Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2938 E. 2024/5347 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anayasa mahkemesi iptal kararı↗ usulden ret↗ dava şartı yokluğu↗ tenfiz↗ usulden reddi↗ harç↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 17.07.2020 tarihli ve 2018/1241 E., 2020/620 K. sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 06.07.2023 tarihli ve 2022/4543 E., 2023/4188 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tenfiz şartlarının bulunmadığı, kararın kesinleştiğine ilişkin herhangi bir evrakın temin edilemediği, bunun dava şartı olduğu, 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin de Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tenfiz şartları bulunduğunu, kararın usulüne uygun olarak kesinleştiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tenfiz şartları bulunmadığını, 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin dava konusu ile ilgili olmadığını, Mahkemece dava usulden reddedilmesine rağmen esasa ilişkin değerlendirmeler yapılmasının hatalı olduğunu, vekalet ücretinin de maktu değil nispi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4543 E. 2023/4188 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · tenfiz · usulden reddi · vekalet ücreti · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tenfiz» şartlarının bulunmadığı, kararın kesinleştiğine ilişkin herhangi bir evrakın temin edilemediği, bunun dava şartı olduğu, 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin de Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «tenfiz» şartları bulunmadığını, 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin dava konusu ile ilgili olmadığını, Mahkemece dava usulden reddedilmesine rağmen esasa ilişkin değerlendirmeler yapılmasının hatalı olduğunu, «vekalet ücretinin» de maktu değil nispi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «tenfiz» şartları bulunduğunu, kararın usulüne uygun olarak kesinleştiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kaydileştirme · kanun yolu · maktu vekalet ücreti · sözleşmeye aykırılık · sebepsiz zenginleşme · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · yargılama gideri
Benzer bu karardaBirinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
… larak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun «kaydileştirmeye» ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve «ortaklık ilişkisi» kurulmuş sayılır.
Bu payların «kaydileştirilmemiş» olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı da iddia edilemez.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11715 E. 2017/4751 K.
Ortak:tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tenfiz» şartlarının bulunmadığı, kararın kesinleştiğine ilişkin herhangi bir evrakın temin edilemediği, bunun dava şartı olduğu, 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin de Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «tenfiz» şartları bulunduğunu, kararın usulüne uygun olarak kesinleştiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «tenfiz» şartları bulunmadığını, 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin dava konusu ile ilgili olmadığını, Mahkemece dava usulden reddedilmesine rağmen esasa ilişkin değerlendirmeler yapılmasının hatalı olduğunu, «vekalet ücretinin» de maktu değil nispi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «tenfizi» talep edilen yabancı mahkeme kararının 31/08/2007 tarihli asıl kararın bütünlüğü içerisinde yer alan ve parasal değerlere ilişkin 21/11/2011 tarihli değişiklik hükmüne ilişkin ve ek karar niteliğinde olduğu, ek kararın asıl karar niteliği taşımadığı gibi ayrı bir karar olarak kabul edilemeyeceği ve tek başına tenfiz davasının konusunu oluşturamayacağı, ayrıca tenfizi talep edilen 21/11/2011 tarihli değişiklik hükmünün de davalı tarafa tebliğ edildiğine veya kesinleştiğine ilişkin delil sunulamadığı, gerek talebe konu değişiklik hükmünün tebliğine ilişkin belgelerin ve gerekse 31/08/2007 tarihli asıl karar ile onaylı tercümesinin sunulması yönünde sonuçları «ihtar» edilmek suretiyle verilen «kesin süreye» rağmen eksikliklerin tamamlanmadığı, dolayısıyla MÖHUK’un 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gibi aynı kanunun 53. mad …
1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, tenfiz talebine konu yabancı mahkeme kararının ek karar niteliğinde olduğu ve tek başına tenfiz talebine konu olamayacağı, ayrıca tenfiz talebine konu kararın davalıya tebliğ edildiğine ve kesinleştiğine ilişkin delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosya kapsamında bulunan yabancı mahkemenin işlem «defterinden», davacı tarafından davalı aleyhine Amerika Birleşik Devletleri New York Güney Bölge Mahkemesinde 02.08.2006 tarihinde açılan davada davalının kendisini Harlan Mitchell Lazarus isimli avukat aracılığıyla «temsil» ettirdiği, yabancı mahkemenin 31.08.2007 tarihli kararının bu avukat aracılığıyla temyiz edildiği, yine temyiz aşamasında davalının aynı avukat tarafından temsil edildiği ve mahkeme kararının Amerika Birleşik Devletleri Temyiz Mahkemesi tarafından 18.01.2011 tarihinde onaylandığı, bunun üzerine temyiz mahkemesinin kararının Amerika Birleşik Devletleri New York Güney Bölge Mahkemesine gönderildiği ve Bölge Mahkemesinin ise davacının ilk karar tarihinden sonra işleyen faiz ve avukatlık ücreti talebini kabul ederek ilk davada verilen ve temyiz mahkemesi tarafından onanan hükmünü de içeren «tenfize» konu 21.11.2011 tarihli tadil edilmiş kararı verdiği, karardan önce davalının Harlan Mitchell Lazarus isimli avukatı azlettiğini bildirdiği, ancak azlin Bölge Mahk …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temyiz yolu · kesin süre · ihtar · eksik inceleme · temsil · kesin hüküm · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «tenfizi» talep edilen yabancı mahkeme kararının 31/08/2007 tarihli asıl kararın bütünlüğü içerisinde yer alan ve parasal değerlere ilişkin 21/11/2011 tarihli değişiklik hükmüne ilişkin ve ek karar niteliğinde olduğu, ek kararın asıl karar niteliği taşımadığı gibi ayrı bir karar olarak kabul edilemeyeceği ve tek başına tenfiz davasının konusunu oluşturamayacağı, ayrıca tenfizi talep edilen 21/11/2011 tarihli değişiklik hükmünün de davalı tarafa tebliğ edildiğine veya kesinleştiğine ilişkin delil sunulamadığı, gerek talebe konu değişiklik hükmünün tebliğine ilişkin belgelerin ve gerekse 31/08/2007 tarihli asıl karar ile onaylı tercümesinin sunulması yönünde sonuçları «ihtar» edilmek suretiyle verilen «kesin süreye» rağmen eksikliklerin tamamlanmadığı, dolayısıyla MÖHUK’un 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gibi aynı kanunun 53. mad …
Bu durumda, mahkemece, davalının yabancı mahkemede avukat aracılığıyla «temsil» edilip edilmediği, temsil edilmiş ise «tenfize» konu kararın davalının avukatına ABD kanunlarına göre tebliğ edilip edilmediği ve tenfize konu karara karşı «temyiz yolunun» açık olup olmadığı, ayrıca tüm bunlardan sonra tenfize konu kararın ek karar niteliğinde olup olmadığı araştırılarak, gerekirse yabancı mahkemeden tenfize konu kararla ilgili bilgi ve belge talep edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Ancak, dosya kapsamında bulunan yabancı mahkemenin işlem «defterinden», davacı tarafından davalı aleyhine Amerika Birleşik Devletleri New York Güney Bölge Mahkemesinde 02.08.2006 tarihinde açılan davada davalının kendisini Harlan Mitchell Lazarus isimli avukat aracılığıyla «temsil» ettirdiği, yabancı mahkemenin 31.08.2007 tarihli kararının bu avukat aracılığıyla temyiz edildiği, yine temyiz aşamasında davalının aynı avukat tarafından temsil edildiği ve mahkeme kararının Amerika Birleşik Devletleri Temyiz Mahkemesi tarafından 18.01.2011 tarihinde onaylandığı, bunun üzerine temyiz mahkemesinin kararının Amerika Birleşik Devletleri New York Güney Bölge Mahkemesine gönderildiği ve Bölge Mahkemesinin ise davacının ilk karar tarihinden sonra işleyen faiz ve avukatlık ücreti talebini kabul ederek ilk davada verilen ve temyiz mahkemesi tarafından onanan hükmünü de içeren «tenfize» konu 21.11.2011 tarihli tadil edilmiş kararı verdiği, karardan önce davalının Harlan Mitchell Lazarus isimli avukatı azlettiğini bildirdiği, ancak azlin Bölge Mahk …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2938 E. , 2024/5347 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Usulden ret
Taraflar arasındaki yabancı mahkeme kararının tenfizi davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın dava şart yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, Amerika Birleşik Devletleri New York Güney Bölge Mahkemesinin 21.11.2011 tarih ve 06 Civ. 5861 (JSR) sayılı kararının kesinleştiğini ileri sürerek bu kararın tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tenfiz şartlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 17.07.2020 tarihli ve 2018/1241 E., 2020/620 K. sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 06.07.2023 tarihli ve 2022/4543 E., 2023/4188 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tenfiz şartlarının bulunmadığı, kararın kesinleştiğine ilişkin herhangi bir evrakın temin edilemediği, bunun dava şartı olduğu, 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin de Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tenfiz şartları bulunduğunu, kararın usulüne uygun olarak kesinleştiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tenfiz şartları bulunmadığını, 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin dava konusu ile ilgili olmadığını, Mahkemece dava usulden reddedilmesine rağmen esasa ilişkin değerlendirmeler yapılmasının hatalı olduğunu, vekalet ücretinin de maktu değil nispi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060592300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz