Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/537 E. 2012/8163 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek zarar↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce gerçek zarar miktarının tespitinin gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada hasar miktarının 3.495,81 TL bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3413 E. 2011/15353 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15830 E. 2015/924 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · sigorta sözleşmesi · riziko · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, meydana gelen «rizikonun» taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinde» yazılı «özel şarta» göre «teminat» dışı olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6591 E. 2012/13624 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · kesin süre · dosya masrafı · cy/cy kaydı · kesin hüküm
Benzer bu karardaBozmaya uyan mahkemece, bozma ilamı uyarınca bilirkişi raporu alınması gerektiği ve usulüne uygun olarak verilen «kesin süreye» rağmen davacı tarafın «masrafı» karşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair kurulan hüküm, Dairemizce “dava konusu paranın çekildiği hesap üzerindeki “ödemelerde şubeye dönünüz.” «kaydının» ne anlama geldiği ve bu kayda rağmen ödeme yapan davalı Banka'nın dava konusu işlemde kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden hüküm kurulması doğru olmamıştır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9165 E. 2012/1300 K.
Ortak:gerçek zarar
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce «gerçek zarar» miktarının tespitinin gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada «hasar» miktarının 3.495,81 TL bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce «gerçek zarar» tutarının davalı tarafından ödenmiş olması nedeniyle davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5730 E. 2010/11794 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce davacının aktif dava sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/537 E. , 2012/8163 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
(Fatih 1. Sulh Hukuk Mahkemesi)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/05/2010 tarih ve 2008/951-2010/501 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait temiz su borusundan sızan suların müvekkilince sigortalanan işyerinde hasara neden olduğunu, 3.495,81 TL hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın görev ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce gerçek zarar miktarının tespitinin gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada hasar miktarının 3.495,81 TL bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059550900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz