Derdestlik
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/934 E. 2024/4374 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
derdestlik↗ kesin süre↗ ispat yükü↗ bilirkişi incelemesi↗ hukuki yarar↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/41 E., 2020/177 K.
Taraflar arasındaki markanın kullanmama nedeniyle iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının adına tescilli olan 2008/67858 sayılı "ALBARAKA + Şekil" ibareli markayı tescilli olduğu 29., 30., 31. ve 32. sınıflarda ciddi bir şekilde kullanmadığını ileri sürerek davaya konu markanın 29., 30,, 31. ve 32. sınıflar bakımından kısmen kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu markayı iptali istenilen sınıflarda kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait 2008 67858 numaralı "ALBARAKA+ŞEKİL" markasının iptali dava edilen mal ve hizmetler için ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığını ispat yükü davalı üzerinde olmasına rağmen, davalı tarafa verilen kesin süre içerisinde ve öncesinde davalı tarafın marka kullanımına ilişkin dosyaya hiç bir delil sunmadıkları, bu nedenle davalının markasının iptali talep edilen mal ve hizmetler için kullanıldığının ispatlanamadığı, kullanmama nedeniyle iptal koşulunun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin her ne kadar davacının aynı gerekçelerle açtığı İstanbul Anadolu 2. FSHHM 2015/58 E. - 2017/32 K. sayılı davada alınan bilirkişi raporunu baz alarak huzurdaki davada herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırmamışsa da ilgili raporun hukuka aykırılık teşkil etmesi sebebiyle pek çok açıdan itirazlarının olduğunu, üstelik alınan raporun işbu dava konusu döneme ilişkin olmadığını, ilgili davanın açıldığı 2015 yılı ve ondan önceki döneme ilişkin olduğunu, her iki dava arasında neredeyse 2 yıl/2 yıldan fazla süre bulunduğunu, o nedenle ilgili rapordaki değerlendirmelerin markanın güncel kullanımına ilişkin olmadığını, davacının işbu davayı kötü niyetli şekilde açtığını, zira davacı müvekkilinin tanınmış ALBARAKA markalarının tanınmışlığından haksız şekilde yararlanmak için kendi dilekçelerinde de bahsettiği 2013/28555 sayılı BARAKA ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurusunun müvekkilinin markalarına iltibas düzeyinde benzer olduğu için reddedildiğini, davacının ise bu red kararını bir şekilde ortadan kaldırabilmek için işbu davayı ikame ettiğini, davacının asıl amacının kötü niyetli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın kullanmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu ve 26 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14214 E. 2012/333 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14329 E. 2014/2754 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle iptal · maddi hata · zayi · feragat · havale · çek · ilan · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, çeklerden bir kısmının yargılama evresinde bulunamadığı, bankalara ve mahkemeye de «ibraz» edilmediği, bu nedenle «zayi nedeniyle iptaline», davacı vekilinin 08.11.2012 «havale» tarihli dilekçesiyle 20.10.2007, 30.09.2007, 17.10.2007, 15.09.2007 tarihli 4 adet «çek» yönünden talebinden «feragat» ettiği, bir kısım çeklerin ise ibraz edildiği gerekçesiyle bu çekler yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece bir kısım çekler bakımdan bankaya «ibraz» edilme gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş ise de, bu durum «zayi» iptal kararı verilmesine engel teşkil etmez, yapılan «ilan» üzerine bankaya ibraz edenlerce mahkemeye başvuru yapılmamış bulunduğundan mahkemece, zayi iptal prosedürünün işletilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gere …
Şubesi ... nolu hesaba keşide edilen, 30.09.2007 tarihli ve 2.500,00 TL bedelli «çek» numarasının ''...'' yerine ''...'' olarak yanlış yazılması doğru değilse de, bu husunun mahallinde düzeltilebilecek «maddi hata» niteliğinde bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7529 E. 2022/1090 K.
Ortak:hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «derdestlik» nedeniyle reddi gerektiğini, davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu markayı iptali istenilen sınıflarda kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaT.A.Ş dışındaki diğer davalılara yönelik «tespit davası» açmakta 6100 sayılı HMK’nın 106/2 maddesine göre güncel ve korunmaya değer bir «hukuki yararı» bulunduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rehinli alacak · tevdi mahalli · sigorta tazminatı · depo kararı · tespit davası · muacceliyet · ipotek · temlik
Benzer bu karardaGerek açıklanan yasa hükmüne, gerekse yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, dosya içeriği ile davalı ...Ş.'ne «tevdi mahalli» sıfatıyla «depo» edilen, davacıya «ipotekli» taşınmazın «sigorta tazminatı» üzerinde öncelik davacıya aittir.
… düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince, yukarıda da özetlendiği üzere, mülkiyeti davalı Okur Gıda...A.Ş’e ait olan taşınmaz Klasik Yangın Sigorta Poliçesi ile «teminat» altına alınmış olup, taşınmazda çıkan yangın sebebiyle doğan «sigorta tazminatı» üzerinde, davacı, lehine tesis edilen «ipotek» sebebiyle, diğer davalılar ise «temlik» ve «haciz» sebebiyle hak iddia etmiş, bu aşamadan sonra tazminat, sigorta şirketinin talebi üzerine davalı ......T.A.Ş nezdinde açılan hesaba tevdi edilmiştir.
"Sigorta tazminatı üzerinde hak" başlıklı TMK 879/1 maddesinde «muaccel» olan «sigorta tazminatının», malikine ancak bütün «rehinli alacaklıların» rızasıyla ödenebileceği düzenlenmiştir.
Davacı, işbu dava ile «temlikname» veya «haciz» hukuki «sebebine» dayanan diğer davalıların davacının rehinli alacağı karşısında önceliği ve üstün hakkının söz konusu olamayacağının tesbiti ile «tevdi mahallinde» bulunan paranın kendisine verilmesini talep etmiş olup, davacının tahsil talebinin tevdi mahalli olan davalı ...’a yönelik, tespit talebinin ise alacak üzerinde te …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/934 E. , 2024/4374 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/204 Esas, 2022/2025 Karar
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/41 E., 2020/177 K.
Taraflar arasındaki markanın kullanmama nedeniyle iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının adına tescilli olan 2008/67858 sayılı "ALBARAKA + Şekil" ibareli markayı tescilli olduğu 29., 30., 31. ve 32. sınıflarda ciddi bir şekilde kullanmadığını ileri sürerek davaya konu markanın 29., 30,, 31. ve 32. sınıflar bakımından kısmen kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu markayı iptali istenilen sınıflarda kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait 2008 67858 numaralı "ALBARAKA+ŞEKİL" markasının iptali dava edilen mal ve hizmetler için ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığını ispat yükü davalı üzerinde olmasına rağmen, davalı tarafa verilen kesin süre içerisinde ve öncesinde davalı tarafın marka kullanımına ilişkin dosyaya hiç bir delil sunmadıkları, bu nedenle davalının markasının iptali talep edilen mal ve hizmetler için kullanıldığının ispatlanamadığı, kullanmama nedeniyle iptal koşulunun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin her ne kadar davacının aynı gerekçelerle açtığı İstanbul Anadolu 2. FSHHM 2015/58 E. - 2017/32 K. sayılı davada alınan bilirkişi raporunu baz alarak huzurdaki davada herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırmamışsa da ilgili raporun hukuka aykırılık teşkil etmesi sebebiyle pek çok açıdan itirazlarının olduğunu, üstelik alınan raporun işbu dava konusu döneme ilişkin olmadığını, ilgili davanın açıldığı 2015 yılı ve ondan önceki döneme ilişkin olduğunu, her iki dava arasında neredeyse 2 yıl/2 yıldan fazla süre bulunduğunu, o nedenle ilgili rapordaki değerlendirmelerin markanın güncel kullanımına ilişkin olmadığını, davacının işbu davayı kötü niyetli şekilde açtığını, zira davacı müvekkilinin tanınmış ALBARAKA markalarının tanınmışlığından haksız şekilde yararlanmak için kendi dilekçelerinde de bahsettiği 2013/28555 sayılı BARAKA ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurusunun müvekkilinin markalarına iltibas düzeyinde benzer olduğu için reddedildiğini, davacının ise bu red kararını bir şekilde ortadan kaldırabilmek için işbu davayı ikame ettiğini, davacının asıl amacının kötü niyetli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın kullanmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu ve 26 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058362700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz