Açık muvafakat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3938 E. 2012/10179 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık muvafakat↗ dain-i mürtehin↗ riziko↗ ek prim↗ reeskont faizi↗ muvafakat↗ ihtar↗ ihtarname↗ hasar↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortacının sigorta primini talep ettiği halde sigortalı tarafından ödenmemesi halinde sigortalıya resmi bir ihtarname keşide etmesinin gerektiği, bu ihtarı keşide etmemiş olan sigortacının primin ödenmesini talep etmesine karşın sigortalı tarafından ödenmediğini başka bir şekilde kanıtlama imkanının bulunmadığını, davaya konu olayda ilk taksidin ödendiği, ödemeye kadar davalı sigortacıdan sadır olan davacı sigortalıya muhatap bir uyarı yazısı bulunmadığından davalı ... şirketinin TTK’nun 1267. maddesi gereğince doğan zarardan sorumlu olduğu, teknik incelemede iş makinasında oluşan hasar bedeline KDV ilave edilmek suretiyle tespit olunan değer üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği ayrıca poliçedeki dain mürtehin hakkı sahibinin açık muvafakatinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 28.693,40 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkeme gerekçesi yerinde değilse de, dosyadaki delillerden davaya konu rizikonun prim ödeme tarihinden önce meydana geldiğinin kanıtlanamamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 – Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde reeskont faizi talep edilmesine karşın mahkemece talebi aşacak şekilde hüküm altına alınan miktara avans faizi işletilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14372 E. 2016/175 K.
Ortak:dain-i mürtehin · muvafakat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortacının sigorta «primini» talep ettiği halde sigortalı tarafından ödenmemesi halinde sigortalıya resmi bir «ihtarname» keşide etmesinin gerektiği, bu «ihtarı» keşide etmemiş olan sigortacının primin ödenmesini talep etmesine karşın sigortalı tarafından ödenmediğini başka bir şekilde kanıtlama imkanının bulunmadığını, davaya konu olayda ilk taksidin ödendiği, ödemeye kadar davalı sigortacıdan sadır olan davacı sigortalıya muhatap bir uyarı yazısı bulunmadığından davalı ... şirketinin TTK’nun 1267. maddesi gereğince doğan zarardan sorumlu olduğu, teknik incelemede iş makinasında oluşan «hasar» bedeline KDV ilave edilmek suretiyle tespit olunan değer üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği ayrıca poliçedeki «dain mürtehin» hakkı sahibinin «açık muvafakatinin» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 28.693,40 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir …
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · kesin süre · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10392 E. 2016/4924 K.
Ortak:dain-i mürtehin · muvafakat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortacının sigorta «primini» talep ettiği halde sigortalı tarafından ödenmemesi halinde sigortalıya resmi bir «ihtarname» keşide etmesinin gerektiği, bu «ihtarı» keşide etmemiş olan sigortacının primin ödenmesini talep etmesine karşın sigortalı tarafından ödenmediğini başka bir şekilde kanıtlama imkanının bulunmadığını, davaya konu olayda ilk taksidin ödendiği, ödemeye kadar davalı sigortacıdan sadır olan davacı sigortalıya muhatap bir uyarı yazısı bulunmadığından davalı ... şirketinin TTK’nun 1267. maddesi gereğince doğan zarardan sorumlu olduğu, teknik incelemede iş makinasında oluşan «hasar» bedeline KDV ilave edilmek suretiyle tespit olunan değer üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği ayrıca poliçedeki «dain mürtehin» hakkı sahibinin «açık muvafakatinin» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 28.693,40 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; «sigorta poliçesinde» dain ve mürtehin olan ...Bankası Şubesi'nin davaya «muvafakatlarının» olmadığı, davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece «rehin hakkı» sahibinin davaya «muvafakati» sağlanamadığı belirtilerek, «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, karar tarihinden sonra dava dışı banka şubesinin 07.07.2015 tarihli yazısı ile davacı tarafından açılan davaya muvafakat verildiği bildirilmiştir.
Daini mürtehin tarafından verilen «muvafakat» davanın her aşamasında tamamlanabilen dava şartı niteliğinde olmakla, yargılama sırasında bulunmayan dava şartının sonradan hasıl olması, dava ekonomisi bakımından davanın sürdürülmesini gerektireceğinden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması için hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rehin hakkı · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · rehin · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece «rehin hakkı» sahibinin davaya «muvafakati» sağlanamadığı belirtilerek, «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, karar tarihinden sonra dava dışı banka şubesinin 07.07.2015 tarihli yazısı ile davacı tarafından açılan davaya muvafakat verildiği bildirilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; «sigorta poliçesinde» dain ve mürtehin olan ...Bankası Şubesi'nin davaya «muvafakatlarının» olmadığı, davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/68 E. 2015/1019 K.
Ortak:dain-i mürtehin · muvafakat · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortacının sigorta «primini» talep ettiği halde sigortalı tarafından ödenmemesi halinde sigortalıya resmi bir «ihtarname» keşide etmesinin gerektiği, bu «ihtarı» keşide etmemiş olan sigortacının primin ödenmesini talep etmesine karşın sigortalı tarafından ödenmediğini başka bir şekilde kanıtlama imkanının bulunmadığını, davaya konu olayda ilk taksidin ödendiği, ödemeye kadar davalı sigortacıdan sadır olan davacı sigortalıya muhatap bir uyarı yazısı bulunmadığından davalı ... şirketinin TTK’nun 1267. maddesi gereğince doğan zarardan sorumlu olduğu, teknik incelemede iş makinasında oluşan «hasar» bedeline KDV ilave edilmek suretiyle tespit olunan değer üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği ayrıca poliçedeki «dain mürtehin» hakkı sahibinin «açık muvafakatinin» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 28.693,40 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı murisin bahçesinde meydana gelen «hasarın» poliçe kapsamında bulunduğu, «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak yer alan ....’nin sigorta poliçesi ile ilgili taşınmaz üzerinde «rehin hakkının» bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden kabulü ile 9.784,80 TL tazminatın davalıdan alınarak davacı ...'in «mirasçıları» ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e miras payları oranında verilmesine, davanın ..... yönünden reddine karar verilmiştir.
Davaya konu «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak gösterilenin ... olması nedeniyle bu kooperatifin davaya «muvafakat» veya «icazeti» alınması gerekirken, .....'nden sadır belgenin sunulma nedeni dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi, yazı içeriğinin de bozma gereğini karşılamadığı görülmüştür.
Zira, davacıya ait taşınmazlar üzerinde değil, «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» «kaydı» bulunduğu gibi davaya «muvafakat» veya «icazete» ilişkin bir beyan da sunulmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rehin hakkı · icazet · sigorta tazminatı · rehin · mirasçılık · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu karardaDairemiz bozma ilamında, davanın dayanağını oluşturan «sigorta poliçesinde» .... 'nin dain ve mürtehin olarak gösterildiği, bu durumda anılan kooperatifin «rehin hakkı» bulunduğundan «sigortadan tazminat» talep etme hakkının da öncelikle ona ait olduğu belirtilerek, dava dışı kooperatifin rehin hakkının ortadan kalkıp kalkmadığının tespiti ve rehin hakkının devam ettiğinin anlaşılması halinde ise, kooperatiften davaya «muvafakat» veya «icazetleri» olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verildikten sonra işin esasının incelenmesi gerektiğine değinilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı murisin bahçesinde meydana gelen «hasarın» poliçe kapsamında bulunduğu, «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak yer alan ....’nin sigorta poliçesi ile ilgili taşınmaz üzerinde «rehin hakkının» bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden kabulü ile 9.784,80 TL tazminatın davalıdan alınarak davacı ...'in «mirasçıları» ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e miras payları oranında verilmesine, davanın ..... yönünden reddine karar verilmiştir.
Zira, davacıya ait taşınmazlar üzerinde değil, «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» «kaydı» bulunduğu gibi davaya «muvafakat» veya «icazete» ilişkin bir beyan da sunulmamıştır.
Davaya konu «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak gösterilenin ... olması nedeniyle bu kooperatifin davaya «muvafakat» veya «icazeti» alınması gerekirken, .....'nden sadır belgenin sunulma nedeni dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi, yazı içeriğinin de bozma gereğini karşılamadığı görülmüştür.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9315 E. 2018/2151 K.
Ortak:dain-i mürtehin · muvafakat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortacının sigorta «primini» talep ettiği halde sigortalı tarafından ödenmemesi halinde sigortalıya resmi bir «ihtarname» keşide etmesinin gerektiği, bu «ihtarı» keşide etmemiş olan sigortacının primin ödenmesini talep etmesine karşın sigortalı tarafından ödenmediğini başka bir şekilde kanıtlama imkanının bulunmadığını, davaya konu olayda ilk taksidin ödendiği, ödemeye kadar davalı sigortacıdan sadır olan davacı sigortalıya muhatap bir uyarı yazısı bulunmadığından davalı ... şirketinin TTK’nun 1267. maddesi gereğince doğan zarardan sorumlu olduğu, teknik incelemede iş makinasında oluşan «hasar» bedeline KDV ilave edilmek suretiyle tespit olunan değer üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği ayrıca poliçedeki «dain mürtehin» hakkı sahibinin «açık muvafakatinin» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 28.693,40 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir …
Benzer bu karardaBankası A.Ş. lehine «dain mürtehin» «kaydı» olduğu, dava dışı ...
Bankası A.Ş'nin ise açılan davada ilgili tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatlerinin» olmadığına dair beyanda bulunulduğu, bu durumda davacının görülen davada «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, poliçede «dain mürtehin» «kaydı» bulunduğu, ancak dain mürtehin ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı · husumet
Benzer bu karardaBankası A.Ş'nin açılan davada hükmedilecek tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakat» etmemesi nedeniyle «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili, temyiz dilekçesine ekli olarak 14.06.2016 tarihli ...
Bankası A.Ş'nin ise açılan davada ilgili tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatlerinin» olmadığına dair beyanda bulunulduğu, bu durumda davacının görülen davada «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, poliçede «dain mürtehin» «kaydı» bulunduğu, ancak dain mürtehin ...
Bankası A.Ş'nin davaya «muvafakatını» gösterir belgeyi sunmuş olup «aktif husumete» ilişkin noksanlığı gidermiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3938 E. , 2012/10179 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2010 tarih ve 2010/126-2010/621 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından finansal kiralama yoluyla satın alınan iş makinesinin davalı sigortacı tarafından makine kırılması sigortası kapsamında sigortalandığını, müvekkilinin prim ödeme borcunu yerine getirmesine karşın davalı şirketin prim ödemesi yapılmadığı gerekçesiyle hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek, 33.073,40 TL’nin fatura ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta poliçesinin ilk peşinatının hasar tarihi itibariyle ödenmemiş olduğunu, davacı tarafça poliçe primlerinin tahsili amacıyla kredi kartı ödeme talimatı verilmişse de müvekkili şirket tarafından yapılan tahsilat girişimlerinin akim kaldığını ve bu şekilde poliçe peşinat priminin rizikonun meydana gelmesinden önce tahsil edilemediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortacının sigorta primini talep ettiği halde sigortalı tarafından ödenmemesi halinde sigortalıya resmi bir ihtarname keşide etmesinin gerektiği, bu ihtarı keşide etmemiş olan sigortacının primin ödenmesini talep etmesine karşın sigortalı tarafından ödenmediğini başka bir şekilde kanıtlama imkanının bulunmadığını, davaya konu olayda ilk taksidin ödendiği, ödemeye kadar davalı sigortacıdan sadır olan davacı sigortalıya muhatap bir uyarı yazısı bulunmadığından davalı ... şirketinin TTK’nun 1267. maddesi gereğince doğan zarardan sorumlu olduğu, teknik incelemede iş makinasında oluşan hasar bedeline KDV ilave edilmek suretiyle tespit olunan değer üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği ayrıca poliçedeki dain mürtehin hakkı sahibinin açık muvafakatinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 28.693,40 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkeme gerekçesi yerinde değilse de, dosyadaki delillerden davaya konu rizikonun prim ödeme tarihinden önce meydana geldiğinin kanıtlanamamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 – Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde reeskont faizi talep edilmesine karşın mahkemece talebi aşacak şekilde hüküm altına alınan miktara avans faizi işletilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın hüküm fıkrasının 1.bendinde yer alan “avans faizi” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “reeskont faizi” ibaresinin konulmasına, kararın işbu düzeltilen şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060561700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz