6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasarrufun iptali | Şirketin feshi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6120 E. 2024/341 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetici sorumluluğu davası muris muvazaası mutlak butlan mal kaçırma çıkma payı tasarrufun iptali kâr payı alacağı imzaya itiraz yönetici sorumluluğu tapu iptali ve tescil kâr payı dağıtımı ortaklıktan çıkarılma butlan sorumluluk davası şirketin feshi kayyım malvarlığına ilişkin dava muvazaa ortaklar kurulu kararı şirket zararı 818 sayılı borçlar kanunu mirasçılık yenileme fesih kâr dağıtımı limited şirket kâr payı cy/cy kaydı husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · İİK · TTK — TTK 636 · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, muris muvazaasına dayalı tasarrufun iptali, şirketin feshi, çıkma payının tahsili, kâr payının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 18 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 641 inci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tasarrufun iptali | Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5477 E. 2023/1065 K.

    Ortak: · dava şartı · Tasarrufun iptali | Şirketin feshi

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/6120 E.  ,  2024/341 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/1360 Esas, 2021/14 Karar

DAVALILAR 1....

2....

3....

4.Mazlum Motor Yenileme ve Yedek Parçaları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilleri Avukat ...

5....

6.... mirasçıları;

A-...

B-...

HÜKÜM

Kısmen kabul

KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali, fesih ve çıkma, kâr payının tahsili davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi ...’un Mazlum Motor Yenileme İşletmesini kurduğunu, şirketin sermayesinin ve mal varlığının murise ait olduğunu, daha sonra işletmenin davalılardan ..., ..., ..., ... ile ...’ın kayyımı Muazzez tarafından Mazlum Motor Yenileme ve Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye dönüştürüldüğünü, kuruluş anında 5.000 adet hisseye bölünen payların 3.750 adedinin davalı ...’ye, bakiyesinin 250’şer pay olarak diğer ortaklara verildiğini, 26.05.1990 tarihinde ...’un vefat ettiğini, davalıların vefatı ticaret sicilinden gizlediğini, muris adına imzaların atıldığını, murisin aslında tek başına kurduğu işletmeyi vefatından kısa bir süre önce şirket hâline getirip diğer eşinden olan çocuklarından mal kaçırmak için resmi eşi ve ondan olma çocukları olan davalılara pay ettiğini, bu işlemin muris muvazaası niteliği taşıdığını, murisin bağışlama ve çocuklarından müvekkili ile dava dışı müvekkilinin kardeşinden mal kaçırmayı amaçladığını, muvazaalı işlemle kurulan şirketin öncelikle bu sebeple mutlak butlan dolayısıyla geçmişe dönük iptalinin, aksi hâlde şirketin feshinin gerektiğini, murisin vefatından itibaren ortak olan müvekkiline hiç kâr payı dağıtılmadığını, müvekkilinin böylelikle kâr payı alacağının doğduğunu ileri sürerek şirket sözleşmesinin mutlak butlan dolayısıyla geçmişe dönük iptalini, şirketin tüm mal varlığının mirasçılar adına tescilini, bu talebin kabul görmemesi hâlinde şirketin feshini, şimdilik 10.000,00 TL kâr payının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalılar ..., ..., ..., ..., Mazlum Motor Yenileme San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davalıların tamamının şirketin kurucu ortakları arasında yer aldığını, her ortağın sermayeyi kendisinin ödediğini, müvekkillerinin davacıdan ve kardeşinden murisin vefatından çok sonra haberdar olduklarını, murisin kalp krizinden vefat ettiğini, mal kaçırma gayesi gütmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalılardan ...’un mirasçıları yargılama sırasında verdikleri dilekçede; davalı şirketin kayıtlarda zarar ettiğinin gösterildiğini, oysa yüksek gelir elde ettiğini, şirketin Eskişehir’de şube dahi açtığını, şirketten elde edilen gelirle şirket ortağının oğlunun kendine şirket kurduğunu, gelirlerin bu şirkete aktarıldığını beyan etmişlerdir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 6/2500 payının bulunduğu belirtilip davacının payına isabet eden çıkma payının 2.249,27 TL olarak hesaplandığı, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının kabul ya da ret ile sonuçlanmasının eldeki davayı etkilemeyeceği, çünkü davanın konusunun ... tarafından devredilen hisse ve taşınmazlara ilişkin olduğu, Mazlum Mot. Yeni. ve Yed. Par. San. ve Ltd. Şti. adına, ilgili şahıslara ya da Ecotec İş Mak. Ltd. Şti.'ye karşı bir dava ya da yöneticilere sorumluluk davası açılmadığı, böyle bir durumda 3 üncü kişiler adına kayıtlı ve onlara ait varlıkların çıkma payının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı, ayrı bir defterle şube kaydı bulunmadığı, şubedeki varlıkların da firmanın defterlerinde görülüp bilançoda değerlerinin belirtildiği, şubede bulunup da, davalı şirketin kayıtlarında yer almayan bir varlıktan söz edilmediği, şirketin kurucu ortaklarından ...’un 26.05.1990 tarihinde vefat ettiği, şirket ortaklar kurulu karar defterindeki 06.01.2004 ve 27.06.2005 tarihli ortaklar kurulu kararlarında bu ortak adına imza atıldığı, aynı kararlarda davacı dışında diğer davalı ortakların da imzası bulunduğu, davalı ortakların bu kararlardaki kendi imzalarına itiraz etmediği, şu hâlde bu usulsüzlüklerin davalı ortakların bilgisi dahilinde yapıldığı, gerek bu olay, gerekse taraflar arasındaki ailevi sebeplerden kaynaklanan husumet sebebiyle davacı ile diğer ortaklar arasında güven ortamının kaybolduğu, ortaklığı devam ettirme imkanlarının bulunmadığı, fesih için haklı nedenlerin olduğu, bozma ilamında da, fesih yerine davacının ortaklıktan çıkarılması veya başka bir çözüm yolunun düşünülmesinin istendiği, hâlen faal olan davalı şirketin ekonomik bir değer taşıdığı, davacı ile diğer ortaklar arasındaki ihtilaflar gözetildiğinde, davacının ortaklıktan çıkarılmasının somut olaya en uygun çözüm olduğu, muris muvazaası iddiasının kanıtlanamadığı, davacının dava tarihi itibariyle kâr payından kaynaklanan bir alacağının bulunmadığı, kaldı ki bu hususların bozma kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle şirket sözleşmesinin geçmişe etkili olarak iptali ve şirket malvarlığının mirasçılar adına tescili ile kâr payına yönelik taleplerin reddine, şirketin feshi talebi hakkında davalı gerçek şahıslar hakkındaki talebin husumet nedeniyle reddine, davalı şirketin feshi talebinin reddine, davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına, 2.249,27 TL çıkma payının davalı şirketten tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı

Dairenin 22.02.2023 tarihli ve 2021/5477 E., 2023/1065 K. sayılı kararıyla, usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davacı vekili, açık bir muris muvazaasının bulunduğunu, tasarrufun iptalinin gerektiğini, davalı şirketin tüm sermaye ve mamelikinin murisçe sağlandığını, murisin işletmesinin davalı şirkete dönüştürülüp şirket hisselerinin yasal eş ve ondan olma çocukları adına tescil edildiğini, davalı ortakların sermayeyi bulamayacaklarını, murisin kurucusu olduğu ve yıllarca emek verdiği şirketten kendisine %5 pay verildiğini, şirket kararlarında vefat etmiş murisin imzalarının bulunduğunu, tüm bunların muvazaayı ve müvekkili ile kardeşinden mal kaçırma iradesini gösterdiğini, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun uygulanması gerektiğini, bilirkişilerin kâr, zarar ve envanterle ilgili yeterli araştırmayı yapmadığını, ortaklardan ...’ın vefat ettiğini, mirasçılarının davacı iddialarını destekleyen beyanlarının dikkate alınmadığını, davalı şirket zararda gösteriliyorsa da yüksek gelir elde ettiğini, ihaleler aldığını, davalı şirketin şube açtığını, şirketin faaliyet gösterdiği taşınmazın bir ortağın çocuğuna geçirildiğini, şirketin gelirinin aynı kişiye aktarılıp şirket geliri ile başka şirketin kurulduğunu, bu hususlarda bir değerlendirme yapılmadığını, şirketin bağlantılı olduğu diğer yerlerle ilgili beyanların göz ardı edildiğini, muris muvazaasına ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın bu dava için önem taşıdığını ileri sürerek ileri sürerek;

kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, muris muvazaasına dayalı tasarrufun iptali, şirketin feshi, çıkma payının tahsili, kâr payının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 18 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 641 inci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059727400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.