştırmasına gelince, dava konusu başvurunun kapsamında 30, 40 ve 43 üncü sınıf mal ve hizmetler bulunduğu, davalı şahsın itiraza mesnet markası ile 30 uncu sınıf mallar ve 43 üncü sınıf hizmetler yönünden tescilli olduğu, itiraza mesnet markanın kapsamında 40 ıncı sınıf hizmetler ise bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince başvuru kapsamında yer alan 40 ıncı sınıf "Gıdaların kurutulması, konservelenmesi, dondurulması, pişirilmesi, tütsülenmesi, salamura edilmesi hizmetleri; gıda işleme ve üretimi konularında bilgi verilmesi hizmetleri." ile 30 ve 43 üncü sınıf mal ve hizmetlerin benzerliği hususunda bir karşılaştırma yapılmadan bu sınıf yönünden de davanın reddine karar verilmiş ise de, içerisinde gıda mühendisi bilirkişinin bulunduğu heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda 40 ıncı sınıfta yer alan hizmetlerin gıda grubu emtialar gibi «son» tüketici tarafından satın alınan hizmetler olmadığı, örneğin yaş pasta emtiasını satın alan tüketici ile cafe hizmetini satın alan tüketicinin aynı olduğu, ancak g …
Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; başvuru ile müvekkilinin itiraza mesnet markalarının «iltibas» derecesinde benzer olduklarını, başvuru kapsamındaki 40 ıncı sınıfın da 30 ve 43 üncü sınıf mal ve hizmetlerle benzer olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'u …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3200 E. , 2012/9776 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/11/2010 tarih ve 2008/5-2010/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 90/005206 numaralı ''LEDA'' ibareli markanın maliki olduğunu ve markasını 1986 yılından beri ''Leda Pastanesi'' olarak faaliyet gösteren işyerinde kullandığını, davalının müvekkil markasına benzer şekilde 2007/50937 sayılı '' leda patisserie'' ve 2007/60381 sayılı ''LEDA patisserie'' ibareli marka tescil başvurularında bulunduğunu ve "Leda Patisserie'' olarak faaliyet göstermeye başladığını, müvekkil isim ve markasının müşteri çevresinde çok iyi tanındığını ve bilindiğini, müvekkilinin 22 yıllık emekle oluşturduğu markasının aynı alanda faaliyet gösteren davalı işyerinde kullanılmasının yanıltıcı ve aldatıcı olduğunu, davalı işyerinin müvekkiline ait işyeriymiş gibi algılandığını, bu durumun iş kaybına sebebiyet verdiğini ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, şimdilik mali haklara tecavüz sebebiyle 3.000 TL, yoksun kalınan kazanç sebebiyle 3.000 TL, marka itibarının zarara uğramış olması sebebiyle 3.000 TL maddi tazminat ile 100.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı markasının tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne, kararın ilanına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı pastanesinin Türkiye genelinde tanınmışlığının söz konusu olmadığını, tanınmışlığın semt ile sınırlı kaldığını, işletmeler ayrı semtlerde faaliyet gösterdiklerinden iş kaybından bahsedilemeyeceğini, marka hakkına tecavüz bulunmadığını, 43. sınıfta ''LEDA'' ibareli marka tescilinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tescil talebinin henüz başvuru aşamasında bulunması sebebiyle erken istenilen hükümsüzlük talebinin reddi gerektiği, haksız eylem niteliği taşıyan davalının markaya tecavüzü sonucu davacının piyasada edindiği imaj ve güvenin zedelendiği, davalının basiretli bir tacir gibi davranmayarak davacı adına daha önce tescilli markayı bilebilecek durumda iken, gerekli izni almaksızın davacı markasını kullanmasının ve ihtara rağmen kullanmaya devam etmesinin kusurlu bir davranış olduğu, davacı tarafça maddi tazminata yönelik taleplerin müracaata bırakıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespiti ile haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün önlenmesine, maddi tazminat istemine ilişkin davanın açılmamış sayılmasına, 5.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talebin reddine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, davalının 14.11.2007 tarihinde tescil başvurusunda bulunduğu 2007/60381 sayılı "LEDA patisserie +şekil" ibareli ve 20.09.2007 tarihinde tescil başvurusunda bulunduğu 2007/50937 sayılı "leda patisserie" ibareli marka başvurularının bulunduğu, her iki başvurunun da dava tarihi olan 07.01.2008 tarihinden önceki tarihlere rastladığı anlaşılmaktadır. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK'nin 40. maddesinde tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren başlayacağı düzenlenmiştir. Buna göre, 556 sayılı KHK'nin 40. maddesi itibariyle davalı marka başvurularının sonuçları beklenmeksizin ve 2007/50937 sayılı "leda patisserie" ibareli marka başvurusunun kesinleşerek yargılama aşamasında davalı adına tescil edilmiş olduğu da dikkate alınarak kararda tartışılmaksızın yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060630500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz