Uçuş izni alma yükümü olan tarafın ödediği kiralama bedelini isteyememesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2704 E. 2024/5165 K. · · İlk derece: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Uçak kiralama sözleşmesinde uçuş veya iniş izninin alınamaması ihtimali taraflarca öngörülüp bu iznin temini bir tarafın sorumluluğuna bırakılmış ve iznin alınamaması nedeniyle uçuş iptal edilirse kiralama ücretinin tamamının kiralayanda kalacağı kararlaştırılmışsa, izni almakla yükümlü taraf iznin alınamaması nedeniyle uçuş gerçekleşmediğinde ahde vefa ilkesi gereği ödediği kiralama bedelinin iadesini isteyemez; sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getiren ve kusuru bulunmayan taşıyıcıya karşı iade talebi yerinde değildir. Ödendiği belgeyle ispatlanamayan kalem yönünden de iade istenemez.
Ele alınan sorunlar
Üst uçuş izninin alınamaması nedeniyle uçuşun gerçekleşmemesi hâlinde ödenen uçak kiralama bedelinin iadesinin istenip istenemeyeceği → ret
İddia: Davacı, iç çatışmalar nedeniyle üst uçuş izni verilmediğini ve malzemelerin gönderilemediğini, ilk bilirkişi raporunda zararının tespit edildiğini ve taşıyıcının operasyon masrafları mahsup edilerek kalan miktarın iadesi gerektiğinin belirlendiğini, buna karşın çelişkili ikinci rapora göre hüküm kurulduğunu ve çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Somut olayda uçuş izni verilemeyeceği veya varış havalimanına iniş izni temin edilemeyeceği ihtimali taraflarca sözleşme yapılırken öngörülmüş ve buna ilişkin düzenlemeye sözleşmede yer verilmiştir. Taraflar arasındaki uçak kiralama sözleşmesine göre koalisyon güçlerinin özel olarak vermesi gereken üst uçuş izninin alınması davacının sorumluluğundadır; bu izin alınamamış, davalı ise sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmiş ve herhangi bir kusuru bulunmadığı bilirkişi raporuyla da tespit edilmiştir. Bu nedenle ahde vefa ilkesi gereği, sözleşme hükümleri doğrultusunda davalıya ödenen kiralama bedeli iade edilemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Malzemelerin toplanması, elleçlenmesi ve taşınması için kararlaştırılan bedelin iadesi → ret
İddia: Davacı, sözleşme gereği davalıya ödediğini ileri sürdüğü uçak kiralama bedeli yanında bu kalemin de iadesini talep etmiştir.
Gerekçe: Bu kalemin davalıya ödendiğine dair belge bulunmadığından iadesine karar verilemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
İzin alınamaması riskinin sözleşmeyle bir tarafa yüklendiği uçak kiralama ilişkilerinde, ahde vefa ilkesi gereği ödenen kiralama bedelinin iade edilemeyeceği bakımından emsal değer taşır; Yargıtay'ca onanmış olması bağlayıcı ağırlık kazandırır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uçak kiralama sözleşmesi↗ ahde vefa (sözleşmeye bağlılık) ilkesi↗ iptal ücreti↗ üst uçuş izni↗ riskin sözleşmeyle paylaştırılması↗ kusur↗ ispat yükü↗ bilirkişi raporları arasındaki çelişki↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10900 E. 2014/2466 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutabakat · tacir · temsil
Benzer bu kararda… adığı, hac/umre taşımacılığının da kiralanan bu uçaklarla fakat Suudi Arabistan Havayolları tarafından yapıldığı, bununla ilgili olarak taraflar arasında bağıtlanan «mutabakat» anlaşmasında bir hüküm bulunmadığı gibi uçak kiralamasında davacının katkısı bulunduğunun da kanıtlanamadığı, sonuç olarak davacının 16.07.1998 tarihli mutabakat a …
Taraflar ve dava dışı A-L şirketi «temsilcileri» arasında 22.10.1999 tarihinde yapılan toplantıya ilişkin olarak düzenlenen Toplantı Tutanağında da aralarında yapılan 16.07.1998 tarihli anlaşmaların geçerli olduğu belirtilmiş olup, tutanakta A-L'nın O.
Ayrıca, «tacir» olan davacının yapılmasına aracılık ettiği veya yapılmasını sağladığı sözleşme ve hizmetlerin karşılığı olarak münasip bir ücreti talep etmesi yasal hakkı olup, sö …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10188 E. 2012/13865 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yabancılık unsuru · kefalet · tüzel kişilik · uyuşmazlık konusu · taahhütname · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSuudi Arabistan devletinde, o devletin hukukuna göre kurulmuş ayrı bir «tüzel kişilik» olduğu, şirketin «kefaleti» ile Suidi Arbistan'da çalışma izni alan davacının, sözkonusu kefaletin kaldırılmasını veya kaldırılmaması nedeniyle oluşan hak ve alacaklarını yine o şirketi taraf göstererek istemesi gerektiği, davalıların, o şirketin ortakları olmalarının doğrudan kendilerinden hak talep edilmesine imkan vermeyeceği, davalıların, kefaletin kaldırılması konusunda ayrıca bir «taahhütleri» bulunduğu da iddia edilmediğine göre davalılara «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki ilişkide «yabancılık unsuru» bulunduğu, davalıların ortağı oldukları iddia olunan şirketin Türkiye sınırlarında olmadığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
1- Dava, davalıların ortak olduğu ve Suudi Arabistan’da Suudi Kanunlarına göre kurulduğu anlaşılan “MESA SAUDİ ARABIA CORTRACTING Ltd” şirketinin icra müdürü olarak atanan davacının görevinin şirketin faaliyetine «son» verilmesine rağmen resmi makamlar nezdinde kaldırılmadığı, bu nedenle davacının başka şirketler ile çalışamadığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12370 E. 2018/5499 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2704 E. , 2024/5165 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/467 Esas, 2022/1296 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/380 E., 2019/1390 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Bakanlar Kurulunun 2016/8510 sayılı Kararnamesi ile 28.11.2016 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yemen Cumhuriyeti Hükümeti arasında sağlık alanında "Hibe Anlaşması" imzalandığını, anılan anlaşmanın 2017/9991 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine istinaden yürürlüğe girdiğini, Yemen Devletine gönderilecek 46 ton ilacın T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından tedarik edilerek davacı ... Derneğine teslim edildiğini, bunun dışında davacının da tedarik ettiği 10 ton gıda malzemesinin uçağa yüklenerek gönderilmeye hazır hale getirildiğini, davacı ile Türk Hava Yolları arasında yapılan görüşmeler sonucunda yardım malzemelerinin ulaşacağı havalimanının, mevcut savaş koşullarının devam etmesi sebebiyle sevkiyatı gerçekleştirmesi planlanan ve davacının kurumsal işbirlikçisi ve destekçisi Türk Hava Yolları tarafından yüksek riskli olarak değerlendirildiğini, bunun üzerine işin aciliyetine binaen davacı ile davalı arasında tıbbi malzeme ve diğer malzemelerin gönderilmesi için sözleşme imzalanmak durumunda kalındığını, buna karşın Suudi Arabistan Koalisyon Güçlerinin üst uçuş iznini vermediğini, gönderilmesi planlanan yardım malzemelerinin hava yolu ile gönderilemediğini, davacının sözleşme gereği davalı tarafa ödemiş olduğu 245.000,00 USD + 10.000,00 TL uçak kiralama bedelinin 23.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle, 245.000,00 USD'nin fiili ödeme günündeki kur üzerinden davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince, davalının, davacı tarafından belirlenen tarihte Sabiha Gökçen Havalimanından Aden'e 55 ton yardım malzemesi taşımak üzere uygun bir uçak tedarik edeceği, bunun karşılığında davacının 245.000,00 USD ve ayrıca malzemelerin toplanması, elleçlenmesi ve taşınması için 10.000,00 TL ödeneceği, kiralanan uçağın 27.06.2017 günü Türkiye saati ile 10:15'te Sabiha Gökçen Havalimanından havalanarak saat 15:05'te Aden'e konması konusunda mutabık kalındığını, sözleşmede açıkça üst geçiş izni alınmasının Türkiye Kızılay Derneğinin yükümlülüğünde olduğunun, iznin zamanında alınamaması ve bu nedenle uçuşun iptal edilmesi halinde, davalının kiralama ücretinin tamamına hak kazanacağının belirtildiğini, davalının sözleşmeden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerini süresi içinde yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin "İptal Etme" başlıklı bölümünde "Suudi Hava Kuvvetleri izni/şikayeti ve ADE iniş/slot müşterinin sorumluluğudur. Müşteri bu izinleri zamanında almazsa ve uçuşlar bu nedenle iptal edilirse Merkür kiralama ücretinin %100'ünü iptal etme ücreti olarak kullanma hakkını saklı tutar" hükmünün düzenlendiği, tarafların sözleşmenin geçerliliğine ilişkin herhangi bir itirazları bulunmadığı, somut olayda Suudi Arabistan tarafından uçuş izni verilemeyeceği yahut Aden Havalimanı'na iniş izni temin edilemeyeceği taraflarca öngörülmüş olduğundan ve bu durumlara ilişkin sonuçlar da sözleşmede açıkça kararlaştırıldığından, ahde vefa ilkesinin bir sonucu olarak davacının uçak kiralama bedeli olan 245.000,00 USD'yi talep edemeyeceği, malzemelerin toplanması, elleçlenmesi ve taşınması için kararlaştırılan 10.000,00 TL'nin davacı tarafından ödenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında Umudu Ol Yardım Kampanyası çerçevesinde ilaç ve tıbbi malzemenin nakli için 245.000,00 USD ve 10.000,00 TL değerinde sözleşme imzalandığını, Yemendeki iç çatışmalar nedeniyle üst uçuş izni verilmediğini, bu nedenle malzemelerin gönderilemediğini, ilk bilirkişi raporunda davacının 245.000,00 USD zarara uğradığı ve davalı taşımacının operasyon aşamasında ortaya çıkan masraflarının mahsup edilerek kalan miktarın davacıya iadesi gerektiğinin tespit edildiğini, ancak mahkemece aldırılan ikinci bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporlarının birbiri ile çeliştiğini, çelişkinin giderilmesi için dosyanın yeni bir bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, Suudi Arabistan tarafından uçuş izni verilemeyeceği veya Aden Havalimanı' na iniş izni temin edilemeyeceği ihtimalinin taraflarca sözleşme yapılırken öngörüldüğü buna ilişkin düzenlemenin sözleşmede yer aldığı, taraflar arasındaki uçak kiralama sözleşmesine göre Suudi Arabistan Koalisyon güçlerinin özel olarak vermesi gereken üst uçuş izninin davacının sorumluluğunda olduğu, bu iznin alınamadığı, davalının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiği, herhangi bir kusuru bulunmadığı bilirkişi raporu ile de tespit edildiğinden, ahde vefa ilkesi gereği sözleşme hükümleri doğrultusunda davalıya ödenen 245.000,00 USD'nin iade edilemeyeceği, ayrıca 10.000,00 TL'nin ödendiğine dair belge de bulunmadığından mahkemece davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uluslararası taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 incı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060048800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz