6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9 E. 2012/8651 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur güven kurumu kusur oranı sahtecilik davadan feragat mevduat hesabı şirket zararı alacak davası feragat kusur temsil

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HUMK — HUMK 95

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin, davalı Banka'daki hesaplarının usulsüz ve sahte işlemler ile davacı çalışanı olan diğer davalı ...'ın hesabına geçirilmesi nedeniyle davacı şirketin zarara uğratıldığı, davalı ...'ın %100 kusurlu olduğu davacı şirket ile davalı ...'ın müterafik kusurlarının bulunduğu, dolayısıyla davacı şirket zararını davalı Banka'dan tahsilini talep edemeyeceği gerekçeleriyle davalı ... hakkında açılan davanın kabulü ile 10.000 TL'nın davalıdan tahsiline, davalı Banka hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1- Mahkemece karar verildikten sonra, davacı vekili davalı ... hakkındaki davasından feragat ettiğine ilişkin dilekçe sunmuştur. HUMK'nun 95. maddesine göre davadan feragat kati bir hükmün sonuçlarını doğurur. Ancak, mahkemece bir karar verilip davadan el çekildikten sonra davadan feragat edildiğinden ve bu aşamada dahi feragat hakkında karar vermek yetkisi mahkemeye ait olup, vaki feragat hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

2- Dava, davalı bankada mevduat hesabı bulunan davacının hesabındaki paranın, davacı şirket temsilcisinin imzası taklit edilmek suretiyle, sahte talimata dayalı olarak davacının çalışanı olan diğer davalıya ödendiği iddiasına dayalı alacak davası olup, mahkemece davalı banka yönünden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece sahte talimat verme işleminin davacı ile davacı çalışanı olan diğer davalı ... arasında gerçekleştiği ve her ikisinin kusurlu olduğu kabul edilmişse de sahtecilik işlemi davalı bankaya karşı gerçekleştirilmiştir. Birer güven kurumu olan bankalar mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bu itibarla somut olayda davalı banka sahte talimata dayalı olarak davacıya ait parayı davacı dışında başka bir kişiye ödediğinden davacıya karşı sorumludur. Davacı da meydana gelen olayda iyi adam çalıştırmama nedeniyle müterafik kusurludur.Bu nedenle mahkemece davacı ve davalı bankanın kusur oranlarının belirlenerek soncuna göre bir karar vermek gerekirken anılan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Davadan feragat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2386 E. 2011/409 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İpotek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15133 E. 2010/12029 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Davadan feragat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6566 E. 2010/5773 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/9 E.  ,  2012/8651 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/07/2010 tarih ve 2004/561-2010/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket çalışanı olan davalı ...'ın usulsüz ve sahte işlemleri ile müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından davalı bankaca, davalı ...'a haksız ödemeler yapılması nedeniyle, müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek uğranılan zarardan şimdilik 10.000,00 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı Banka vekili, müvekkili bankaya verilen talimata istinaden ödeme yapılarak, davalı hesabına havale aktarıldığını, davacının, imzaların yeterince incelenmeden işlem yapıldığına dair iddialarının yerinde olmadığını, diğer davalının, davacı şirketin işlerini takip ettiğini, şirketin hissedarı olarak göründüğünü, müvekkili bankaca, yapılan tüm işlemlerin yasalara uygun olarak yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin, davalı Banka'daki hesaplarının usulsüz ve sahte işlemler ile davacı çalışanı olan diğer davalı ...'ın hesabına geçirilmesi nedeniyle davacı şirketin zarara uğratıldığı, davalı ...'ın %100 kusurlu olduğu davacı şirket ile davalı ...'ın müterafik kusurlarının bulunduğu, dolayısıyla davacı şirket zararını davalı Banka'dan tahsilini talep edemeyeceği gerekçeleriyle davalı ... hakkında açılan davanın kabulü ile 10.000 TL'nın davalıdan tahsiline, davalı Banka hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1- Mahkemece karar verildikten sonra, davacı vekili davalı ... hakkındaki davasından feragat ettiğine ilişkin dilekçe sunmuştur. HUMK'nun 95. maddesine göre davadan feragat kati bir hükmün sonuçlarını doğurur. Ancak, mahkemece bir karar verilip davadan el çekildikten sonra davadan feragat edildiğinden ve bu aşamada dahi feragat hakkında karar vermek yetkisi mahkemeye ait olup, vaki feragat hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

2- Dava, davalı bankada mevduat hesabı bulunan davacının hesabındaki paranın, davacı şirket temsilcisinin imzası taklit edilmek suretiyle, sahte talimata dayalı olarak davacının çalışanı olan diğer davalıya ödendiği iddiasına dayalı alacak davası olup, mahkemece davalı banka yönünden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece sahte talimat verme işleminin davacı ile davacı çalışanı olan diğer davalı ... arasında gerçekleştiği ve her ikisinin kusurlu olduğu kabul edilmişse de sahtecilik işlemi davalı bankaya karşı gerçekleştirilmiştir. Birer güven kurumu olan bankalar mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumludurlar.

Bu itibarla somut olayda davalı banka sahte talimata dayalı olarak davacıya ait parayı davacı dışında başka bir kişiye ödediğinden davacıya karşı sorumludur. Davacı da meydana gelen olayda iyi adam çalıştırmama nedeniyle müterafik kusurludur.Bu nedenle mahkemece davacı ve davalı bankanın kusur oranlarının belirlenerek soncuna göre bir karar vermek gerekirken anılan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Kral hakkındaki davadan feragat hakkında bir karar verilmek üzere hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059495300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.