Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1540 E. 2012/7944 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemleri↗ tmsf↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamından davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava Off-Shore hesabına yatırılan paranın, İmar Bankası A.Ş'nin BDDK'ca mevduat kabul etme ve bankacılık işlemleri yapma izninin kaldırılması sebebiyle tahsiline ilişkin olup, mahkemece, dosya içerisinde bulunan TMSF ve BDDK yazılarına göre, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı vekili tarafından, davacı adına Off-Shore hesabı açıldığına ilişkin hesap cüzdanı fotokopisi dosyaya sunulmuştur. Bu durumda mahkemece, davacı adına Off-Shore hesabı açıldığına ilişkin hesap cüzdanı ve diğer davacı delilleri de değerlendirilmek suretiyle bir karar vermek gerekirken, TMSF ve BDDK yazıları gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karara vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4829 E. 2013/14620 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · iflas idaresi · hukuki yarar · iflas
Benzer bu karardaA.Ş. «iflas idaresi» vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Mahkemece, davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, davalılar Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. ve ... hakkındaki davanın zamansız açılmış olması nedeniyle reddine, davalı ...
Bankası Off Shore Limited hakkında tespit davasının «hukuki yarar» yokluğu nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10950 E. 2012/17495 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · sorumluluk davası · dolandırıcılık · haksız fiil · yönetim kurulu kararı · dava sebebi · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… er ve alınan kararların idari nitelikte bulunduğu ve bunun değerlendirmesinin idari yargı tarafından yapılması gerektiği gerekçesi ile bu davalılar yönünden davanın «yargı yolu» nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden de, davalıların el konulan bankanın «yönetim kurulu» üyeleri olmaları nedeniyle bu davalılardan talepte bulunabilmek için TTK'nın 336, 341 ve 309. maddeleri uyarınca «sorumluluk davası» açılması gerektiği ve usulüne göre açılmış bir sorumluluk davası bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3- Mahkemece, davalılar BDDK, ..., SPK ve Hazine Müsteşarlığı'na yönelik davanın «yargı yolu» nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise usulüne göre açılmış bir «sorumluluk davası» bulunmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Bu durumda ret «sebebi» aynı bulunmadığı için davalılar BDDK, ..., SPK ve Hazine Müsteşarlığı vekilleri yararına tek, diğer davalılar vekilleri yararına da tek «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tüm davalılar için tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle mümeyyiz ... vekili yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, anılan davalılara karşı usulüne göre açılmış bir «sorumluluk davası» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı, davalıların eylemi ile doğrudan doğruya zarara uğradığını bildirerek verdiği paranın iadesini talep ettiğine göre mahkemenin davalı ... ve arkadaşları hakkındaki davayı ret gerekçesi de yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1540 E. , 2012/7944 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/04/2009 tarih ve 2007/298-2009/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İmar Bankası Aksaray Şubesinde 31/08/1999 tarihinde bir sözleşme imzalayarak 460038060 nolu Off Shore hesabı açarak para yatırdığını, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu 03/07/2003 tarihinde 10835 sayılı kararı ile Türkiye İmar […]A.Ş.'nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılmasına karar verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin parasını istediğini, bunun üzerine şube hesabının burada olmadığını, Kıbrıs İmarbank Off Shore Limited 'te olduğunu ve parayı ödeyemeyeceklerini söylediklerini, o günden beri parayı almak için Türkiye'de bir muhatap bulamadıklarını, ileri sürerek 25.833,00 TL alacağın 09/09/2002 tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamından davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava Off-Shore hesabına yatırılan paranın, İmar Bankası A.Ş'nin BDDK'ca mevduat kabul etme ve bankacılık işlemleri yapma izninin kaldırılması sebebiyle tahsiline ilişkin olup, mahkemece, dosya içerisinde bulunan TMSF ve BDDK yazılarına göre, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı vekili tarafından, davacı adına Off-Shore hesabı açıldığına ilişkin hesap cüzdanı fotokopisi dosyaya sunulmuştur. Bu durumda mahkemece, davacı adına Off-Shore hesabı açıldığına ilişkin hesap cüzdanı ve diğer davacı delilleri de değerlendirilmek suretiyle bir karar vermek gerekirken, TMSF ve BDDK yazıları gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karara vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058706900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz