Şirketin feshi ve tasfiyesi | Sözleşmenin feshi | Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4061 E. 2024/646 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gayri faal şirket↗ genel kurulu toplantıya çağırma↗ bilgi alma hakkı↗ limited şirketin feshi↗ limited şirket ortağı↗ şirketin feshi↗ tasfiye memuru atanması↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ kâr dağıtımı↗ limited şirket↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/391 E., 2021/575 K.
Taraflar arasındaki şirketin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2 ortaktan oluşan davalı limited şirketi 29.12.2010 tarihinde kardeşi davalı ... ile birlikte kurduğunu, müvekkil kardeşi ... ile şirketi idare ederken ... tarafından müvekkile şirket için birlikte ödeyeceklerini söyleyerek krediler aldırdığını, bu kredilerin davacı tarafından ödendiğini, bunun üzerine müvekkil şirketteki hissesini devretmek için ihtarname gönderse de bir sonuç elde edemediğini, işlerin kötü gitmesi sebebiyle müvekkilinin şirketten fiilen ayrıldığını, davalı limited şirketin 58.000,00 TL'lik vergi borcunun şirketin diğer kurucusu olan davalı ...'nın bir işi olmaması ve üzerine kayıtlı bir mal varlığının bulunmaması sebebiyle müvekkilin maaşından kesildiğini, limited şirkette haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemeden şirketin feshi talep edilebildiğini, limited şirketi her ne kadar sermaye şirketi de olsa ortaklar arasındaki ilişkiler en az şahıs şirketleri kadar önemli olduğunu, bu nedenle sürdürülmesi çekilmez hale gelen şirketi şahıs şirketlerinde olduğu gibi haklı sebeple feshetme yetkisi ortağa tanındığını, davalı şirketin diğer ortağı olan davalının kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemediğini, bu durumun müvekkilinin ciddi zarara uğramasına yol açtığını ileri sürerek davalı şirketin feshedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %50 pay ile davalı şirketin ortağı olduğu, davalı şirketin 30.03.2013 tarihinden itibaren dava tarihine kadar 6 yıllık sürede yasa gereği her yıl yapması gereken genel kurullarını yapılmadığı, böylelikle davacı ortağın şirket hakkında bilgi alma hakkının engellenmiş olduğu, kâr dağıtımı yapılmadığı, davalı şirket ve diğer davalı yönetici ortak tarafından yıl sonlarında düzenlenmiş bilançoların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 186 ncı maddesindeki ifadesine uygun ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle envanter çıkarılmadığı ve bu nedenle bilançoların gerçeği yansıtmadığı, davacının şirket borçlarını ödemek zorunda olmasına karşın yapıları ödemelerin, çekilen banka kredilerinin şirket kayıtlarında yer almadığı, 31.12.2018 tarihli bilançosuna göre şirketin borca batık durumda olduğu, davalı yöneticinin gerekli tedbirleri almak üzere genel kurulu toplantıya çağırmadığı bu nedenle asli görevlerini yerine getirmediği, davacının üstlenmek zorunda kaldığı vergi borcundan dolayı şirketten alacaklı olduğu, şirketin feshini istemesinin objektif iyi niyet kavramına uygun olduğu, şirketin uzun süredir gayri faal olduğu, şirketin devamında kamu menfaatinin olmadığı gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine, şirketin unvanının başına "Tasfiye Halinde" ibaresinin eklenmesine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 636 ncı maddesindeki şartların oluşmadığını, dava konusu olayın meydana gelmesi şirketin ortağı durumundaki davacının kendi keyfi hissiyatı ve düşüncesinin neden olduğunu, şirkete ait vergi borçları, güncel yaşanılan ekonomik kriz ve mali sektördeki tıkanıklık nedeni ile gecikmeli olarak yerine getirildiğini, eksik inceleme sonucu çelişkili bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiğini, davalı taraf beyan ve davaya katılımı olmadan davacının tek taraflı talep ve beyanları sonucu verilen kararın isabetsiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar, istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... İletişim Bilişim Teknolojileri Elektrik Elektronik Temizlik İnşaat Kömür Nakliyat Besicilik Tic. ve San. Ltd. Şti. yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ...'nın aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4.Dava, limited şirketin feshi istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, limited şirket ortağı olan davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmişse de, şirket feshi davasında husumetin şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, şirket ortağına husumet düşmemektedir. Bu durumda, davalı ... yönünden davanın husumetten reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın mümeyyiz davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.
Ortak:tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… tarihinden itibaren dava tarihine kadar 6 yıllık sürede yasa gereği her yıl yapması gereken genel kurullarını yapılmadığı, böylelikle davacı ortağın şirket hakkında «bilgi alma hakkının» engellenmiş olduğu, kâr «dağıtımı» yapılmadığı, davalı şirket ve diğer davalı yönetici ortak tarafından yıl sonlarında düzenlenmiş bilançoların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 186 ncı maddesindeki ifadesine uygun ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle envanter çıkarılmadığı ve bu nedenle bilançoların gerçeği yansıtmadığı, davacının şirket borçlarını ödemek zorunda olmasına karşın yapıları ödemelerin, çekilen banka kredilerinin şirket kayıtlarında yer almadığı, 31.12.2018 tarihli bilançosuna göre şirketin borca batık durumda olduğu, davalı yöneticinin gerekli tedbirleri almak üzere «genel kurulu toplantıya çağırmadığı» bu nedenle asli görevlerini yerine getirmediği, davacının üstlenmek zorunda kaldığı vergi borcundan dolayı şirketten alacaklı olduğu, «şirketin feshini» istemesinin objektif iyi niyet kavramına uygun olduğu, şirketin uzun süredir gayri faal olduğu, şirketin devamında kamu menfaatinin olmadığı gerekçesiyle şirketin «fesih» ve tasfiyesine, şirketin unvanının başına "Tasfiye Halinde" ibaresinin eklenmesine, «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, «limited şirket ortağı» olan davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmişse de, «şirket feshi» davasında «husumetin» şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, şirket ortağına husumet düşmemektedir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2 ortaktan oluşan davalı «limited şirketi» 29.12.2010 tarihinde kardeşi davalı ... ile birlikte kurduğunu, müvekkil kardeşi ... ile şirketi idare ederken ... tarafından müvekkile şirket için birlikte ödeyeceklerini söyleyerek krediler aldırdığını, bu kredilerin davacı tarafından ödendiğini, bunun üzerine müvekkil şirketteki hissesini devretmek için «ihtarname» gönderse de bir sonuç elde edemediğini, işlerin kötü gitmesi sebebiyle müvekkilinin şirketten fiilen ayrıldığını, davalı limited şirketin 58.000,00 TL'lik vergi borcunun şirketin diğer kurucusu olan davalı ...'nın bir işi olmaması ve üzerine kayıtlı bir mal varlığının bulunmaması sebebiyle müvekkilin maaşından kesildiğini, limited şirkette haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemeden «şirketin feshi» talep edilebildiğini, limited şirketi her ne kadar sermaye şirketi de olsa ortaklar arasındaki ilişkiler en az şahıs şirketleri kadar önemli olduğunu, bu nedenle sürdürülmesi çekilmez hale gelen şirketi şahıs şirketlerinde olduğu gibi haklı sebeple feshetme yetkisi ortağa tanındığını, davalı şirketin diğer ortağı olan davalının kendisine düşen asli «görevleri» ve borçları yerine getirmemediğini, bu durumun müvekkilinin ciddi zarara uğramasına yol açtığını ileri sürerek davalı şirketin feshedilmesine karar verilmesini tal …
Benzer bu karardaAncak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
Ancak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6193 E. 2014/11625 K.
Ortak:limited şirketin feshi · limited şirket ortağı · şirketin feshi · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye · dava şartı
İncelediğiniz kararda… tarihinden itibaren dava tarihine kadar 6 yıllık sürede yasa gereği her yıl yapması gereken genel kurullarını yapılmadığı, böylelikle davacı ortağın şirket hakkında «bilgi alma hakkının» engellenmiş olduğu, kâr «dağıtımı» yapılmadığı, davalı şirket ve diğer davalı yönetici ortak tarafından yıl sonlarında düzenlenmiş bilançoların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 186 ncı maddesindeki ifadesine uygun ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle envanter çıkarılmadığı ve bu nedenle bilançoların gerçeği yansıtmadığı, davacının şirket borçlarını ödemek zorunda olmasına karşın yapıları ödemelerin, çekilen banka kredilerinin şirket kayıtlarında yer almadığı, 31.12.2018 tarihli bilançosuna göre şirketin borca batık durumda olduğu, davalı yöneticinin gerekli tedbirleri almak üzere «genel kurulu toplantıya çağırmadığı» bu nedenle asli görevlerini yerine getirmediği, davacının üstlenmek zorunda kaldığı vergi borcundan dolayı şirketten alacaklı olduğu, «şirketin feshini» istemesinin objektif iyi niyet kavramına uygun olduğu, şirketin uzun süredir gayri faal olduğu, şirketin devamında kamu menfaatinin olmadığı gerekçesiyle şirketin «fesih» ve tasfiyesine, şirketin unvanının başına "Tasfiye Halinde" ibaresinin eklenmesine, «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
4.Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, «limited şirket ortağı» olan davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmişse de, «şirket feshi» davasında «husumetin» şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, şirket ortağına husumet düşmemektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin faaliyetlerine devam etmediği, şirketin sermaye şirketi olmasına rağmen kâr sağlayacak hiçbir faaliyetinin olmadığı, şirket ortaklarının hedefledikleri amaçların gerçekleşmediği ve gerçekleşmesinin de söz konusu olmadığı gerekçesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi uyarınca şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
1-Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, «limited şirket ortağı» olan davalı A..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4061 E. , 2024/646 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/433 Esas, 2022/465 Karar
DAVALILAR 1....
2.... Ltd. Şti.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2018/391 E., 2021/575 K.
Taraflar arasındaki şirketin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2 ortaktan oluşan davalı limited şirketi 29.12.2010 tarihinde kardeşi davalı ... ile birlikte kurduğunu, müvekkil kardeşi ... ile şirketi idare ederken ... tarafından müvekkile şirket için birlikte ödeyeceklerini söyleyerek krediler aldırdığını, bu kredilerin davacı tarafından ödendiğini, bunun üzerine müvekkil şirketteki hissesini devretmek için ihtarname gönderse de bir sonuç elde edemediğini, işlerin kötü gitmesi sebebiyle müvekkilinin şirketten fiilen ayrıldığını, davalı limited şirketin 58.000,00 TL'lik vergi borcunun şirketin diğer kurucusu olan davalı ...'nın bir işi olmaması ve üzerine kayıtlı bir mal varlığının bulunmaması sebebiyle müvekkilin maaşından kesildiğini, limited şirkette haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemeden şirketin feshi talep edilebildiğini, limited şirketi her ne kadar sermaye şirketi de olsa ortaklar arasındaki ilişkiler en az şahıs şirketleri kadar önemli olduğunu, bu nedenle sürdürülmesi çekilmez hale gelen şirketi şahıs şirketlerinde olduğu gibi haklı sebeple feshetme yetkisi ortağa tanındığını, davalı şirketin diğer ortağı olan davalının kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemediğini, bu durumun müvekkilinin ciddi zarara uğramasına yol açtığını ileri sürerek davalı şirketin feshedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %50 pay ile davalı şirketin ortağı olduğu, davalı şirketin 30.03.2013 tarihinden itibaren dava tarihine kadar 6 yıllık sürede yasa gereği her yıl yapması gereken genel kurullarını yapılmadığı, böylelikle davacı ortağın şirket hakkında bilgi alma hakkının engellenmiş olduğu, kâr dağıtımı yapılmadığı, davalı şirket ve diğer davalı yönetici ortak tarafından yıl sonlarında düzenlenmiş bilançoların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 186 ncı maddesindeki ifadesine uygun ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle envanter çıkarılmadığı ve bu nedenle bilançoların gerçeği yansıtmadığı, davacının şirket borçlarını ödemek zorunda olmasına karşın yapıları ödemelerin, çekilen banka kredilerinin şirket kayıtlarında yer almadığı, 31.12.2018 tarihli bilançosuna göre şirketin borca batık durumda olduğu, davalı yöneticinin gerekli tedbirleri almak üzere genel kurulu toplantıya çağırmadığı bu nedenle asli görevlerini yerine getirmediği, davacının üstlenmek zorunda kaldığı vergi borcundan dolayı şirketten alacaklı olduğu, şirketin feshini istemesinin objektif iyi niyet kavramına uygun olduğu, şirketin uzun süredir gayri faal olduğu, şirketin devamında kamu menfaatinin olmadığı gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine, şirketin unvanının başına "Tasfiye Halinde" ibaresinin eklenmesine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 636 ncı maddesindeki şartların oluşmadığını, dava konusu olayın meydana gelmesi şirketin ortağı durumundaki davacının kendi keyfi hissiyatı ve düşüncesinin neden olduğunu, şirkete ait vergi borçları, güncel yaşanılan ekonomik kriz ve mali sektördeki tıkanıklık nedeni ile gecikmeli olarak yerine getirildiğini, eksik inceleme sonucu çelişkili bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiğini, davalı taraf beyan ve davaya katılımı olmadan davacının tek taraflı talep ve beyanları sonucu verilen kararın isabetsiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar, istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... İletişim Bilişim Teknolojileri Elektrik Elektronik Temizlik İnşaat Kömür Nakliyat Besicilik Tic. ve San. Ltd. Şti. yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ...'nın aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4.Dava, limited şirketin feshi istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, limited şirket ortağı olan davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmişse de, şirket feshi davasında husumetin şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, şirket ortağına husumet düşmemektedir. Bu durumda, davalı ... yönünden davanın husumetten reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın mümeyyiz davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalı ... İletişim Bilişim Teknolojileri Elektrik Elektronik Temizlik İnşaat Kömür Nakliyat Besicilik Tic. ve San. Ltd. Şti. yönünden ONANMASINA,
2. Davalı ...'nın bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
4. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... yönünden BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059810300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz