Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1729 E. 2012/8867 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yasal faiz↗ kusur↗ hasar↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı sürücü ... yönetimindeki traktör ile ... yönetimindeki kamyonun çarpışması neticesinde taşınmakta olan ve davacı şirket tarafından sigortalı emtianın zarar gördüğü, kazanın oluşumunda davalı ...'in %75 oranında kusurlu bulunduğu, emtiada meydana gelen hasar miktarının kusur durumuna göre 1.273,02 TL olduğu, birleştirilen dava yönünden de davalının kusur durumuna göre sorumlu olduğu miktarın 3.002,60 TL olduğu gerekçesi ile asıl dava nedeniyle 1.273,02 TL'nin 25/01/2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine, birleştirilen dava yönünden 3.002,60 TL'nin ödeme tarihi olan 24/10/2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, kesinleşen kısımlar için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece asıl ve birleşen davaya yönelik olarak ayrı ayrı hüküm tesis edildiğine göre, bu davalar yönünden davacı yararına ayrı ayrı ücreti vekalet takdiri gerekirken tek bir ücreti vekalete karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2112 E. 2021/1383 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz kararda… taşınmakta olan ve davacı şirket tarafından sigortalı emtianın zarar gördüğü, kazanın oluşumunda davalı ...'in %75 oranında kusurlu bulunduğu, emtiada meydana gelen «hasar» miktarının «kusur» durumuna göre 1.273,02 TL olduğu, birleştirilen dava yönünden de davalının kusur durumuna göre sorumlu olduğu miktarın 3.002,60 TL olduğu gerekçesi ile asıl dava nedeniyle 1.273,02 TL'nin 25/01/2001 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine, birleştirilen dava yönünden 3.002,60 TL'nin ödeme tarihi olan 24/10/2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, kesinleşen kısımlar için karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «asıl alacak» davadan sonra 22.12.2014 tarihinde ödenmiş olduğundan asıl alacak ile ilgili dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davacının «ıslah» sureti ile talep ettiği «temerrüt faizi» talebinin kabulüne, 911.002,53 TL'lik faiz alacağının tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · ıslah · asıl alacak · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «asıl alacak» davadan sonra 22.12.2014 tarihinde ödenmiş olduğundan asıl alacak ile ilgili dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davacının «ıslah» sureti ile talep ettiği «temerrüt faizi» talebinin kabulüne, 911.002,53 TL'lik faiz alacağının tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1729 E. , 2012/8867 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/10/2010 tarih ve 2007/112-2010/520 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl dava ile davalının neden olduğu kaza sonucu müvekkilince taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın hasara uğradığını, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 4.272,72 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini, birleşen davasında da, davalının kusurlu olarak müvekkiline kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araca çarptığını, sigorta tazminatının ödendiğini ileri sürerek 3.002,60 TL’nin rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı sürücü ... yönetimindeki traktör ile ... yönetimindeki kamyonun çarpışması neticesinde taşınmakta olan ve davacı şirket tarafından sigortalı emtianın zarar gördüğü, kazanın oluşumunda davalı ...'in %75 oranında kusurlu bulunduğu, emtiada meydana gelen hasar miktarının kusur durumuna göre 1.273,02 TL olduğu, birleştirilen dava yönünden de davalının kusur durumuna göre sorumlu olduğu miktarın 3.002,60 TL olduğu gerekçesi ile asıl dava nedeniyle 1.273,02 TL'nin 25/01/2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine, birleştirilen dava yönünden 3.002,60 TL'nin ödeme tarihi olan 24/10/2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, kesinleşen kısımlar için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece asıl ve birleşen davaya yönelik olarak ayrı ayrı hüküm tesis edildiğine göre, bu davalar yönünden davacı yararına ayrı ayrı ücreti vekalet takdiri gerekirken tek bir ücreti vekalete karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059556500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz