6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Açık muvafakat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3938 E. 2012/10179 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık muvafakat dain-i mürtehin riziko ek prim reeskont faizi muvafakat ihtar ihtarname hasar avans faizi

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1267

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortacının sigorta primini talep ettiği halde sigortalı tarafından ödenmemesi halinde sigortalıya resmi bir ihtarname keşide etmesinin gerektiği, bu ihtarı keşide etmemiş olan sigortacının primin ödenmesini talep etmesine karşın sigortalı tarafından ödenmediğini başka bir şekilde kanıtlama imkanının bulunmadığını, davaya konu olayda ilk taksidin ödendiği, ödemeye kadar davalı sigortacıdan sadır olan davacı sigortalıya muhatap bir uyarı yazısı bulunmadığından davalı ... şirketinin TTK’nun 1267. maddesi gereğince doğan zarardan sorumlu olduğu, teknik incelemede iş makinasında oluşan hasar bedeline KDV ilave edilmek suretiyle tespit olunan değer üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği ayrıca poliçedeki dain mürtehin hakkı sahibinin açık muvafakatinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 28.693,40 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkeme gerekçesi yerinde değilse de, dosyadaki delillerden davaya konu rizikonun prim ödeme tarihinden önce meydana geldiğinin kanıtlanamamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2 – Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde reeskont faizi talep edilmesine karşın mahkemece talebi aşacak şekilde hüküm altına alınan miktara avans faizi işletilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Dain-i mürtehin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14372 E. 2016/175 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10392 E. 2016/4924 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/68 E. 2015/1019 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9315 E. 2018/2151 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/3938 E.  ,  2012/10179 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2010 tarih ve 2010/126-2010/621 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından finansal kiralama yoluyla satın alınan iş makinesinin davalı sigortacı tarafından makine kırılması sigortası kapsamında sigortalandığını, müvekkilinin prim ödeme borcunu yerine getirmesine karşın davalı şirketin prim ödemesi yapılmadığı gerekçesiyle hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek, 33.073,40 TL’nin fatura ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, sigorta poliçesinin ilk peşinatının hasar tarihi itibariyle ödenmemiş olduğunu, davacı tarafça poliçe primlerinin tahsili amacıyla kredi kartı ödeme talimatı verilmişse de müvekkili şirket tarafından yapılan tahsilat girişimlerinin akim kaldığını ve bu şekilde poliçe peşinat priminin rizikonun meydana gelmesinden önce tahsil edilemediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortacının sigorta primini talep ettiği halde sigortalı tarafından ödenmemesi halinde sigortalıya resmi bir ihtarname keşide etmesinin gerektiği, bu ihtarı keşide etmemiş olan sigortacının primin ödenmesini talep etmesine karşın sigortalı tarafından ödenmediğini başka bir şekilde kanıtlama imkanının bulunmadığını, davaya konu olayda ilk taksidin ödendiği, ödemeye kadar davalı sigortacıdan sadır olan davacı sigortalıya muhatap bir uyarı yazısı bulunmadığından davalı ... şirketinin TTK’nun 1267. maddesi gereğince doğan zarardan sorumlu olduğu, teknik incelemede iş makinasında oluşan hasar bedeline KDV ilave edilmek suretiyle tespit olunan değer üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği ayrıca poliçedeki dain mürtehin hakkı sahibinin açık muvafakatinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 28.693,40 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkeme gerekçesi yerinde değilse de, dosyadaki delillerden davaya konu rizikonun prim ödeme tarihinden önce meydana geldiğinin kanıtlanamamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2 – Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde reeskont faizi talep edilmesine karşın mahkemece talebi aşacak şekilde hüküm altına alınan miktara avans faizi işletilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın hüküm fıkrasının 1.bendinde yer alan “avans faizi” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “reeskont faizi” ibaresinin konulmasına, kararın işbu düzeltilen şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060561700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.