İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1739 E. 2024/4259 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konkordato geçici mühlet↗ konkordato mühleti↗ geçici mühlet↗ kefaletten dönme↗ mirasçının sorumluluğu↗ konkordato↗ depo talebi↗ rehnin paraya çevrilmesi↗ ödeme planı↗ istinaf sebebi↗ kötüleme↗ kefalet sözleşmesi↗ adi ortaklık↗ ticari kredi↗ bsmv↗ depo kararı↗ mevduat hesabı↗ rehin↗ müteselsil kefil↗ yargılama giderleri↗ mirasçılık↗ muacceliyet↗ ipotek↗ istinaf incelemesi↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ anonim şirket↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ yargılama gideri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/169 E., 2022/646 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ... Şubesi ile nezdinde ... San. Mak. A.Ş. lehine genel kredi sözleşmesine istinaden doğrudan borçlandırma hesabı, business ticari kredi kartı, BCH ticari hesap v.s. açılarak krediler kullandırıldığını, sözleşmelere , ..., ... ve ...'nun müteselsil kefil olduklarını, kefillerden....'nun 13.02.2018 tarihinde vefat ettiğini ve ..., ..., ... ve ...'nun yasal mirasçıları olduğunu, ..., ... ve ...'nun aynı zamanda genel kredi sözleşmelerinde bizzat kefil olduklarından bu kişilerin hem kefaleti hemde mirasçı olarak sorumlu olduklarını, ...'nun .... mirasçısı olması nedeniyle sorumlu olduğunu, asıl borçlu şirkete Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/886 E. sayılı dosyası ile konkordato mühleti verildiğinden icra takip dosyasında yer verilmediğini, kredi taksitlerinin gününde ödenmemesi nedeniyle borcun tamamının muaccel hale geldiğini, ve 16.12.2019 tarihi itibariyle hesapların kat edilerek Beyoğlu 48. Noterliği'nin 18.12.2019 tarihli ve .... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini ardından alacaklarının tahsili için kayseri Gayrımenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2020/123 E. ve Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2020/20146 E. sayılı dosyaları ile takipler yapıldığını, satışa konu edilen gayrimenkullerin üzerinde (550.000,00 TL + 700.000,00 TL) toplam 1.250.000,00 TL ipoteklerinin mevcut olduğunu, buna göre alacaklarının tamamının rehinli olduğundan hesaplamalarda bu durumun dikkate alınması gerektiğini, davalıların faiz oranına itirazlarının yerinde olmadığını beyanla itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalıların alacağın %20'si oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinden ..., ..., ve ... - ... Adi Ortaklığı (AR Ticaret) ile müteveffa ... davacı ile ... Sanayi Makinaları ve İnşaat Malzemeleri Tic. ve San. A.Ş arasında imzalanan 29.11.2016 tarihli genel kredi sözleşmesine kefil olduklarını, kefillerden ...'nun 13.02.2018 tarihinde vefat ettiğini, müteveffa Şükrü'nün vefatından sonra taraflar yeniden bir araya gelerek 23.03.2018 tarihinde 4.000.000,00 TL tutarlı bir genel kredi sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmeye de bu kez ... (T.C....), ... (T.C. ....), ... Teknoloji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... (T.C. ....) kefil olarak imza attıklarını, asıl borçlusu ... Sanayi Mak. A.Ş. içerisinde bulunduğu ekonomik darboğazı aşabilmek için 07.12.2018 tarihinde mahkemeden konkordato geçici mühlet kararı aldığını, asıl borçlu ...'ın mali durumunun kötüleştiğini öğrenen müvekkilleri 02.09.2019 tarihinde Kayseri 2. Noterliği'nde 11204 yevmiye numarası ile çektikleri ihtarnamede ile Borçlar Kanunu'ndaki " II. Kefaletten dönme (başlıklı) madde 599 hükmüne dayanarak kefillikten döndüklerini alacaklı- davacı bankaya ihtaren bildirdiklerini, kefalet sözleşmesinden dönen müvekkillerinin aynı tarihte bankaya müracaat ile borçlu ... Sanayi Makinaları ve İnşaat Malzemeleri Tic. ve San. A.Ş'nin kefil oldukları genel kredi sözleşmesinden dolayı ne kadar borçlu olduğunu sorduklarını, verilen cevap itibarıyla da müvekkili ... Teknoloji Sanayi ve Tic. A.Ş. tarafından kefil oldukları borca mahsuben davacı bankaya 400.000,00 TL ödeme yaptıklarını, bu tarihten sonra oluşan borçlar yönünden zaten ... Sanayi Makinaları ve İnşaat Malzemeleri Tic. ve San. A.Ş. hakkında konkordato kararı verildiğinden adi alacaklılar için faizsiz konkordato projesi uyarınca ödeme planı itibarıyla ödeme imkanı rehin ile güvence altına alınmış alacaklar yönünden de rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılarak alacağın tahsili yolları açık olduğu, davacı banka tarafından davaya konu edilen alacaklar genel kredi sözleşmesine dayanıyorsa konkordato kararı almış asıl borçlu ... San. A.Ş. yönünden bu borç adi borç niteliğinde olduğundan konkordato projesi itibarıyla faiz istenemeyeceği, yok şayet rehin ile güvence altına alınmış bir borç ise bu kez müvekkillerin kefaleti sona erdiği için borçlu ... San. A.Ş.'nin davacı banka lehine tesis edilen rehinli gayrimenkulleri bulunduğundan artık alacağın rehinin paraya çevrilmesi yoluyla tahsili gerekirken müvekkilleri aleyhine açılan bu davanın reddinin gerektiği beyan edilerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 1-Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2020/2046 E. sayılı takip dosyasına davalıların vaki itirazlarının kısmen iptali ile, a) Kullandırılan nakdi krediler yönünden davalılar ...-... (Ar Ticaret)Adi Ortaklığı, ..., ... ve ...'ün; aa) Kullandırılan BCH kredilerinen kaynaklanan 692.605,86 TL asıl alacak, 27.188,64 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.359,44 TL BSMV ve 2.382,74 TL masraf olmak üzere toplam 723.536,68 TL, ab) kredi kartı, kredili ticari mevduat hesabı (esnek hesap) ve DBS kredilerinden kaynaklanan 95.691,91 TL asıl alacak, 3.128,06 TL işlemiş temerrüt faizi ve 156,40 TL BSMV olmak üzere toplam 98.976,37 TL'ndan genel toplamda (723.536,68 TL + 98.976,37-TL) 822.513,05 TL'dan sorumlu olmaları, b) Kullandırılan nakdi krediler yönünden davalı ... Teknoloji Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin; ba) BCH kredilerinden kaynaklanan 692.605,86 TL asıl alacak, 26.973,89 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.348,70 TL BSVM ve 2.382,74 TL masraf olmak üzere toplam 723.311,19 TL,bb) Kredi kartı, kredili ticari mevduat hesabı (esnek hesap) ve DBS kredilerinden kaynaklanan 95.691,91 TL asıl alacak, 3.128,06 TL işlemiş temerrüt faizi ve 156,40 TL BSMV olmak üzere toplam 98.976,37 TL'dan genel toplamda (723.311,19 TL + 98.976,37 TL) 822.287,56 TL'dan sorumlu olması, c) Kullandırılan nakdi krediler yönünden müteselsil kefil ... mirasçısı davalı ...'nun; ca) BCH kredilerinden kaynaklanan 275.047,92 TL asıl alacak ve cb) kredi kartı, kredili ticari mevduat hesabı (esnek hesap) ve DBS kredilerinden kaynaklanan 95.691,91 TL asıl alacak, 2.909,03 TL işlemiş temerrüt faizi ve 145,45 TL BSMV olmak üzere toplam 98.746,39 TL'dan genel toplamda (275.047,92 TL + 98.746,39 TL) 343.794,31 TL'dan sorumlu olması koşuluyla icra takibinin devamına, 2-takip tarihinden tahsil tarihine kadar bch kredilerinden kaynaklanana nakdi alacaklar için %46,80 oranında; kredi kartı, kredili ticari mevduat hesabı (esnek hesap) ve dbs kredilerinden kaynaklanan nakdi alacaklar için yıllık %24 oranında temerrüt faizi işletilmesine ve takip sonrası işleyecek tüm faizlere %5 oranında bsmv yürütülmesine, 3-nakdi krediler yönünden davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, 4-nakdi krediler yönünden itirazın iptaline karar verilen 822.513,05 TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının (davalı ... teknoloji san ve tic aş'nin 822.287,56 TL'nin takdiren %20'si oranında ve davalı ...'nun 343.794,31 TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatı kısmından sorumlu olmaları koşulu ile) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı bankaya iade edilmemiş çeklerin yasal sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayrinakdi risk nedeni ile davacının depo talebinin kısmen kabulü ile 5.230,00 TL'nın davalılar tarafından davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, gayrinakdi risk oluşturan diğer çek yapraklarının davacı bankaya iade edilmiş olması nedeni ile fazlaya ilişkin depo istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf başvurusunun kabulü ile; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.09.2022 tarih, 2020/169 E., 2022/646 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde; davanın reddine karar verilen kısımları ile davacı Banka aleyhine takdir edilen yargılama gideri ve vekalet ücreti kısımları yönüyle bozularak kaldırılmasına, davanın tüm yönleri ile kabulüne, inkar tazminatı, yargılama giderleri, vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı bankaya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; neticeten gerçeklikten uzak sadece bir bankacı bilirkişi raporu ile yanlış hesaplamalar sonucu dosyaya sunulan rapor doğrultusunda mahkemece hatalı gerekçelerle verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelere, istinaf edilen nihai kararda ayrıntıları yazılı açıklama, yasal sebep ve gerekçelere göre, İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi heyet raporunda yapılan tespit hesaplama ve sair değerlendirmelerin dosya içeriğine ve yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, mahkemenin kanıtları takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davalı tarafın istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak bilirkişi raporunda müteselsil kefil ... mirasçısı davalı ...'nun kredi kartı, kredili ticari mevduat hesabı (esnek hesap) ve DBS kredilerinden kaynaklanan 95.691,91 TL asıl alacak, 2.909,03 TL işlemiş temerrüt faizi ve 145,45 TL BSMV olmak üzere toplam 98.746,39 TL'dan genel toplamda (275.047,92-TL + 98.746,39-TL) 373.794,31-TL'dan sorumlu olduğu belirtilmesine karşın, mahkemece yapılan açık yazım hatası nedeniyle davalının sorumluluk miktarının sehven 343.794,31 TL olarak yazıldığı, bu yönüyle davacının istinaf sebebinin haklı ve yerinde olduğu, ancak işbu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle davacı tarafın bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve bu yönden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl borçlu ...'ın mali durumunun kötüleştiğini öğrenen müvekkili kefiller tarafından 02.09.2019 tarihinde kefaletten dönmeye ilişkin ihtarname gönderildiğini, bu tarihten sonra oluşan borçlar nedeni ile kefillere müracaatın mümkün olmadığını, bu tarihten sonra oluşan borçlar yönünden ise anılan şirket hakkında konkordato kararı verildiğinden adi alacaklılar için faizsiz konkordato projesi uyarınca ödeme planı itibarıyla ödeme imkanı, rehin ile güvence altına alınmış alacaklar yönünden de rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılarak alacağın tahsili yollarının açık olduğunu, müteveffa Şükrü mirasçılarından Firdevs'in müteveffa tarafından imzalanan kefalet sözleşmesinden mirasçılığı nedeni ile sorumlu tutulsa bile daha sonradan imzalanan (23.03.2018 tarihinde 4.000.000 TL tutarlı bir GKS) sözleşmeden dolayı kullandırılan kredilerden sorumlu olmayacağını, müvekkillerinin GKS’ye bağlı BCH dışında, davacı bankanın asıl borçlu ... A.Ş.ye kullandırdığı; kredi kartı, dbs (doğrudan borçlandırma sistemi) gibi kredi sözleşmelerinde imzaları bulunmadığını, bu kredileri asıl borçluya davacı bankanın, müvekkillerin imzası bulunmayan ayrı sözleşmeler ile kullandırdığı için bu müvekkiller bu borçlardan da sorumlu tutulamayacağını, ayrıca davacı bankanın kefalet sözleşmesine istinaden asıl borçluya kullandırdığı her türlü kredide, kredinin ödeme tablosuna kefillerden imza alması ve haberdar etmesinin yüksek yargı uygulamalarında kabul gören hukuki bir zorunluluk olduğunu, oysa davacı bankanın müvekkillerine bu şekilde bildirimde bulunmadığını, ödeme tablolarına imzalarını almadığını, müvekkillerin kefaletinin devam ettiği dönemde, müvekkilleri haberdar edilmeksizin kullandırılan krediler için ayrı bir değerlendirme yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı hesaplamalara dayandığını, konkordato sürecinde olan bir şirket hakkında yapılan incelemede konkordato hükümlerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacı banka alacağının tamamen tahsil edildiğini, davacı bankanın kötü niyetli olarak ödemelerin tamamı tahsil edildikten sonra kalmayan bir alacağı için kefillere takip başlattığını, kefillerin durumunun asıl borçlunun durumundan ağır olamayacağını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/689 E. 2024/3186 K.
Ortak:konkordato mühleti · geçici mühlet · konkordato · kefalet sözleşmesi · bsmv · depo kararı · müteselsil kefil · muacceliyet · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2018/886 E. sayılı dosyası ile «konkordato mühleti» verildiğinden icra takip dosyasında yer verilmediğini, kredi taksitlerinin gününde ödenmemesi nedeniyle borcun tamamının «muaccel» hale geldiğini, ve 16.12.2019 tarihi itibariyle hesapların kat edilerek Beyoğlu 48.
A.Ş.'nin; ba) BCH kredilerinden kaynaklanan 692.605,86 TL «asıl alacak», 26.973,89 TL işlemiş «temerrüt faizi», 1.348,70 TL BSVM ve 2.382,74 TL «masraf» olmak üzere toplam 723.311,19 TL,bb) Kredi kartı, kredili ticari «mevduat hesabı» (esnek hesap) ve DBS kredilerinden kaynaklanan 95.691,91 TL asıl alacak, 3.128,06 TL işlemiş temerrüt faizi ve 156,40 TL BSMV olmak üzere toplam 98.976,37 TL'dan genel toplamda (723.311,19 TL + 98.976,37 TL) 822.287,56 TL'dan sorumlu olması, c) Kullandırılan nakdi krediler yönünden «müteselsil kefil» ... «mirasçısı» davalı ...'nun; ca) BCH kredilerinden kaynaklanan 275.047,92 TL asıl alacak ve cb) kredi kartı, kredili ticari mevduat hesabı (esnek hesap) ve DBS kredilerinden kaynaklanan 95.691,91 TL asıl alacak, 2.909,03 TL işlemiş temerrüt faizi ve 145,45 TL BSMV olmak üzere toplam 98.746,39 TL'dan genel toplamda (275.047,92 TL + 98.746,39 TL) 343.794,31 TL'dan sorumlu olması koşuluyla icra takibinin devamına, 2-takip tarihinden tahsil tarihine kadar bch kredilerinden kaynaklanana nakdi alacaklar için %46,80 oranında; kredi kartı, kredili ticari mevduat hesabı (esnek hesap) ve dbs kredilerinden kaynaklanan nakdi alacaklar için yıllık %24 oranında temerrüt faizi işletilmesine ve takip sonrası işleyecek tüm faizlere %5 oranında «bsmv» yürütülmesine, 3-nakdi krediler yönünden davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, 4-nakdi krediler yönünden itirazın iptaline karar verilen 822.513,05 TL'nın takdiren %20'si oranında «icra inkar tazminatının» (davalı ... teknoloji san ve tic aş'nin 822.287,56 TL'nin takdiren %20'si oranında ve davalı ...'nun 343.794,31 TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatı kısmından sorumlu olmaları koşulu ile) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı bankaya iade edilmemiş çeklerin yasal sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayrinakdi risk nedeni ile davacının «depo talebinin» kısmen kabulü ile 5.230,00 TL'nın davalılar tarafından davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, gayrinakdi risk oluşturan diğer «çek» yapraklarının davacı bankaya iade edilmiş olması nedeni ile fazlaya ilişkin depo istemi yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
A.Ş. içerisinde bulunduğu ekonomik darboğazı aşabilmek için 07.12.2018 tarihinde mahkemeden «konkordato geçici mühlet» kararı aldığını, asıl borçlu ...'ın mali durumunun «kötüleştiğini» öğrenen müvekkilleri 02.09.2019 tarihinde Kayseri 2.
Benzer bu karardaŞti.'nin açtığı «konkordato» davasında dava dışı asıl borçlu yönünden 13.02.2019 tarihinden geçerli olmak üzere 1 yıl süreyle «konkordato kesin mühleti» verildiği anlaşılmış ise de, davalıların «kredi sözleşmesinin» «müteselsil kefili» olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 586 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacının ödenmeyen kredi alacağı için davalı kefiller yönünden icra takibi başlatılması ve takibe devam edilmesinde her hangi bir yasal engel teşkil etmeyeceği ve «konkordato mühletinden» kefillerin yararlanamayacağı, ayrıca davacı bankanın konkordatoya «muvafakat» etmediği anlaşıldığından, davacı bankanın davalı kefillere karşı tüm haklarını koruduğu ve alacağın tamamını davalı kefillerden talep edebileceği, bilirkişi rapor ve ek raporuna göre davacı bankanın takip tarihi itibarıyla kredi sözleşmelerinden kaynaklı davalı kefiller yönünden 944.102,37 TL asıl alacağı, 23.959,54 TL işlemiş «temerrüt faizi», 1.197,98 TL %5 BSMV ile 1.485,32 TL noter «masrafı» olmak üzere toplam 970.745,21 TL alacağı ve iade edilmeyen 64 adet çekten dolayı 117.450,00 TL gayri nakdi («çek depo bedeli») alacağı olduğu gerekçesiyle davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… kili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece kurulan hüküm hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkilleri ile birlikte asıl borçlu şirket tarafından «ihtarnameye» itiraz edildiğini, dava dışı borçlu şirketin 16.11.2018 tarihinden itibaren «geçici mühlet» süresi içerisinde olduğundan geçmiş dönemden kaynaklanan doğmuş herhangi bir borcun ödenemeyeceğini, 16.11.2018 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı verildiğini, müvekkilere ve dava dışı şirkete çekilen «ihtarın», «kesin mühlet» süresi içerisinde olduğunu, dava dışı asıl borçlu şirketin «konkordato» projesinin de «tasdik» edildiğini, davacı banka «çek» deposuna şirket tarafından «takasa» verilen çeklerin meblağı toplamı 1.156.226,91 TL olup bu miktarın davacı bankanın toplam adi alacağından «mahsup» edildiğini, dava dışı şirket lehine «kefil» olan müvekkillere karşı başlatılan takiplere de müvekkilleri tarafından itiraz edildiğini, her ne kadar davacı banka «tahsilde tekerrür olmamak» üzere tahsil talebinde bulunduklarını belirtse de buna ek olarak her iki takibin konusunun da aynı olduğunu, davacı bankanın aynı alacağa ilişkin farklı takipler yapmakta «kötüniyetli» olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 264 üncü maddesinin ikinci maddesi gereği davacı banka tarafından faiz talep edilemeyeceğini, asıl borçlu şirketin banka nezdinde bulunan müşteri çeklerinin kullanılan kredi borçlarından düşülmediğini, bu işlemin gerçekleştirilmesinin müvekkillerin «kefalet sözleşmesi» çerçevesindeki sorumluluğunu kaldıracak veya hafifletecek nitelikte olduğunu, bilirkişi raporundaki alacak borç hesaplamalarının eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olduğunu, müvekkiller aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilemeyeceğini, alacağın likit olmadığını, 117.450,00 TL gayri nakdi («çek depo bedeli») alacağı olduğuna hükmetmişse de çeklerin depo bedellerinden müvekkillerin sorumlu olup olmadığının irdelenmediğini, yerel mahkemece «bilirkişi raporuna itirazlarının» dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın «istinaf incelemesi» neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kredinin asıl borçlusu dava dışı şirketin «konkordato» talep etmesinden «müteselsil kefil» konumundaki davalılarının yararlanamayacağı, davalılarının kendileri için konkordato taleplerinin olmadığı, davacı bankanın davalılara karşı haklarını muhafaza edeceği ve davalılardan talepte bulunabileceği, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre kefillerin «çek» «depo» bedellerinden sorumlu oldukları, ayrıca alacağın likit olduğu, «icra inkar tazminatı» talep edebilme şartlarının gerçekleştiği, davacı lehine kabul edilen kısım üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konkordato kesin mühleti · çek garanti bedeli · kesin mühlet · çek depo bedeli · hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · hesap kat · tahsilde tekerrür olmaması
Benzer bu karardaŞti.'nin «müteselsil kefili» olduklarını, dava dışı şirketin müvekkili bankaya «genel kredi sözleşmesi», endeksli kredi, doğrudan borçlandırma hesabı, doğrudan borçlandırma kredisi ve «çek garanti bedeli» olmak üzere toplam 1.064.625,90 TL borcunun bulunduğunu, müvekkili tarafından borçlulara 20.05.2019 tarihinde «hesap kat ihtarnamesi» tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen borçlarını ödemeyen muhataplar hakkında «ilamsız icra takibine» başlandığını, davalılar Mustafa ve ...'in ödeme emrine, asıl alacağa ve borcun tüm ferilerine yönelik yaptıkları itiraz nedeniyle icra dosyasındaki takibin durduğunu, davalıların itirazlarını kötü niyetli olarak yaptıklarını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, takip çıkış miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Şti.'nin açtığı «konkordato» davasında dava dışı asıl borçlu yönünden 13.02.2019 tarihinden geçerli olmak üzere 1 yıl süreyle «konkordato kesin mühleti» verildiği anlaşılmış ise de, davalıların «kredi sözleşmesinin» «müteselsil kefili» olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 586 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacının ödenmeyen kredi alacağı için davalı kefiller yönünden icra takibi başlatılması ve takibe devam edilmesinde her hangi bir yasal engel teşkil etmeyeceği ve «konkordato mühletinden» kefillerin yararlanamayacağı, ayrıca davacı bankanın konkordatoya «muvafakat» etmediği anlaşıldığından, davacı bankanın davalı kefillere karşı tüm haklarını koruduğu ve alacağın tamamını davalı kefillerden talep edebileceği, bilirkişi rapor ve ek raporuna göre davacı bankanın takip tarihi itibarıyla kredi sözleşmelerinden kaynaklı davalı kefiller yönünden 944.102,37 TL asıl alacağı, 23.959,54 TL işlemiş «temerrüt faizi», 1.197,98 TL %5 BSMV ile 1.485,32 TL noter «masrafı» olmak üzere toplam 970.745,21 TL alacağı ve iade edilmeyen 64 adet çekten dolayı 117.450,00 TL gayri nakdi («çek depo bedeli») alacağı olduğu gerekçesiyle davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… kili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece kurulan hüküm hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkilleri ile birlikte asıl borçlu şirket tarafından «ihtarnameye» itiraz edildiğini, dava dışı borçlu şirketin 16.11.2018 tarihinden itibaren «geçici mühlet» süresi içerisinde olduğundan geçmiş dönemden kaynaklanan doğmuş herhangi bir borcun ödenemeyeceğini, 16.11.2018 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı verildiğini, müvekkilere ve dava dışı şirkete çekilen «ihtarın», «kesin mühlet» süresi içerisinde olduğunu, dava dışı asıl borçlu şirketin «konkordato» projesinin de «tasdik» edildiğini, davacı banka «çek» deposuna şirket tarafından «takasa» verilen çeklerin meblağı toplamı 1.156.226,91 TL olup bu miktarın davacı bankanın toplam adi alacağından «mahsup» edildiğini, dava dışı şirket lehine «kefil» olan müvekkillere karşı başlatılan takiplere de müvekkilleri tarafından itiraz edildiğini, her ne kadar davacı banka «tahsilde tekerrür olmamak» üzere tahsil talebinde bulunduklarını belirtse de buna ek olarak her iki takibin konusunun da aynı olduğunu, davacı bankanın aynı alacağa ilişkin farklı takipler yapmakta «kötüniyetli» olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 264 üncü maddesinin ikinci maddesi gereği davacı banka tarafından faiz talep edilemeyeceğini, asıl borçlu şirketin banka nezdinde bulunan müşteri çeklerinin kullanılan kredi borçlarından düşülmediğini, bu işlemin gerçekleştirilmesinin müvekkillerin «kefalet sözleşmesi» çerçevesindeki sorumluluğunu kaldıracak veya hafifletecek nitelikte olduğunu, bilirkişi raporundaki alacak borç hesaplamalarının eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olduğunu, müvekkiller aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilemeyeceğini, alacağın likit olmadığını, 117.450,00 TL gayri nakdi («çek depo bedeli») alacağı olduğuna hükmetmişse de çeklerin depo bedellerinden müvekkillerin sorumlu olup olmadığının irdelenmediğini, yerel mahkemece «bilirkişi raporuna itirazlarının» dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın «istinaf incelemesi» neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dışı borçlu şirketin «konkordato kesin mühlet» süresi içerisinde olduğu için borçlarını ödemesinin kendi iradesinde olmadığını, bu nedenle «kefiller» olan müvekkillerine yönelik başlatılan takibi ve davayı kabul etmediklerini, konkordato süreci kesinleşmediğinden doğrudan kefil olan müvekkillerine başvurulamayacağını, dava dışı asıl borçlu şirket hakkında kesin mühlet kararı verilmesinden dolayı borcun «muaccel» hale gelmediğini, davacının tek taraflı faiz artırmasının müvekkillerini bağlamayacağını savunarak haksız davasının reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1739 E. , 2024/4259 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/27 Esas, 2023/11 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/169 E., 2022/646 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ... Şubesi ile nezdinde ... San. Mak. A.Ş. lehine genel kredi sözleşmesine istinaden doğrudan borçlandırma hesabı, business ticari kredi kartı, BCH ticari hesap v.s. açılarak krediler kullandırıldığını, sözleşmelere , ..., ... ve ...'nun müteselsil kefil olduklarını, kefillerden....'nun 13.02.2018 tarihinde vefat ettiğini ve ..., ..., ... ve ...'nun yasal mirasçıları olduğunu, ..., ... ve ...'nun aynı zamanda genel kredi sözleşmelerinde bizzat kefil olduklarından bu kişilerin hem kefaleti hemde mirasçı olarak sorumlu olduklarını, ...'nun .... mirasçısı olması nedeniyle sorumlu olduğunu, asıl borçlu şirkete Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/886 E.
sayılı dosyası ile konkordato mühleti verildiğinden icra takip dosyasında yer verilmediğini, kredi taksitlerinin gününde ödenmemesi nedeniyle borcun tamamının muaccel hale geldiğini, ve 16.12.2019 tarihi itibariyle hesapların kat edilerek Beyoğlu 48. Noterliği'nin 18.12.2019 tarihli ve .... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini ardından alacaklarının tahsili için kayseri Gayrımenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2020/123 E. ve Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2020/20146 E. sayılı dosyaları ile takipler yapıldığını, satışa konu edilen gayrimenkullerin üzerinde (550.000,00 TL + 700.000,00 TL) toplam 1.250.000,00 TL ipoteklerinin mevcut olduğunu, buna göre alacaklarının tamamının rehinli olduğundan hesaplamalarda bu durumun dikkate alınması gerektiğini, davalıların faiz oranına itirazlarının yerinde olmadığını beyanla itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalıların alacağın %20'si oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinden ..., ..., ve ... - ... Adi Ortaklığı (AR Ticaret) ile müteveffa ... davacı ile ... Sanayi Makinaları ve İnşaat Malzemeleri Tic. ve San. A.Ş arasında imzalanan 29.11.2016 tarihli genel kredi sözleşmesine kefil olduklarını, kefillerden ...'nun 13.02.2018 tarihinde vefat ettiğini, müteveffa Şükrü'nün vefatından sonra taraflar yeniden bir araya gelerek 23.03.2018 tarihinde 4.000.000,00 TL tutarlı bir genel kredi sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmeye de bu kez ... (T.C....), ... (T.C. ....), ... Teknoloji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... (T.C. ....) kefil olarak imza attıklarını, asıl borçlusu ... Sanayi Mak. A.Ş. içerisinde bulunduğu ekonomik darboğazı aşabilmek için 07.12.2018 tarihinde mahkemeden konkordato geçici mühlet kararı aldığını, asıl borçlu ...'ın mali durumunun kötüleştiğini öğrenen müvekkilleri 02.09.2019 tarihinde Kayseri 2.
Noterliği'nde 11204 yevmiye numarası ile çektikleri ihtarnamede ile Borçlar Kanunu'ndaki " II. Kefaletten dönme (başlıklı) madde 599 hükmüne dayanarak kefillikten döndüklerini alacaklı- davacı bankaya ihtaren bildirdiklerini, kefalet sözleşmesinden dönen müvekkillerinin aynı tarihte bankaya müracaat ile borçlu ... Sanayi Makinaları ve İnşaat Malzemeleri Tic. ve San. A.Ş'nin kefil oldukları genel kredi sözleşmesinden dolayı ne kadar borçlu olduğunu sorduklarını, verilen cevap itibarıyla da müvekkili ... Teknoloji Sanayi ve Tic. A.Ş. tarafından kefil oldukları borca mahsuben davacı bankaya 400.000,00 TL ödeme yaptıklarını, bu tarihten sonra oluşan borçlar yönünden zaten ... Sanayi Makinaları ve İnşaat Malzemeleri Tic.
ve San. A.Ş. hakkında konkordato kararı verildiğinden adi alacaklılar için faizsiz konkordato projesi uyarınca ödeme planı itibarıyla ödeme imkanı rehin ile güvence altına alınmış alacaklar yönünden de rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılarak alacağın tahsili yolları açık olduğu, davacı banka tarafından davaya konu edilen alacaklar genel kredi sözleşmesine dayanıyorsa konkordato kararı almış asıl borçlu ... San. A.Ş. yönünden bu borç adi borç niteliğinde olduğundan konkordato projesi itibarıyla faiz istenemeyeceği, yok şayet rehin ile güvence altına alınmış bir borç ise bu kez müvekkillerin kefaleti sona erdiği için borçlu ... San. A.Ş.'nin davacı banka lehine tesis edilen rehinli gayrimenkulleri bulunduğundan artık alacağın rehinin paraya çevrilmesi yoluyla tahsili gerekirken müvekkilleri aleyhine açılan bu davanın reddinin gerektiği beyan edilerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 1-Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2020/2046 E. sayılı takip dosyasına davalıların vaki itirazlarının kısmen iptali ile, a) Kullandırılan nakdi krediler yönünden davalılar ...-... (Ar Ticaret)Adi Ortaklığı, ..., ... ve ...'ün; aa) Kullandırılan BCH kredilerinen kaynaklanan 692.605,86 TL asıl alacak, 27.188,64 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.359,44 TL BSMV ve 2.382,74 TL masraf olmak üzere toplam 723.536,68 TL, ab) kredi kartı, kredili ticari mevduat hesabı (esnek hesap) ve DBS kredilerinden kaynaklanan 95.691,91 TL asıl alacak, 3.128,06 TL işlemiş temerrüt faizi ve 156,40 TL BSMV olmak üzere toplam 98.976,37 TL'ndan genel toplamda (723.536,68 TL + 98.976,37-TL) 822.513,05 TL'dan sorumlu olmaları, b) Kullandırılan nakdi krediler yönünden davalı ...
Teknoloji Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin; ba) BCH kredilerinden kaynaklanan 692.605,86 TL asıl alacak, 26.973,89 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.348,70 TL BSVM ve 2.382,74 TL masraf olmak üzere toplam 723.311,19 TL,bb) Kredi kartı, kredili ticari mevduat hesabı (esnek hesap) ve DBS kredilerinden kaynaklanan 95.691,91 TL asıl alacak, 3.128,06 TL işlemiş temerrüt faizi ve 156,40 TL BSMV olmak üzere toplam 98.976,37 TL'dan genel toplamda (723.311,19 TL + 98.976,37 TL) 822.287,56 TL'dan sorumlu olması, c) Kullandırılan nakdi krediler yönünden müteselsil kefil ... mirasçısı davalı ...'nun; ca) BCH kredilerinden kaynaklanan 275.047,92 TL asıl alacak ve cb) kredi kartı, kredili ticari mevduat hesabı (esnek hesap) ve DBS kredilerinden kaynaklanan 95.691,91 TL asıl alacak, 2.909,03 TL işlemiş temerrüt faizi ve 145,45 TL BSMV olmak üzere toplam 98.746,39 TL'dan genel toplamda (275.047,92 TL + 98.746,39 TL) 343.794,31 TL'dan sorumlu olması koşuluyla icra takibinin devamına, 2-takip tarihinden tahsil tarihine kadar bch kredilerinden kaynaklanana nakdi alacaklar için %46,80 oranında;
kredi kartı, kredili ticari mevduat hesabı (esnek hesap) ve dbs kredilerinden kaynaklanan nakdi alacaklar için yıllık %24 oranında temerrüt faizi işletilmesine ve takip sonrası işleyecek tüm faizlere %5 oranında bsmv yürütülmesine, 3-nakdi krediler yönünden davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, 4-nakdi krediler yönünden itirazın iptaline karar verilen 822.513,05 TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının (davalı ... teknoloji san ve tic aş'nin 822.287,56 TL'nin takdiren %20'si oranında ve davalı ...'nun 343.794,31 TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatı kısmından sorumlu olmaları koşulu ile) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı bankaya iade edilmemiş çeklerin yasal sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayrinakdi risk nedeni ile davacının depo talebinin kısmen kabulü ile 5.230,00 TL'nın davalılar tarafından davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, gayrinakdi risk oluşturan diğer çek yapraklarının davacı bankaya iade edilmiş olması nedeni ile fazlaya ilişkin depo istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf başvurusunun kabulü ile; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.09.2022 tarih, 2020/169 E., 2022/646 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde; davanın reddine karar verilen kısımları ile davacı Banka aleyhine takdir edilen yargılama gideri ve vekalet ücreti kısımları yönüyle bozularak kaldırılmasına, davanın tüm yönleri ile kabulüne, inkar tazminatı, yargılama giderleri, vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı bankaya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; neticeten gerçeklikten uzak sadece bir bankacı bilirkişi raporu ile yanlış hesaplamalar sonucu dosyaya sunulan rapor doğrultusunda mahkemece hatalı gerekçelerle verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelere, istinaf edilen nihai kararda ayrıntıları yazılı açıklama, yasal sebep ve gerekçelere göre, İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi heyet raporunda yapılan tespit hesaplama ve sair değerlendirmelerin dosya içeriğine ve yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, mahkemenin kanıtları takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davalı tarafın istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak bilirkişi raporunda müteselsil kefil ... mirasçısı davalı ...'nun kredi kartı, kredili ticari mevduat hesabı (esnek hesap) ve DBS kredilerinden kaynaklanan 95.691,91 TL asıl alacak, 2.909,03 TL işlemiş temerrüt faizi ve 145,45 TL BSMV olmak üzere toplam 98.746,39 TL'dan genel toplamda (275.047,92-TL + 98.746,39-TL) 373.794,31-TL'dan sorumlu olduğu belirtilmesine karşın, mahkemece yapılan açık yazım hatası nedeniyle davalının sorumluluk miktarının sehven 343.794,31 TL olarak yazıldığı, bu yönüyle davacının istinaf sebebinin haklı ve yerinde olduğu, ancak işbu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle davacı tarafın bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve bu yönden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl borçlu ...'ın mali durumunun kötüleştiğini öğrenen müvekkili kefiller tarafından 02.09.2019 tarihinde kefaletten dönmeye ilişkin ihtarname gönderildiğini, bu tarihten sonra oluşan borçlar nedeni ile kefillere müracaatın mümkün olmadığını, bu tarihten sonra oluşan borçlar yönünden ise anılan şirket hakkında konkordato kararı verildiğinden adi alacaklılar için faizsiz konkordato projesi uyarınca ödeme planı itibarıyla ödeme imkanı, rehin ile güvence altına alınmış alacaklar yönünden de rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılarak alacağın tahsili yollarının açık olduğunu, müteveffa Şükrü mirasçılarından Firdevs'in müteveffa tarafından imzalanan kefalet sözleşmesinden mirasçılığı nedeni ile sorumlu tutulsa bile daha sonradan imzalanan (23.03.2018 tarihinde 4.000.000 TL tutarlı bir GKS) sözleşmeden dolayı kullandırılan kredilerden sorumlu olmayacağını, müvekkillerinin GKS’ye bağlı BCH dışında, davacı bankanın asıl borçlu ...
A.Ş.ye kullandırdığı; kredi kartı, dbs (doğrudan borçlandırma sistemi) gibi kredi sözleşmelerinde imzaları bulunmadığını, bu kredileri asıl borçluya davacı bankanın, müvekkillerin imzası bulunmayan ayrı sözleşmeler ile kullandırdığı için bu müvekkiller bu borçlardan da sorumlu tutulamayacağını, ayrıca davacı bankanın kefalet sözleşmesine istinaden asıl borçluya kullandırdığı her türlü kredide, kredinin ödeme tablosuna kefillerden imza alması ve haberdar etmesinin yüksek yargı uygulamalarında kabul gören hukuki bir zorunluluk olduğunu, oysa davacı bankanın müvekkillerine bu şekilde bildirimde bulunmadığını, ödeme tablolarına imzalarını almadığını, müvekkillerin kefaletinin devam ettiği dönemde, müvekkilleri haberdar edilmeksizin kullandırılan krediler için ayrı bir değerlendirme yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı hesaplamalara dayandığını, konkordato sürecinde olan bir şirket hakkında yapılan incelemede konkordato hükümlerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacı banka alacağının tamamen tahsil edildiğini, davacı bankanın kötü niyetli olarak ödemelerin tamamı tahsil edildikten sonra kalmayan bir alacağı için kefillere takip başlattığını, kefillerin durumunun asıl borçlunun durumundan ağır olamayacağını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057964600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz