Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/453 E. 2012/7005 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazmin↗ ağır kusur↗ cmr konvansiyonu↗ sınırlı sorumluluk↗ kusur sorumluluğu↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ cmr↗ zayi↗ taşıyıcı↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm kanıtlara göre, dava konusu taşımada kullanılan aracın balatasının ısınması sonucunda aracın yandığı ve yükün zayi olduğu, bu hasarın meydana gelişinde gönderenin bir kusuru ve sorumluluğu olmadığı, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, davalının yükümlülüklerine aykırı şekilde ağır ihmalde bulunarak taşımaya elverişli olmayan araç ile taşıma yaptığı, bu nedenle sınırlı sorumluluktan yararlanmaması gerektiği gerekçesiyle 68.858,00 USD’nin 08/01/2009 ödeme tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasının USD cinsi 1 yıllık mevduata uyguladığı faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir..
(2) Dava, sigortalı emtiada oluşan hasar bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı taşıyıcının hasarın oluşmasında ağır kusuru olması nedeniyle CMR Konvansiyonunun 29. maddesi uyarınca, sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; ağır kusurun sebebi olarak benimsenen aracın teknik kontrolünün yeterli olarak yapılmamasının davalı taşıyıcı açısından kasıt ya da kasta eş değer kusur olarak kabulü mümkün değildir. O halde, CMR Konvansiyonunun 23. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk esasına göre değerlendirme yapılarak davalı taşıyıcının sorumlu olduğu miktar belirlenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Ayrıca CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca, bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranının yıllık %5 olarak kabul edilmiş olmasına rağmen, mahkemece T.C. Merkez Bankası'nca döviz tevdiat hesabına uygulanan faiz oranına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5292 E. 2011/16086 K.
Ortak:hasar · Rücuen Tazminat
İncelediğiniz kararda… ece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm kanıtlara göre, dava konusu taşımada kullanılan aracın balatasının ısınması sonucunda aracın yandığı ve yükün «zayi» olduğu, bu «hasarın» meydana gelişinde gönderenin bir «kusuru» ve sorumluluğu olmadığı, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, davalının yükümlülüklerine aykırı şekilde ağır ihmalde bulunarak taşımaya elverişli olmayan araç ile taşıma yaptığı, bu nedenle «sınırlı sorumluluktan» yararlanmaması gerektiği gerekçesiyle 68.858,00 USD’nin 08/01/2009 ödeme tarihinden itibaren T.C.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. (1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.. (2) Dava, sigortalı emtiada oluşan «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı «taşıyıcının» «hasarın» oluşmasında «ağır kusuru» olması nedeniyle CMR Konvansiyonunun 29. maddesi uyarınca, «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; ağır kusurun «sebebi» olarak benimsenen aracın teknik kontrolünün yeterli olarak yapılmamasının davalı taşıyıcı açısından kasıt ya da kasta eş değer kusur olarak kabulü mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile CMR 32/1-b maddesine göre taşımacının yükü aldığı yerde dava açabileceği, bu suretten mahkemenin yetkili olduğu, emtianın 18.08.2008 tarihinde varış yerine «teslim» edildiği, kısmi «hasar» söz konusu olduğunda 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin 18.08.2009 tarihinde sona erdiği, davanın 19.08.2009 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonu'na tabii «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Yine, aynı Konvansiyonun 32/1-a maddesine göre «zamanaşımı»; kısmi kayıp, «hasar» veya gecikmelerde «teslim» etme tarihinden itibaren başlar ve aynı maddenin 1/«son» fıkrasına göre zamanaşımının işlemeye başladığı gün hesaba «dahil» edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · taşıma sözleşmesi · dahili dava · zamanaşımı · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaYine, aynı Konvansiyonun 32/1-a maddesine göre «zamanaşımı»; kısmi kayıp, «hasar» veya gecikmelerde «teslim» etme tarihinden itibaren başlar ve aynı maddenin 1/«son» fıkrasına göre zamanaşımının işlemeye başladığı gün hesaba «dahil» edilemez.
Somut olayda «hasar» gören yükün «teslim tarihi» 18.08.2008 olup yukarıda açıklanan kurallar gereğince «zamanaşımı» süresi 19.08.2008 tarihinde başlamış ve görülmekte olan dava ise 19.08.2009 tarihinde harcın yatırılması suretiyle açılmış olduğuna göre, davanın zamanaşımı süresi geçtiğinden bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile CMR 32/1-b maddesine göre taşımacının yükü aldığı yerde dava açabileceği, bu suretten mahkemenin yetkili olduğu, emtianın 18.08.2008 tarihinde varış yerine «teslim» edildiği, kısmi «hasar» söz konusu olduğunda 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin 18.08.2009 tarihinde sona erdiği, davanın 19.08.2009 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonu'na tabii «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/453 E. , 2012/7005 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.10.2010 tarih ve 2009/117-2010/381 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Axa Sigorta A.Ş. tarafından Özmaya San. A.Ş.’ne ait olup davalı şirket tarafından Amasya’dan Irak’a taşınması üstlenilen emtianın sigorta altına alındığını, 03/12/2008 tarihinde davalı Kılıç Ulus. Nak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait 33 D 5624 ve 33 D 0215 plakalı çekici ve römork ile bir başka aracın seyir halinde iken çarpışması sonucu sigortalı emtianın tamamen hasarlandığını, yapılan ekspertiz incelemesi sonucu saptanan 68.858,00 USD hasar bedelinin 08/01/2009 tarihinde sigortalı şirkete ödendiğini, rücu hakkının doğduğunu, davalı şirkete ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkili tarafından davalı firmaya gönderilen ihtarnameye davalı firma tarafından olumsuz cevap verildiğini, tüm bu nedenlerle 68.858,00 USD tazminat alacağının ödeme tarihi olan 08/01/2009 tarihinden itibaren işleyecek MB döviz tevdiat hesabına uygulanan yıllık faiz oranı üzerinden temerrüt faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği tazminatı müvekkilinden talep etme hakkı olmadığını, müvekkil şirket ile sigortalı şirket arasında akdedilen genel taşıma sözleşmesi gereği müvekkilinin taşımaya uygun araçlar tahsis etmekle yükümlü olduğunu, bu araçların ayrıca sigortalı Özmaya Sanayi A.Ş. tarafından her yükleme öncesi kontrol edildiğini, müvekkilinin yükleme yapılacak araçlarını tüm kontrolleri tamamlanmış şekilde yükleme yapılması için sigortalı şirketin Amasya’daki fabrikasına gönderdiğini, bu araçların gönderici firmanın yetkilileri tarafından bir kez daha kontrolden geçirildiğini ve yükleme yapıldığını, taşıma esnasında meydana gelen mekanik bir arıza nedeniyle yangın çıktığını ve emtianın hasara uğradığını, bu arızanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin ihmalinin, sözleşmeye aykırı bir davranışının ve kusurunun bulunmadığını, davacı ...
açısından rücu şartının gerçekleşmediğini, faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi olan 10/02/2009 tarihi olduğunu, tarafların tacir olması sebebiyle ancak ticari faiz oranının talep edilebileceğini, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm kanıtlara göre, dava konusu taşımada kullanılan aracın balatasının ısınması sonucunda aracın yandığı ve yükün zayi olduğu, bu hasarın meydana gelişinde gönderenin bir kusuru ve sorumluluğu olmadığı, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, davalının yükümlülüklerine aykırı şekilde ağır ihmalde bulunarak taşımaya elverişli olmayan araç ile taşıma yaptığı, bu nedenle sınırlı sorumluluktan yararlanmaması gerektiği gerekçesiyle 68.858,00 USD’nin 08/01/2009 ödeme tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasının USD cinsi 1 yıllık mevduata uyguladığı faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir..
(2) Dava, sigortalı emtiada oluşan hasar bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı taşıyıcının hasarın oluşmasında ağır kusuru olması nedeniyle CMR Konvansiyonunun 29. maddesi uyarınca, sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; ağır kusurun sebebi olarak benimsenen aracın teknik kontrolünün yeterli olarak yapılmamasının davalı taşıyıcı açısından kasıt ya da kasta eş değer kusur olarak kabulü mümkün değildir. O halde, CMR Konvansiyonunun 23. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk esasına göre değerlendirme yapılarak davalı taşıyıcının sorumlu olduğu miktar belirlenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Ayrıca CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca, bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranının yıllık %5 olarak kabul edilmiş olmasına rağmen, mahkemece T.C. Merkez Bankası'nca döviz tevdiat hesabına uygulanan faiz oranına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057993500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz