6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Müdürlükten istifa

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16331 E. 2012/8131 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müdürlükten istifa fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması şirket müdürlüğü istifa muvazaa ortaklar kurulu kararı şirket zararı ticaret sicili kötüniyet yasal faiz ilan temsil görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 38

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılar ..., ... ve ...'in davalı ... ile birlikte davacı şirketin aleyhine bilerek, isteyerek ve bilebilecek bir durumdayken hareket ettikleri ile kötü niyetli olduklarının ispatlanamadığı, alım satım işlemleri sırasında gösterilen değer arasındaki farklılığın tek başına davalıların kötü niyetle davacı şirket zararına hareket ettiklerinin kabulüne yeterli olmadığı gerekçesi ile bu üç davalı hakkında açılan davanın reddine, ... görevlilerinin yaptıkları işlemlerde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile bu davalı hakkında açılan davanın da reddine, davalılardan ...'in dava konusu taşınmazları sattıktan sonra diğer davalılardan aldığı bedeli davacı şirkete ödediğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 50.000 TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.

Dava, davacı şirketin müdürlüğünden istifa eden ve bu istifası ticaret sicilinde tescil ve ilan edilen davalı ...'in yetkisi olmadığı halde, davacı şirket adına tapuda kayıtlı 3 taşınmazı diğer davalılara sattığı, bu satışın hem davalı ...'in yetkisi olmaması, hem de muvazaalı olması nedeniyle iptali istemiyle açılmıştır.

Mahkemece taşınmazları tapuda devralan davalıların kötüniyetli olmadıkları gerekçesi ile tapu iptali isteminin reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki belgelerden anlaşıldığı gibi davalı ...'in istifasının kabul edildiği 18/08/2008 tarihli ortaklar kurulu kararı, 18/09/2008 tarihli ticaret sicili gazetesinde ilan edilmiş olmakla, TTK'nun 38. maddesi uyarınca 3. şahıslar bakımından da hüküm ifade edeceğinden davalı ...'in şirketi temsile yetkili olmadığının bilinmediği diğer davalılar tarafından iddia edilemez. Bu nedenle, yetkisi bulunmayan kişi tarafından davacının taşınmazının satışına ilişkin işlemin geçerli olmadığı halde, bu husus değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu taşınmazlardan 1199 sayılı parselin ilk satışdan sonra davalı ... ...'e yapılan devir işleminin dahi işlem tarihi itibariyle, olayların gelişimi değerlendirildiğinde, muvazaalı olup olmadığı hususu da değerlendirilmeksizin, sadece davalıların kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile hüküm kurulması yerinde görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ...'in temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yönetim Kurulu Kararının Batıl Olduğunun Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1655 E. 2021/560 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/16331 E.  ,  2012/8131 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Alaşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/06/2010 tarih ve 2008/278-2010/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin maliki bulunduğu, 1199, 1358 ve 7 parsel sayılı taşınmazların, müvekkili şirketin eski müdürü olan davalılardan Cem tarafından davalı ...'nde diğer davalılara satıldığını, halbuki eski müdür olan davalıya 29 Nisan 2008 tarihinde verilen yetkinin 12.09.2008 tarihinde kaldırıldığını ve ilan edildiğini buna rağmen taşınmazları satın alan davalı ... ve Harun'un davalı ... ile danışıklı bir işlem içerisine girdiklerini, taşınmazların ucuz fiyata satıldığını, satıştan tapu sicil müdürlüğünün de sorumlu bulunduğunu ileri sürerek dava konusu 1199, 1358 ve 7 parsel sayılı taşınmazların tapularının iptali ile yeniden müvekkili adına tesciline bunun mümkün olmaması halinde ise fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL zararlarının satış anından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazine ile davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılar ..., ... ve ...'in davalı ... ile birlikte davacı şirketin aleyhine bilerek, isteyerek ve bilebilecek bir durumdayken hareket ettikleri ile kötü niyetli olduklarının ispatlanamadığı, alım satım işlemleri sırasında gösterilen değer arasındaki farklılığın tek başına davalıların kötü niyetle davacı şirket zararına hareket ettiklerinin kabulüne yeterli olmadığı gerekçesi ile bu üç davalı hakkında açılan davanın reddine, ... görevlilerinin yaptıkları işlemlerde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile bu davalı hakkında açılan davanın da reddine, davalılardan ...'in dava konusu taşınmazları sattıktan sonra diğer davalılardan aldığı bedeli davacı şirkete ödediğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 50.000 TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.

Dava, davacı şirketin müdürlüğünden istifa eden ve bu istifası ticaret sicilinde tescil ve ilan edilen davalı ...'in yetkisi olmadığı halde, davacı şirket adına tapuda kayıtlı 3 taşınmazı diğer davalılara sattığı, bu satışın hem davalı ...'in yetkisi olmaması, hem de muvazaalı olması nedeniyle iptali istemiyle açılmıştır.

Mahkemece taşınmazları tapuda devralan davalıların kötüniyetli olmadıkları gerekçesi ile tapu iptali isteminin reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki belgelerden anlaşıldığı gibi davalı ...'in istifasının kabul edildiği 18/08/2008 tarihli ortaklar kurulu kararı, 18/09/2008 tarihli ticaret sicili gazetesinde ilan edilmiş olmakla, TTK'nun 38. maddesi uyarınca 3. şahıslar bakımından da hüküm ifade edeceğinden davalı ...'in şirketi temsile yetkili olmadığının bilinmediği diğer davalılar tarafından iddia edilemez. Bu nedenle, yetkisi bulunmayan kişi tarafından davacının taşınmazının satışına ilişkin işlemin geçerli olmadığı halde, bu husus değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu taşınmazlardan 1199 sayılı parselin ilk satışdan sonra davalı ... ...'e yapılan devir işleminin dahi işlem tarihi itibariyle, olayların gelişimi değerlendirildiğinde, muvazaalı olup olmadığı hususu da değerlendirilmeksizin, sadece davalıların kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile hüküm kurulması yerinde görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ...'in temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ...'in temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058773400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.