Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1113 E. 2012/7680 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zararın ispatı↗ bilirkişi ücreti↗ icazet↗ ispat yükü↗ bilirkişi incelemesi↗ tebligat↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı doğrultusunda banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacı taleplerinden hüküm altına alınacak miktarın tespitinin ancak bilirkişi incelemesi ile mümkün olacağı, iddiasını kanıtlamak ve bununla ilgili masraflara katlanmak zorunda olan davacının verilen süre içerisinde bilirkişi incelemesi için gerekli giderleri yatırmadığı, teknik konularda mahkemenin bir bilgisinin bulunmadığı, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve Dairemizin 22.12.2008 tarih ve 2007/9301 esas, 2008/14328 tarihli bozma ilamı gereğince banka kayıtları üzerinde inceleme ve hesaplama yapılması gerekip zararı ispat yükü de davacıda olduğundan, davacı vekilinin bilirkişi ücreti ve talimat giderlerinin yatırılamayacağını beyan etmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece, dava dışı ..., ... ve kimliği tespit edilemeyen şahıs ya da şahıslarca çekilen 6334,79 TL'na, davacı tarafından icazet verilip verilmediği ve bu kişiler tarafından çekilen paraların şirket tarafından benimsenip benimsenmediğinin değerlendirilmesi hukuki bir değerlendirme olup, bu hususun takdiri mahkemeye aittir. Bu nedenle, 16.06.2009 tarihli karar düzeltme ilamında gösterildiği üzere, davacıya ait hesap ekstrelerinin her ay noter aracılığı ile davacı şirkete tebliğ edildiği ve itiraza uğramadığı davalı Banka tarafından savunulduğuna göre, hesap özetleri ve tebligat belgeleri araştırılarak, hesaptan davaya konu edilen paraların çekildiğini gösterir ekstreler davacıya tebliğ edilmiş ve davacı tebligata rağmen itiraz etmemiş ise, bu durumun dava dışı ..., ... ve ismi tespit edilemeyen şahısların yaptığı işlemlere icazet sayılıp sayılmayacağının mahkemece değerlendirmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1113 E. 2012/7680 K.
Ortak:zararın ispatı · bilirkişi ücreti · icazet · ispat yükü · bilirkişi incelemesi · tebligat · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda… mamasına ve Dairemizin 22.12.2008 tarih ve 2007/9301 esas, 2008/14328 tarihli bozma ilamı gereğince banka kayıtları üzerinde inceleme ve hesaplama yapılması gerekip «zararı ispat yükü» de davacıda olduğundan, davacı vekilinin «bilirkişi ücreti» ve talimat giderlerinin yatırılamayacağını beyan etmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değild …
… tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı doğrultusunda banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacı taleplerinden hüküm altına alınacak miktarın tespitinin ancak «bilirkişi incelemesi» ile mümkün olacağı, iddiasını kanıtlamak ve bununla ilgili «masraflara» katlanmak zorunda olan davacının verilen süre içerisinde bilirkişi incelemesi için gerekli giderleri yatırmadığı, teknik konularda mahkemenin bir bilgisinin bulunm …
… it hesap ekstrelerinin her ay noter aracılığı ile davacı şirkete tebliğ edildiği ve itiraza uğramadığı davalı Banka tarafından savunulduğuna göre, hesap özetleri ve «tebligat» belgeleri araştırılarak, hesaptan davaya konu edilen paraların çekildiğini gösterir ekstreler davacıya tebliğ edilmiş ve davacı tebligata rağmen itiraz etmemiş ise, bu durumun dava dışı ..., ... ve ismi tespit edilemeyen şahısların yaptığı işlemlere «icazet» sayılıp sayılmayacağının mahkemece değerlendirmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, …
Benzer bu kararda… mamasına ve Dairemizin 22.12.2008 tarih ve 2007/9301 esas, 2008/14328 tarihli bozma ilamı gereğince banka kayıtları üzerinde inceleme ve hesaplama yapılması gerekip «zararı ispat yükü» de davacıda olduğundan, davacı vekilinin «bilirkişi ücreti» ve talimat giderlerinin yatırılamayacağını beyan etmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değild …
… tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı doğrultusunda banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacı taleplerinden hüküm altına alınacak miktarın tespitinin ancak «bilirkişi incelemesi» ile mümkün olacağı, iddiasını kanıtlamak ve bununla ilgili «masraflara» katlanmak zorunda olan davacının verilen süre içerisinde bilirkişi incelemesi için gerekli giderleri yatırmadığı, teknik konularda mahkemenin bir bilgisinin bulunm …
… it hesap ekstrelerinin her ay noter aracılığı ile davacı şirkete tebliğ edildiği ve itiraza uğramadığı davalı Banka tarafından savunulduğuna göre, hesap özetleri ve «tebligat» belgeleri araştırılarak, hesaptan davaya konu edilen paraların çekildiğini gösterir ekstreler davacıya tebliğ edilmiş ve davacı tebligata rağmen itiraz etmemiş ise, bu durumun dava dışı ..., ... ve ismi tespit edilemeyen şahısların yaptığı işlemlere «icazet» sayılıp sayılmayacağının mahkemece değerlendirmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Patent tecavüzü | Tecavüz men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3720 E. 2013/11325 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1113 E. , 2012/7680 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/09/2010 tarih ve 2009/247-2010/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Manisa Şubesi ile müvekkili şirket arasında 1997 yılı başlarında kredi hesap sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili kişinin ... olup, bu nedenle hesaptan para çekme yetkisinin de sadece anılana veya yasal temsilcisine ait bulunduğunu, ancak davalı bankanın Manisa Şubesi’nin müvekkili şirkete ait dava konusu kredi hesabından şirketi temsil yetkisi olmayan ... isimli kişiye muhtelif zamanlarda ve miktarlarda ödeme yaptığını, bu şahsın şirketin ortağı olmadığını, söz konusu ödemelerle ilgili olarak müvekkilinin davalı bankaya sözlü ya da yazılı bir talimatının da bulunmadığını, davalı bankanın yetkisiz kişiye yaptığı ödemeler nedeniyle tahakkuk eden kredi borcunun müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını, davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmaması sonucu müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydı ile açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah ile davalının müvekkili şirkete ait vadeli, vadesiz, kredili tüm mevduat hesapları üzerinden yetkisiz kişilere yaptığı yasaya aykırı ve usulsüz ödemeler ile müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan kredi borcu toplamı olarak 22.000 TL'nın davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kredi faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan tüm işlemlerin davacı şirketin yetkili temsilcilerinin isteği, bilgisi, rızası ve onayı ile yapılmış olup, davacının sorumluluğunda bulunduğunu, ... tarafından yapılan işlemlerin davacı tarafından kabul edildiğini, borçların ödendiğini, davacının itirazlarının Medeni Kanun 2 nci maddesi çerçevesinde kabul edilemez olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı doğrultusunda banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacı taleplerinden hüküm altına alınacak miktarın tespitinin ancak bilirkişi incelemesi ile mümkün olacağı, iddiasını kanıtlamak ve bununla ilgili masraflara katlanmak zorunda olan davacının verilen süre içerisinde bilirkişi incelemesi için gerekli giderleri yatırmadığı, teknik konularda mahkemenin bir bilgisinin bulunmadığı, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve Dairemizin 22.12.2008 tarih ve 2007/9301 esas, 2008/14328 tarihli bozma ilamı gereğince banka kayıtları üzerinde inceleme ve hesaplama yapılması gerekip zararı ispat yükü de davacıda olduğundan, davacı vekilinin bilirkişi ücreti ve talimat giderlerinin yatırılamayacağını beyan etmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece, dava dışı ..., ... ve kimliği tespit edilemeyen şahıs ya da şahıslarca çekilen 6334,79 TL'na, davacı tarafından icazet verilip verilmediği ve bu kişiler tarafından çekilen paraların şirket tarafından benimsenip benimsenmediğinin değerlendirilmesi hukuki bir değerlendirme olup, bu hususun takdiri mahkemeye aittir. Bu nedenle, 16.06.2009 tarihli karar düzeltme ilamında gösterildiği üzere, davacıya ait hesap ekstrelerinin her ay noter aracılığı ile davacı şirkete tebliğ edildiği ve itiraza uğramadığı davalı Banka tarafından savunulduğuna göre, hesap özetleri ve tebligat belgeleri araştırılarak, hesaptan davaya konu edilen paraların çekildiğini gösterir ekstreler davacıya tebliğ edilmiş ve davacı tebligata rağmen itiraz etmemiş ise, bu durumun dava dışı ..., ...
ve ismi tespit edilemeyen şahısların yaptığı işlemlere icazet sayılıp sayılmayacağının mahkemece değerlendirmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058622200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz