Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1716 E. 2012/9508 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müracaat hakkı↗ ttk 636/3↗ son hamil↗ çek hamili↗ yazılı delil başlangıcı↗ temel ilişki↗ delil başlangıcı↗ tahrifat↗ kıymetli evrak↗ ciranta↗ yazılı delil↗ lehtar↗ ciro↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ bono↗ çek↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin süresinde bankaya ibraz edildiği halde keşide tarihindeki tahrifat nedeniyle ödeme yapılmadığı, davalı keşideci şirketin çek bedelini ödememesi nedeniyle sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle, davalı Deymat Yapı Ltd.Şti. hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Deymat Yapı Ltd.Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, mümeyyiz davalı şirketin keşideci, diğer davalıların ise ciranta olduğu çek nedeniyle son hamil olan davacı tarafından açılan çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Çek TTK’nın 708. maddesinde belirlenen süre içinde muhatap bankaya ibraz edilmez ise, bu çekle artık müracaat hakkı kullanılamaz. Böyle bir çek adi senede dahi dönüşmez. Bu durumdaki çek ancak, HUMK’nın 292. maddesi anlamında yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge olup, davada temel ilişkiye dayanılmış ise, alacağın diğer yan delillerle kanıtlanması gerekir.
Öte yandan, çeki ciro yoluyla elde eden hamilin keşideci ile aralarında bir akdi ilişki bulunmayacağına göre, temel ilişkiye dayalı olarak keşideciye karşı bir talepte bulunmasına da olanak yoktur. Çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına dava yolu ile kavuşabilmesi için ya doğrudan temel ilişkiye dayanarak bir tahsil davası, ya da TTK’nın 730/14. maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken ve aynı yasanın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvurması gerekir. Ancak, her iki halde de çekin kanuni unsurlarını taşıması zorunludur.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönecek olursak, keşidecisi mümeyyiz davalı şirket, lehtarı ise davalı ... olan dava konusu çekin keşide tarihinde tahrifat olması ve bu tahrifatın keşideci tarafından paraf edilmemesi nedeniyle banka tarafından çek hakkında her hangi bir işlem yapılmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yasada çek için öngörülen zorunlu unsurların yokluğu o senedi çek olmaktan çıkarır (TTK.692/5. ve 693. m.). Bu durumda çek, hamile düzenlenmiş ise, ancak, HUMK.nun 292. maddesinde hükme bağlanan yazılı delil başlangıcı sayılır. Çek hamilinin keşideci ve cirantalara müracaat hakkını düzenleyen ve TTK.730/12. madde yollaması ile çekler de uygulanması gereken aynı yasanın 636. maddesi, ancak, kambiyo senetleri arasında sayılmış bulunan poliçe ve bono gibi kıymetli evraklarda uygulanması mümkün bulunmaktadır. Dava konusu çekte davalı keşideci ile davacı son hamil arasında başka cirantanın bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, davacı hamil aralarında temel ilişki bulunmayan keşideciye başvuramayacağı gibi, kendi cirantası dışında başka cirantalara karşı da TTK.636. maddesinde öngörülmüş bulunan müracaat hakkına sahip bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, keşideci olan mümeyyiz davalı hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın mümeyyiz davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/952 E. 2013/1458 K.
Ortak:müracaat hakkı · tahrifat · yazılı delil · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · çek · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin süresinde bankaya «ibraz» edildiği halde keşide tarihindeki «tahrifat» nedeniyle ödeme yapılmadığı, davalı «keşideci» şirketin «çek» bedelini ödememesi nedeniyle «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle, davalı Deymat Yapı Ltd.Şti. hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, mümeyyiz davalı şirketin «keşideci», diğer davalıların ise «ciranta» olduğu «çek» nedeniyle «son hamil» olan davacı tarafından açılan çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönecek olursak, «keşidecisi» mümeyyiz davalı şirket, «lehtarı» ise davalı ... olan dava konusu çekin keşide tarihinde «tahrifat» olması ve bu tahrifatın keşideci tarafından paraf edilmemesi nedeniyle banka tarafından «çek» hakkında her hangi bir işlem yapılmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda1- Dava, davalı «keşideciye» karşı çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», 6762 sayılı TTK.'nın 730/14. maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644. maddesi uyarınca, keşideciye karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, anılan Yasa hükmü uyarınca açılan işbu davanın dinlenebilmesi için ortada «çek» olarak geçerli bir «kambiyo senedinin» bulunması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu çekin «zamanaşımına» uğradığı, davacının temel alacağa dayanmadığı, «çek» karşılığının ödendiğinin ispatının davalı tarafta olduğu ancak «yazılı delil» ile ispat edilemediği, «sebepsiz zenginleşmenin» meydana geldiği tarihten itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle 6.625,00 TL nin 11.04.2006 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Dolayısıyla ortada görünüşte «tahrif» edilmiş bir senet bulunduğundan bu çeke istinaden dava açılması mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşide tarihi · kambiyo senedi · temerrüt faizi · yasal faiz · temerrüt · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu çekin «zamanaşımına» uğradığı, davacının temel alacağa dayanmadığı, «çek» karşılığının ödendiğinin ispatının davalı tarafta olduğu ancak «yazılı delil» ile ispat edilemediği, «sebepsiz zenginleşmenin» meydana geldiği tarihten itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle 6.625,00 TL nin 11.04.2006 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, davalı «keşideciye» karşı çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», 6762 sayılı TTK.'nın 730/14. maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644. maddesi uyarınca, keşideciye karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, anılan Yasa hükmü uyarınca açılan işbu davanın dinlenebilmesi için ortada «çek» olarak geçerli bir «kambiyo senedinin» bulunması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davaya dayanak yapılan çekin, «keşide tarihi» 31.05.2006 olarak yazıldığı halde sonradan 31.03.2006 olarak değiştirilmiş ve bu değişiklik de paraf edilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1716 E. , 2012/9508 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/10/2010 tarih ve 2009/281-2010/281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Deymat Yapı Ltd.Şti. tarafından keşide edilen ve müvekkilinin hamili olduğu çekin süresinde bankaya ibraz edildiğini, ancak keşide tarihinde tahrifat olması nedeniyle banka tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, çek bedelinin keşideci olan davalı şirket ve ciranta olan diğer davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı Fırat Nakliyat Ltd.Şti. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin süresinde bankaya ibraz edildiği halde keşide tarihindeki tahrifat nedeniyle ödeme yapılmadığı, davalı keşideci şirketin çek bedelini ödememesi nedeniyle sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle, davalı Deymat Yapı Ltd.Şti. hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Deymat Yapı Ltd.Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, mümeyyiz davalı şirketin keşideci, diğer davalıların ise ciranta olduğu çek nedeniyle son hamil olan davacı tarafından açılan çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Çek TTK’nın 708. maddesinde belirlenen süre içinde muhatap bankaya ibraz edilmez ise, bu çekle artık müracaat hakkı kullanılamaz. Böyle bir çek adi senede dahi dönüşmez. Bu durumdaki çek ancak, HUMK’nın 292. maddesi anlamında yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge olup, davada temel ilişkiye dayanılmış ise, alacağın diğer yan delillerle kanıtlanması gerekir.
Öte yandan, çeki ciro yoluyla elde eden hamilin keşideci ile aralarında bir akdi ilişki bulunmayacağına göre, temel ilişkiye dayalı olarak keşideciye karşı bir talepte bulunmasına da olanak yoktur. Çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına dava yolu ile kavuşabilmesi için ya doğrudan temel ilişkiye dayanarak bir tahsil davası, ya da TTK’nın 730/14. maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken ve aynı yasanın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvurması gerekir. Ancak, her iki halde de çekin kanuni unsurlarını taşıması zorunludur.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönecek olursak, keşidecisi mümeyyiz davalı şirket, lehtarı ise davalı ... olan dava konusu çekin keşide tarihinde tahrifat olması ve bu tahrifatın keşideci tarafından paraf edilmemesi nedeniyle banka tarafından çek hakkında her hangi bir işlem yapılmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yasada çek için öngörülen zorunlu unsurların yokluğu o senedi çek olmaktan çıkarır (TTK.692/5. ve 693. m.). Bu durumda çek, hamile düzenlenmiş ise, ancak, HUMK.nun 292. maddesinde hükme bağlanan yazılı delil başlangıcı sayılır. Çek hamilinin keşideci ve cirantalara müracaat hakkını düzenleyen ve TTK.730/12. madde yollaması ile çekler de uygulanması gereken aynı yasanın 636.
maddesi, ancak, kambiyo senetleri arasında sayılmış bulunan poliçe ve bono gibi kıymetli evraklarda uygulanması mümkün bulunmaktadır. Dava konusu çekte davalı keşideci ile davacı son hamil arasında başka cirantanın bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, davacı hamil aralarında temel ilişki bulunmayan keşideciye başvuramayacağı gibi, kendi cirantası dışında başka cirantalara karşı da TTK.636. maddesinde öngörülmüş bulunan müracaat hakkına sahip bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, keşideci olan mümeyyiz davalı hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın mümeyyiz davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059660800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz