Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16499 E. 2012/6820 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilamsız takip↗ işlemden kaldırma↗ temlik↗ bilirkişi incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava dışı 1055 S.S. Akhisar Merkez ve Köyleri Tütün Satış Kooperatif vekili tarafından davalılar hakkında ilamsız takipler yapıldığı, takip dosyalarının infazen işlemden kaldırıldığı, ayrıca davalı borçluların, delil olarak sundukları kooperatifçe ödeme karşılığı düzenlenen kasa tahsil fişlerine göre, davaya konu kredi sözleşmesindeki borçlarını, sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen şekilde kooperatife ödedikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya temliki nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takipleri nedeniyle yapılan ödemeler ile delil olarak sunulan kooperatifçe düzenlenen kasa tahsil fişlerine istinaden yapılan ödemeler gözetilerek, temlik işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Ancak, dava konusu müşterek-müteselsil borç senedi ile davalıların sadece ana para olarak 2.460.000.000 TL tutarında borçlanmış olmalarına karşın, kooperatif tarafından girişilen icra takiplerinin 368.500.000 TL, 368.500.000 TL ve 396.650.000 TL olmak üzere toplam 1.133.650.000 TL asıl alacak üzerinden başlatılmış olması nedeniyle davaya konu borç senedinde belirtilen borcun tümüyle sükut ettiğinin kabulü doğru değildir. Mahkemece, davacı banka tarafından dosyaya bildirilen hesaplama biçimine ilişkin beyan dilekçesi ve borç senedinin 1. maddesine uygun şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, delil olarak ibraz edilen kooperatifçe düzenlenen kasa tahsil fişleri ve ödeme belgeleri de nazara alınmak suretiyle davadaki istem olan 30.10.2005 tarihi itibariyle, varsa bakiye borç miktarının saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12554 E. 2011/6441 K.
Ortak:işlemden kaldırma · temlik · bilirkişi incelemesi · asıl alacak · Alacak
İncelediğiniz karardaAkhisar Merkez ve Köyleri Tütün Satış Kooperatif vekili tarafından davalılar hakkında «ilamsız takipler» yapıldığı, takip dosyalarının infazen «işlemden kaldırıldığı», ayrıca davalı borçluların, delil olarak sundukları kooperatifçe ödeme karşılığı düzenlenen kasa tahsil fişlerine göre, davaya konu «kredi sözleşmesindeki» borçlarını, sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen şekilde kooperatife ödedikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takipleri nedeniyle yapılan ödemeler ile delil olarak sunulan kooperatifçe düzenlenen kasa tahsil fişlerine istinaden yapılan ödemeler gözetilerek, «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Benzer bu kararda… anan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatifin Ziraat Bankasından aldığı krediler karşılığında “borçlu ortak” kısmında, kredi kullanan ve «kefil» olarak davalıların isimlerinin yazılı olduğu "müşterek ve müteselsil borç senedi" başlıklı senedin 2. maddesinde alacaklılar arasında da teselsül durumu yaratılarak borcun önce kooperatife ödeneceğinin belirtildiği, buna göre «iyiniyetli» borçlunun «alacağı temlik» edene yaptığı ödemenin borcu sona erdireceğinin kabulü gerektiği, Akhisar 2.İcra Müdürlüğünün 2000/2946 esas sayılı dosyasında alacaklı kooperatifin davalı borçlular hakkında aynı müşterek ve müteselsil borç senedinden dolayı icra takibi yaptığı ve dosyanın 07.12.2001 tarihinde «infaz» edilerek «işlemden kaldırıldığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davadışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takibi nedeniyle yapılan ödemeler ve kooperatifin 07.12.2001 tarihli «haricen tahsil» yazısına istinaden icra takibinin infazen neticelenmiş olduğu, bu suretle «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haricen tahsil · alacağın temliki · iyiniyet · infaz · kefil
Benzer bu kararda… anan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatifin Ziraat Bankasından aldığı krediler karşılığında “borçlu ortak” kısmında, kredi kullanan ve «kefil» olarak davalıların isimlerinin yazılı olduğu "müşterek ve müteselsil borç senedi" başlıklı senedin 2. maddesinde alacaklılar arasında da teselsül durumu yaratılarak borcun önce kooperatife ödeneceğinin belirtildiği, buna göre «iyiniyetli» borçlunun «alacağı temlik» edene yaptığı ödemenin borcu sona erdireceğinin kabulü gerektiği, Akhisar 2.İcra Müdürlüğünün 2000/2946 esas sayılı dosyasında alacaklı kooperatifin davalı borçlular hakkında aynı müşterek ve müteselsil borç senedinden dolayı icra takibi yaptığı ve dosyanın 07.12.2001 tarihinde «infaz» edilerek «işlemden kaldırıldığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davadışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takibi nedeniyle yapılan ödemeler ve kooperatifin 07.12.2001 tarihli «haricen tahsil» yazısına istinaden icra takibinin infazen neticelenmiş olduğu, bu suretle «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/16499 E. , 2012/6820 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/11/2008 tarih ve 2005/441-2008/425 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankaca S.S. 1055 Sayılı Akhisar Merkez ve Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifine 11.10.1999 tarihinde Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kredi Sözleşmesine dayanılarak 550.000.000.000.-TL. tutarında kredi açılıp kullandırıldığını, borçlu kooperatifçe bu kredinin ortaklarına dağıtıldığını ve kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin bankaya temlik edildiğini, bu senetlerin imzalanmasıyla davalıların kooperatifin bankaya olan borcundan asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olduklarını ileri sürerek, 12.500,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek %26 değişken faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar, borçlarını ödediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava dışı 1055 S.S. Akhisar Merkez ve Köyleri Tütün Satış Kooperatif vekili tarafından davalılar hakkında ilamsız takipler yapıldığı, takip dosyalarının infazen işlemden kaldırıldığı, ayrıca davalı borçluların, delil olarak sundukları kooperatifçe ödeme karşılığı düzenlenen kasa tahsil fişlerine göre, davaya konu kredi sözleşmesindeki borçlarını, sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen şekilde kooperatife ödedikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya temliki nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takipleri nedeniyle yapılan ödemeler ile delil olarak sunulan kooperatifçe düzenlenen kasa tahsil fişlerine istinaden yapılan ödemeler gözetilerek, temlik işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Ancak, dava konusu müşterek-müteselsil borç senedi ile davalıların sadece ana para olarak 2.460.000.000 TL tutarında borçlanmış olmalarına karşın, kooperatif tarafından girişilen icra takiplerinin 368.500.000 TL, 368.500.000 TL ve 396.650.000 TL olmak üzere toplam 1.133.650.000 TL asıl alacak üzerinden başlatılmış olması nedeniyle davaya konu borç senedinde belirtilen borcun tümüyle sükut ettiğinin kabulü doğru değildir. Mahkemece, davacı banka tarafından dosyaya bildirilen hesaplama biçimine ilişkin beyan dilekçesi ve borç senedinin 1. maddesine uygun şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, delil olarak ibraz edilen kooperatifçe düzenlenen kasa tahsil fişleri ve ödeme belgeleri de nazara alınmak suretiyle davadaki istem olan 30.10.2005 tarihi itibariyle, varsa bakiye borç miktarının saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle yerel mahkeme kararının davacı lehine BOZULMASINA, 25/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057811100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz