6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Gecikme cezası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/330 E. 2012/7638 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Zamanaşımı
iki yıl

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme cezası ttk 309/4 yönetim kurulu üyeliği cezai şart mirasçılık reeskont faizi yönetim kurulu kararı dahili dava zamanaşımı e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 309

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Alman firmasından gecikme cezai şartı olarak 16/11/2000 tarihinde alınan paranın şirket kayıtlarına 20/11/2000 tarihinde geçirildiği, bu durumun 19/11/2000 tarihinde şirket yönetim kuruluna seçilen şirket ortağı ...’de dahil tüm davacılardan gizlendiği, davacıların bu durumun izahını 01/09/2005 tarihinde şirket yönetim kurulundan yazılı olarak istedikleri halde şirket yönetim kurulunun “iddiaların gerçek dış olduğu” şeklinde cevap verdiği, davacıların usulsüz işlemi 01/09/2005 tarihinde öğrendiklerinin kabulüyle zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava dışı Sofra Tarım Ür. A.Ş.’ndeki hesabına davalılar tarafından yatırılan toplam 18.540.63 TL’den 1.626,00 TL’nin davalı ...’den, 4.030,00 TL’nin davalı ...’dan, 3.717,00 TL’nin davalı ...’tan, 1.107,63 TL’nin davalı ...’dan, 4.030,00 TL’nin davalı ...’dan, 4,030,00 TL’nin davalı ...’den bankaya yatırıldığı 20.11.2000 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsili ile Sofra Tarım Ürünleri A.Ş’nin hesabına intikal ettirilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ... ..., ... vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK’nun 309. maddesi uyarınca sorumlu olanlara karşı tazminat isteme hakkı davacının zararı ve sorumlu bulunan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğramakla, davalıların aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Ancak, davacılardan ... dava dışı Alman şirketinin parayı gönderdiği 16.11.2000 tarihinde Sofra Tar.Ür. A.Ş’nin Yönetim Kurulu üyesi değilse de, 19.11.2000 tarihinde Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmiş, anılan para 20.11.2000 tarihinde şirketin defterlerine kaydedilmiş ve paranın alındığına dair belge düzenlenmiş olup, bu belgede davacı ...’nin de imzasının mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı ...’nin şirket adına para alındıktan sonra bu paranın akıbeti konusunda 5 yıl boyunca bilgi sahibi olmadığını iddia etmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumda, mahkemece, davacı ... mirasçıları yönünden TTK’nun 309. maddesinde gösterilen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu göz önüne alınarak bu davacının açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Gecikme cezası 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/330 E. 2012/7638 K.

    Ortak: · zamanaşımı iki yıl

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Menfi Tespit ve İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11192 E. 2018/6015 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/330 E.  ,  2012/7638 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/07/2010 tarih ve 2009/192-2010/402 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ... ..., ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalıların dava dışı Sofra Tarım Ürünleri A.Ş.nin ortakları olduğunu, şirketin kurulduğunda Alman şirketi olan Hans Binder Şirketinin makineleri geciktirmesi nedeniyle cezai şart olarak Almanya’dan gönderdiği 60.500 DM.nin yönetim kurulunun şirket defterine geçmeyen kararı ile TL’ye çevrilmek suretiyle sanki davalılar tarafından şirkete borç verilmiş gibi kendi hisseleri oranında şirketin Vakıfbank’ta bulunan hesabına yatırıldığını, bu paranın müvekkillerinin de hesabına yatırılması gerektiğini ileri sürerek, dava konusu 60.500 DM (18.540.625.000.-TL)nin davalıların hesabına yatırılma tarihi 20.11.2000 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan tahsili ile şirket adına yatırılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçesinde, 2000 yılında Alman şirketten alınan cezai şart gelirinin o tarih itibariyle şirketten alacaklı olan ortakların alacaklarına mahsuben ve şirket sermayesine eklenmek üzere dağıtıldığını, tüm ortakların katıldığı toplantıda böyle bir karar alındığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini talep etmişlerdir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Alman firmasından gecikme cezai şartı olarak 16/11/2000 tarihinde alınan paranın şirket kayıtlarına 20/11/2000 tarihinde geçirildiği, bu durumun 19/11/2000 tarihinde şirket yönetim kuruluna seçilen şirket ortağı ...’de dahil tüm davacılardan gizlendiği, davacıların bu durumun izahını 01/09/2005 tarihinde şirket yönetim kurulundan yazılı olarak istedikleri halde şirket yönetim kurulunun “iddiaların gerçek dış olduğu” şeklinde cevap verdiği, davacıların usulsüz işlemi 01/09/2005 tarihinde öğrendiklerinin kabulüyle zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava dışı Sofra Tarım Ür.

A.Ş.’ndeki hesabına davalılar tarafından yatırılan toplam 18.540.63 TL’den 1.626,00 TL’nin davalı ...’den, 4.030,00 TL’nin davalı ...’dan, 3.717,00 TL’nin davalı ...’tan, 1.107,63 TL’nin davalı ...’dan, 4.030,00 TL’nin davalı ...’dan, 4,030,00 TL’nin davalı ...’den bankaya yatırıldığı 20.11.2000 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsili ile Sofra Tarım Ürünleri A.Ş’nin hesabına intikal ettirilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ... ..., ... vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK’nun 309. maddesi uyarınca sorumlu olanlara karşı tazminat isteme hakkı davacının zararı ve sorumlu bulunan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğramakla, davalıların aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Ancak, davacılardan ... dava dışı Alman şirketinin parayı gönderdiği 16.11.2000 tarihinde Sofra Tar.Ür. A.Ş’nin Yönetim Kurulu üyesi değilse de, 19.11.2000 tarihinde Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmiş, anılan para 20.11.2000 tarihinde şirketin defterlerine kaydedilmiş ve paranın alındığına dair belge düzenlenmiş olup, bu belgede davacı ...’nin de imzasının mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı ...’nin şirket adına para alındıktan sonra bu paranın akıbeti konusunda 5 yıl boyunca bilgi sahibi olmadığını iddia etmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumda, mahkemece, davacı ... mirasçıları yönünden TTK’nun 309. maddesinde gösterilen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu göz önüne alınarak bu davacının açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., Turan Dedeoğlu, ..., ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058656900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.