Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7720 E. 2012/8533 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
finansal kiralama↗ işyeri sigorta poliçesi↗ sigorta tazminatı↗ aktif husumet ehliyeti↗ sigorta ettiren↗ işyeri sigortası↗ aktif dava ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ ek prim↗ muvafakat↗ uyuşmazlık konusu↗ taraf ehliyeti↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık konusu sigorta poliçesinde sigortalı olarak Koç Finans Kiralama A.Ş’nin yer aldığı, davacının sigorta sözleşmesinin tarafı bulunmadığı, davacı şirketçe finansal kiralama şirketinin menfaatinin temin edildiği, davacının sigortalı sıfatını taşımadığı, sigorta tazminatını dava dışı finansal kiralama şirketinin talep edebileceği, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin işyerinin davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığını, yangın rizikosunun meydana gelmesine rağmen sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürmüştür. Dosyada mevcut poliçe fotokopisinde sigortalının dava dışı Koç Finans A.Ş olduğu ve riziko adresinin de davacının faaliyet gösterdiği iş yeri adresi olduğu açıklanmıştır. Mevcut haliyle poliçe fotokopisinde davacıyla ilgili bir bilgiye rastlanılmamıştır. Ancak, sigorta adresinin dava dışı Koç finans A.Ş tarafından kiralandığı, kiracı sıfatıyla davacı
tarafından kiralananın ve teminatların sigortalanacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. TTK’nun 1446/2. maddesinde, sigorta ettirenin poliçe elinde bulunmak koşuluyla, sigortalının muvafakati olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve sigorta tazminatını talep etmeye hakkının bulunduğu belirtilmiştir. O halde, poliçe elinde bulunmak koşuluyla sigorta ettiren davacının da aktif dava ehliyetinin olduğu kabul edilmelidir.
Bu durum karşısında, öncelikle uyuşmazlık konusu sigorta poliçesinin primlerinin kim tarafından ödendiğinin açıklığa kavuşturulması, davacının sigorta ettiren olup olmadığının duraksamaya neden olmayacak şekilde ortaya konulması, sigorta poliçesinin davacının elinde bulunup bulunmadığının belirlenmesi, yukarıda açıklanan yasal düzenleme karşısında aktif dava ehliyetinin olup olmayacağının değerlendirilmesi, aktif dava ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılırsa işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14430 E. 2011/6812 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · tüketici işlemi · hesap kat · ihtar · havale
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankanın «havale» edilen tutarı zamanında göndermemesi nedeniyle % 70, davacının ise davalı Koç Fiat Finansman A.Ş.'nin «hesap kat»'ına ilişkin «ihtarına» itiraz etmemesi nedeniyle % 30 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, davacı tarafından, davalı Koç fiyat Kredi Tüketici Finansmanı A.Ş.’den alınan kredinin taksitinin, davalı Ziraat Bankası tarafından alacaklı hesabına geç «havale» edilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup; mümeyyiz davalı, davacı ile davalı Koç Fiat Kredi Tüketici Finansmanı A.Ş. arasındaki «tüketici işleminin» tarafı değildir.
Davalı banka aleyhine açılan dava niteliği itibariyle TTK'nun 4. maddesine göre «mutlak ticari» davalardandır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/414 E. 2019/7584 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklılık durumu · davanın konusuz kalması · yargılama giderleri · mirasçılık · olumsuz oy · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… davalıya ait 2011/98616 nolu "KOÇ+Şekil" , 2004/15189 nolu " KOÇ" ve 1999/021873 nolu "KOÇ + Şekil" markaları ile ilgili hüküm kesinleşmiş olduğundan, yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalıya ait 2003/23637 nolu "Koç Tüketiciye En Yakın Topluluk + Şekil" markası ile ilgili davanın 556 sayılı KHK 14. maddesi Anayasa Mahkemesi'nin 14.12.2016 tarihli ve 2016/148 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğinden reddine ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı nedeniyle davanın reddine karar verildiğinden karşılıklı olarak «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
… esi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve «mirasçılara» geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. (Hukuk Genel Kurulunun 2013/10-1860 Esas, 2015/1451 Karar ve 27.05.2015 tarihli kararı) Somut olayda mahkemece, davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığı» şeklinde karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yönünde hüküm kurulması isabetli değildir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir eder.
Bu durumda, davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, mahkemece dava tarihi esas alınarak tarafların «haklılık durumu» değerlendirilerek sonucuna göre «yargılama giderlerinden» ve vekalet ücretinden sorumluluğun tayini için kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2679 E. 2021/3944 K.
Ortak:muvafakat · dava şartı
İncelediğiniz karardaTTK’nun 1446/2. maddesinde, «sigorta ettirenin» poliçe elinde bulunmak koşuluyla, sigortalının «muvafakati» olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve «sigorta tazminatını» talep etmeye hakkının bulunduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde davalılar hakkında «sorumluluk davası» açılabilmesi, açılan davalara «muvafakat» edilmesi yönünde 31.03.2015 tarihli genel kurulda karar alındığını beyan ederek anılan genel kurul tutanağının fotokopisini «ibraz» etmiş ise de mahkemece bozma ilamına uyulması halinde dava şartının yerine getirilip getirilmediği hususunun değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin yerin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · ibraz
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde davalılar hakkında «sorumluluk davası» açılabilmesi, açılan davalara «muvafakat» edilmesi yönünde 31.03.2015 tarihli genel kurulda karar alındığını beyan ederek anılan genel kurul tutanağının fotokopisini «ibraz» etmiş ise de mahkemece bozma ilamına uyulması halinde dava şartının yerine getirilip getirilmediği hususunun değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin yerin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/7720 E. , 2012/8533 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/03/2010 tarih ve 2009/158-2010/93 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/05/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından sigorta örtüsüne alınan müvekkile ait işyerinin yangına maruz kaldığını, anılan işyeriyle ilgili olarak dava dışı şirketle finansal kiralama sözleşmesi yapıldığını, sigortalı olarak finansal kiralama şirketinin gösterildiğini, primlerinin tam olarak müvekkilince ödendiğini, davalının, çekilen ihtara verdiği cevapta ceza dosyası sonucu tazminatın ödeneceğini kabul ettiğini, zararın karşılanmadığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, menfaat poliçesi olarak düzenlenen sigorta poliçesinde Koç Finansal Kiralama A.Ş’nin sigortalı olarak yer aldığını, davacının sözleşmeye taraf olmadığını, talep hakkının bulunmadığını, kaldı ki, tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık konusu sigorta poliçesinde sigortalı olarak Koç Finans Kiralama A.Ş’nin yer aldığı, davacının sigorta sözleşmesinin tarafı bulunmadığı, davacı şirketçe finansal kiralama şirketinin menfaatinin temin edildiği, davacının sigortalı sıfatını taşımadığı, sigorta tazminatını dava dışı finansal kiralama şirketinin talep edebileceği, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin işyerinin davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığını, yangın rizikosunun meydana gelmesine rağmen sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürmüştür. Dosyada mevcut poliçe fotokopisinde sigortalının dava dışı Koç Finans A.Ş olduğu ve riziko adresinin de davacının faaliyet gösterdiği iş yeri adresi olduğu açıklanmıştır. Mevcut haliyle poliçe fotokopisinde davacıyla ilgili bir bilgiye rastlanılmamıştır. Ancak, sigorta adresinin dava dışı Koç finans A.Ş tarafından kiralandığı, kiracı sıfatıyla davacı
tarafından kiralananın ve teminatların sigortalanacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. TTK’nun 1446/2. maddesinde, sigorta ettirenin poliçe elinde bulunmak koşuluyla, sigortalının muvafakati olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve sigorta tazminatını talep etmeye hakkının bulunduğu belirtilmiştir. O halde, poliçe elinde bulunmak koşuluyla sigorta ettiren davacının da aktif dava ehliyetinin olduğu kabul edilmelidir.
Bu durum karşısında, öncelikle uyuşmazlık konusu sigorta poliçesinin primlerinin kim tarafından ödendiğinin açıklığa kavuşturulması, davacının sigorta ettiren olup olmadığının duraksamaya neden olmayacak şekilde ortaya konulması, sigorta poliçesinin davacının elinde bulunup bulunmadığının belirlenmesi, yukarıda açıklanan yasal düzenleme karşısında aktif dava ehliyetinin olup olmayacağının değerlendirilmesi, aktif dava ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılırsa işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059467800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz