6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/689 E. 2024/3186 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konkordato kesin mühleti çek garanti bedeli konkordato mühleti geçici mühlet kesin mühlet çek depo bedeli konkordato hesap kat ihtarnamesi kat ihtarnamesi kefalet sözleşmesi hesap kat tahsilde tekerrür olmaması bilirkişi raporuna itiraz takas tahsilde tekerrür bsmv ilamsız icra takibi tasdik kararı depo kararı müteselsil kefil muacceliyet icra takibine itiraz istinaf incelemesi kefalet muvafakat genel kredi sözleşmesi garantörlük mahsup kefil temerrüt faizi ihtar esastan ret iflas kredi sözleşmesi ihtarname çek kötüniyet icra inkar tazminatı inkar tazminatı dosya masrafı yükleten (shipper) temerrüt kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 264İİK 303 · TBK — TBK 586 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2019/788 E., 2021/14 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkili bankanın Konya Ticari Şubesinden kredi kullanan ..... Tarım Makinaları San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müteselsil kefili olduklarını, dava dışı şirketin müvekkili bankaya genel kredi sözleşmesi, endeksli kredi, doğrudan borçlandırma hesabı, doğrudan borçlandırma kredisi ve çek garanti bedeli olmak üzere toplam 1.064.625,90 TL borcunun bulunduğunu, müvekkili tarafından borçlulara 20.05.2019 tarihinde hesap kat ihtarnamesi tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen borçlarını ödemeyen muhataplar hakkında ilamsız icra takibine başlandığını, davalılar Mustafa ve ...'in ödeme emrine, asıl alacağa ve borcun tüm ferilerine yönelik yaptıkları itiraz nedeniyle icra dosyasındaki takibin durduğunu, davalıların itirazlarını kötü niyetli olarak yaptıklarını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, takip çıkış miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dışı borçlu şirketin konkordato kesin mühlet süresi içerisinde olduğu için borçlarını ödemesinin kendi iradesinde olmadığını, bu nedenle kefiller olan müvekkillerine yönelik başlatılan takibi ve davayı kabul etmediklerini, konkordato süreci kesinleşmediğinden doğrudan kefil olan müvekkillerine başvurulamayacağını, dava dışı asıl borçlu şirket hakkında kesin mühlet kararı verilmesinden dolayı borcun muaccel hale gelmediğini, davacının tek taraflı faiz artırmasının müvekkillerini bağlamayacağını savunarak haksız davasının reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu....Tarım Makinaları San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin açtığı konkordato davasında dava dışı asıl borçlu yönünden 13.02.2019 tarihinden geçerli olmak üzere 1 yıl süreyle konkordato kesin mühleti verildiği anlaşılmış ise de, davalıların kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 586 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacının ödenmeyen kredi alacağı için davalı kefiller yönünden icra takibi başlatılması ve takibe devam edilmesinde her hangi bir yasal engel teşkil etmeyeceği ve konkordato mühletinden kefillerin yararlanamayacağı, ayrıca davacı bankanın konkordatoya muvafakat etmediği anlaşıldığından, davacı bankanın davalı kefillere karşı tüm haklarını koruduğu ve alacağın tamamını davalı kefillerden talep edebileceği, bilirkişi rapor ve ek raporuna göre davacı bankanın takip tarihi itibarıyla kredi sözleşmelerinden kaynaklı davalı kefiller yönünden 944.102,37 TL asıl alacağı, 23.959,54 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.197,98 TL %5 BSMV ile 1.485,32 TL noter masrafı olmak üzere toplam 970.745,21 TL alacağı ve iade edilmeyen 64 adet çekten dolayı 117.450,00 TL gayri nakdi (çek depo bedeli) alacağı olduğu gerekçesiyle davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece kurulan hüküm hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkilleri ile birlikte asıl borçlu şirket tarafından ihtarnameye itiraz edildiğini, dava dışı borçlu şirketin 16.11.2018 tarihinden itibaren geçici mühlet süresi içerisinde olduğundan geçmiş dönemden kaynaklanan doğmuş herhangi bir borcun ödenemeyeceğini, 16.11.2018 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı verildiğini, müvekkilere ve dava dışı şirkete çekilen ihtarın, kesin mühlet süresi içerisinde olduğunu, dava dışı asıl borçlu şirketin konkordato projesinin de tasdik edildiğini, davacı banka çek deposuna şirket tarafından takasa verilen çeklerin meblağı toplamı 1.156.226,91 TL olup bu miktarın davacı bankanın toplam adi alacağından mahsup edildiğini, dava dışı şirket lehine kefil olan müvekkillere karşı başlatılan takiplere de müvekkilleri tarafından itiraz edildiğini, her ne kadar davacı banka tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsil talebinde bulunduklarını belirtse de buna ek olarak her iki takibin konusunun da aynı olduğunu, davacı bankanın aynı alacağa ilişkin farklı takipler yapmakta kötüniyetli olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 264 üncü maddesinin ikinci maddesi gereği davacı banka tarafından faiz talep edilemeyeceğini, asıl borçlu şirketin banka nezdinde bulunan müşteri çeklerinin kullanılan kredi borçlarından düşülmediğini, bu işlemin gerçekleştirilmesinin müvekkillerin kefalet sözleşmesi çerçevesindeki sorumluluğunu kaldıracak veya hafifletecek nitelikte olduğunu, bilirkişi raporundaki alacak borç hesaplamalarının eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olduğunu, müvekkiller aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, alacağın likit olmadığını, 117.450,00 TL gayri nakdi (çek depo bedeli) alacağı olduğuna hükmetmişse de çeklerin depo bedellerinden müvekkillerin sorumlu olup olmadığının irdelenmediğini, yerel mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kredinin asıl borçlusu dava dışı şirketin konkordato talep etmesinden müteselsil kefil konumundaki davalılarının yararlanamayacağı, davalılarının kendileri için konkordato taleplerinin olmadığı, davacı bankanın davalılara karşı haklarını muhafaza edeceği ve davalılardan talepte bulunabileceği, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre kefillerin çek depo bedellerinden sorumlu oldukları, ayrıca alacağın likit olduğu, icra inkar tazminatı talep edebilme şartlarının gerçekleştiği, davacı lehine kabul edilen kısım üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamındaki alacağın tahsili için müteselsil kefiller aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, asıl borçlu şirket yönünden konkordato talep edilmesi ve bu davada kesin mühlet kararı verilmesinin davalı kefillerinin sorumluluğuna etkisi olup olmadığı ve etkisi yoksa davacı bankanın varsa takip tarihi itibarıyla davalı borçlulardan talep edilebileceği alacak ve ferilerinin miktarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 586 ncı maddesi, 2004 sayılı Kanun'un 67, 264, 295 ve 303 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/689 E.  ,  2024/3186 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1403 Esas, 2023/613 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/788 E., 2021/14 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkili bankanın Konya Ticari Şubesinden kredi kullanan ..... Tarım Makinaları San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müteselsil kefili olduklarını, dava dışı şirketin müvekkili bankaya genel kredi sözleşmesi, endeksli kredi, doğrudan borçlandırma hesabı, doğrudan borçlandırma kredisi ve çek garanti bedeli olmak üzere toplam 1.064.625,90 TL borcunun bulunduğunu, müvekkili tarafından borçlulara 20.05.2019 tarihinde hesap kat ihtarnamesi tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen borçlarını ödemeyen muhataplar hakkında ilamsız icra takibine başlandığını, davalılar Mustafa ve ...'in ödeme emrine, asıl alacağa ve borcun tüm ferilerine yönelik yaptıkları itiraz nedeniyle icra dosyasındaki takibin durduğunu, davalıların itirazlarını kötü niyetli olarak yaptıklarını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, takip çıkış miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dışı borçlu şirketin konkordato kesin mühlet süresi içerisinde olduğu için borçlarını ödemesinin kendi iradesinde olmadığını, bu nedenle kefiller olan müvekkillerine yönelik başlatılan takibi ve davayı kabul etmediklerini, konkordato süreci kesinleşmediğinden doğrudan kefil olan müvekkillerine başvurulamayacağını, dava dışı asıl borçlu şirket hakkında kesin mühlet kararı verilmesinden dolayı borcun muaccel hale gelmediğini, davacının tek taraflı faiz artırmasının müvekkillerini bağlamayacağını savunarak haksız davasının reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu....Tarım Makinaları San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin açtığı konkordato davasında