6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12554 E. 2011/6441 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haricen tahsil işlemden kaldırma alacağın temliki iyiniyet infaz temlik kefil bilirkişi incelemesi asıl alacak

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatifin Ziraat Bankasından aldığı krediler karşılığında “borçlu ortak” kısmında, kredi kullanan ve kefil olarak davalıların isimlerinin yazılı olduğu "müşterek ve müteselsil borç senedi" başlıklı senedin 2. maddesinde alacaklılar arasında da teselsül durumu yaratılarak borcun önce kooperatife ödeneceğinin belirtildiği, buna göre iyiniyetli borçlunun alacağı temlik edene yaptığı ödemenin borcu sona erdireceğinin kabulü gerektiği, Akhisar 2.İcra Müdürlüğünün 2000/2946 esas sayılı dosyasında alacaklı kooperatifin davalı borçlular hakkında aynı müşterek ve müteselsil borç senedinden dolayı icra takibi yaptığı ve dosyanın 07.12.2001 tarihinde infaz edilerek işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya temliki nedeniyle alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, davadışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takibi nedeniyle yapılan ödemeler ve kooperatifin 07.12.2001 tarihli haricen tahsil yazısına istinaden icra takibinin infazen neticelenmiş olduğu, bu suretle temlik işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.

Ancak, dava konusu müşterek-müteselsil borç senedi ile davalıların sadece ana para olarak 300.000.000.-TL tutarında borçlanmış olmalarına karşın, kooperatif tarafından girişilen icra takibinin 286.000.000.-TL asıl alacak üzerinden başlatılmış olması nedeniyle davaya konu borç senedinde belirtilen borcun tümüyle sükut ettiğinin kabulü doğru değildir. Mahkemece, davacı banka tarafından dosyaya bildirilen hesaplama biçimine ilişkin beyan dilekçesi ve borç senedinin 1. maddesine uygun şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davadaki istem olan 31.12.2005 tarihi itibariyle, varsa bakiye borç miktarının saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/908 E. 2011/10742 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16499 E. 2012/6820 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15837 E. 2012/6399 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

3 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/522 E. 2011/8578 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2043 E. 2011/12391 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14569 E. 2011/8577 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/12554 E.  ,  2011/6441 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.04.2009 tarih ve 2006/310 - 2009/574 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, dava dışı S.S. 1055 nolu Akhisar Merkez ve Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifi'nce 11/10/1999 tarihli Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kredi Sözleşmesine dayanarak ortaklarına verilmek üzere müvekkili bankadan 550.000 TL kredi alındığını, kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin müvekkiline temlik edildiğini, ortakların sözleşmelerde imzalarının olması sebebi ile temlikten haberdar olduklarını, bu senetten kaynaklanan alacağın davalılarca bankaya ödenmediğini ileri sürerek, 3.428 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek değişken faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.

Davalılar, borçlarını ödediklerini davacı banka ile ilgilerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatifin Ziraat Bankasından aldığı krediler karşılığında “borçlu ortak” kısmında, kredi kullanan ve kefil olarak davalıların isimlerinin yazılı olduğu "müşterek ve müteselsil borç senedi" başlıklı senedin 2. maddesinde alacaklılar arasında da teselsül durumu yaratılarak borcun önce kooperatife ödeneceğinin belirtildiği, buna göre iyiniyetli borçlunun alacağı temlik edene yaptığı ödemenin borcu sona erdireceğinin kabulü gerektiği, Akhisar 2.İcra Müdürlüğünün 2000/2946 esas sayılı dosyasında alacaklı kooperatifin davalı borçlular hakkında aynı müşterek ve müteselsil borç senedinden dolayı icra takibi yaptığı ve dosyanın 07.12.2001 tarihinde infaz edilerek işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya temliki nedeniyle alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, davadışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takibi nedeniyle yapılan ödemeler ve kooperatifin 07.12.2001 tarihli haricen tahsil yazısına istinaden icra takibinin infazen neticelenmiş olduğu, bu suretle temlik işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.

Ancak, dava konusu müşterek-müteselsil borç senedi ile davalıların sadece ana para olarak 300.000.000.-TL tutarında borçlanmış olmalarına karşın, kooperatif tarafından girişilen icra takibinin 286.000.000.-TL asıl alacak üzerinden başlatılmış olması nedeniyle davaya konu borç senedinde belirtilen borcun tümüyle sükut ettiğinin kabulü doğru değildir. Mahkemece, davacı banka tarafından dosyaya bildirilen hesaplama biçimine ilişkin beyan dilekçesi ve borç senedinin 1. maddesine uygun şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davadaki istem olan 31.12.2005 tarihi itibariyle, varsa bakiye borç miktarının saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle yerel mahkeme kararının davacı lehine BOZULMASINA, 26.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027882700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.