dava dışı asıl borçlu yönünden 13.02.2019 tarihinden geçerli olmak üzere 1 yıl süreyle konkordato kesin mühleti verildiği anlaşılmış ise de, davalıların kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 586 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacının ödenmeyen kredi alacağı için davalı kefiller yönünden icra takibi başlatılması ve takibe devam edilmesinde her hangi bir yasal engel teşkil etmeyeceği ve konkordato mühletinden kefillerin yararlanamayacağı, ayrıca davacı bankanın konkordatoya muvafakat etmediği anlaşıldığından, davacı bankanın davalı kefillere karşı tüm haklarını koruduğu ve alacağın tamamını davalı kefillerden talep edebileceği, bilirkişi rapor ve ek raporuna göre davacı bankanın takip tarihi itibarıyla kredi sözleşmelerinden kaynaklı davalı kefiller yönünden 944.102,37 TL asıl alacağı, 23.959,54 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.197,98 TL %5 BSMV ile 1.485,32 TL noter masrafı olmak üzere toplam 970.745,21 TL alacağı ve iade edilmeyen 64 adet çekten dolayı 117.450,00 TL gayri nakdi (çek depo bedeli) alacağı olduğu gerekçesiyle davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece kurulan hüküm hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkilleri ile birlikte asıl borçlu şirket tarafından ihtarnameye itiraz edildiğini, dava dışı borçlu şirketin 16.11.2018 tarihinden itibaren geçici mühlet süresi içerisinde olduğundan geçmiş dönemden kaynaklanan doğmuş herhangi bir borcun ödenemeyeceğini, 16.11.2018 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı verildiğini, müvekkilere ve dava dışı şirkete çekilen ihtarın, kesin mühlet süresi içerisinde olduğunu, dava dışı asıl borçlu şirketin konkordato projesinin de tasdik edildiğini, davacı banka çek deposuna şirket tarafından takasa verilen çeklerin meblağı toplamı 1.156.226,91 TL olup bu miktarın davacı bankanın toplam adi alacağından mahsup edildiğini, dava dışı şirket lehine kefil olan müvekkillere karşı başlatılan takiplere de müvekkilleri tarafından itiraz edildiğini, her ne kadar davacı banka tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsil talebinde bulunduklarını belirtse de buna ek olarak her iki takibin konusunun da aynı olduğunu, davacı bankanın aynı alacağa ilişkin farklı takipler yapmakta kötüniyetli olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 264 üncü maddesinin ikinci maddesi gereği davacı banka tarafından faiz talep edilemeyeceğini, asıl borçlu şirketin banka nezdinde bulunan müşteri çeklerinin kullanılan kredi borçlarından düşülmediğini, bu işlemin gerçekleştirilmesinin müvekkillerin kefalet sözleşmesi çerçevesindeki sorumluluğunu kaldıracak veya hafifletecek nitelikte olduğunu, bilirkişi raporundaki alacak borç hesaplamalarının eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olduğunu, müvekkiller aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, alacağın likit olmadığını, 117.450,00 TL gayri nakdi (çek depo bedeli) alacağı olduğuna hükmetmişse de çeklerin depo bedellerinden müvekkillerin sorumlu olup olmadığının irdelenmediğini, yerel mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kredinin asıl borçlusu dava dışı şirketin konkordato talep etmesinden müteselsil kefil konumundaki davalılarının yararlanamayacağı, davalılarının kendileri için konkordato taleplerinin olmadığı, davacı bankanın davalılara karşı haklarını muhafaza edeceği ve davalılardan talepte bulunabileceği, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre kefillerin çek depo bedellerinden sorumlu oldukları, ayrıca alacağın likit olduğu, icra inkar tazminatı talep edebilme şartlarının gerçekleştiği, davacı lehine kabul edilen kısım üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamındaki alacağın tahsili için müteselsil kefiller aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, asıl borçlu şirket yönünden konkordato talep edilmesi ve bu davada kesin mühlet kararı verilmesinin davalı kefillerinin sorumluluğuna etkisi olup olmadığı ve etkisi yoksa davacı bankanın varsa takip tarihi itibarıyla davalı borçlulardan talep edilebileceği alacak ve ferilerinin miktarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 586 ncı maddesi, 2004 sayılı Kanun'un 67, 264, 295 ve 303 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1053144000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.