Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12554 E. 2011/6441 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haricen tahsil↗ işlemden kaldırma↗ alacağın temliki↗ iyiniyet↗ infaz↗ temlik↗ kefil↗ bilirkişi incelemesi↗ asıl alacak↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatifin Ziraat Bankasından aldığı krediler karşılığında “borçlu ortak” kısmında, kredi kullanan ve kefil olarak davalıların isimlerinin yazılı olduğu "müşterek ve müteselsil borç senedi" başlıklı senedin 2. maddesinde alacaklılar arasında da teselsül durumu yaratılarak borcun önce kooperatife ödeneceğinin belirtildiği, buna göre iyiniyetli borçlunun alacağı temlik edene yaptığı ödemenin borcu sona erdireceğinin kabulü gerektiği, Akhisar 2.İcra Müdürlüğünün 2000/2946 esas sayılı dosyasında alacaklı kooperatifin davalı borçlular hakkında aynı müşterek ve müteselsil borç senedinden dolayı icra takibi yaptığı ve dosyanın 07.12.2001 tarihinde infaz edilerek işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya temliki nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davadışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takibi nedeniyle yapılan ödemeler ve kooperatifin 07.12.2001 tarihli haricen tahsil yazısına istinaden icra takibinin infazen neticelenmiş olduğu, bu suretle temlik işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Ancak, dava konusu müşterek-müteselsil borç senedi ile davalıların sadece ana para olarak 300.000.000.-TL tutarında borçlanmış olmalarına karşın, kooperatif tarafından girişilen icra takibinin 286.000.000.-TL asıl alacak üzerinden başlatılmış olması nedeniyle davaya konu borç senedinde belirtilen borcun tümüyle sükut ettiğinin kabulü doğru değildir. Mahkemece, davacı banka tarafından dosyaya bildirilen hesaplama biçimine ilişkin beyan dilekçesi ve borç senedinin 1. maddesine uygun şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davadaki istem olan 31.12.2005 tarihi itibariyle, varsa bakiye borç miktarının saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/908 E. 2011/10742 K.
Ortak:temlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… anan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatifin Ziraat Bankasından aldığı krediler karşılığında “borçlu ortak” kısmında, kredi kullanan ve «kefil» olarak davalıların isimlerinin yazılı olduğu "müşterek ve müteselsil borç senedi" başlıklı senedin 2. maddesinde alacaklılar arasında da teselsül durumu yaratılarak borcun önce kooperatife ödeneceğinin belirtildiği, buna göre «iyiniyetli» borçlunun «alacağı temlik» edene yaptığı ödemenin borcu sona erdireceğinin kabulü gerektiği, Akhisar 2.İcra Müdürlüğünün 2000/2946 esas sayılı dosyasında alacaklı kooperatifin davalı borçlular hakkında aynı müşterek ve müteselsil borç senedinden dolayı icra takibi yaptığı ve dosyanın 07.12.2001 tarihinde «infaz» edilerek «işlemden kaldırıldığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davadışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takibi nedeniyle yapılan ödemeler ve kooperatifin 07.12.2001 tarihli «haricen tahsil» yazısına istinaden icra takibinin infazen neticelenmiş olduğu, bu suretle «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Benzer bu karardaDava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
… özel tütün şirketlerinden alınan cevabi yazılarda anılan kuruluşlarca davalıların 1999 yılı ürün bedelinden davadışı kooperatif lehine yapılan kesintiler nedeniyle «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiş ise de, mahkemece yazılan yazıya ilgili kuruluşlarca …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16499 E. 2012/6820 K.
Ortak:işlemden kaldırma · temlik · bilirkişi incelemesi · asıl alacak · Alacak
İncelediğiniz kararda… anan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatifin Ziraat Bankasından aldığı krediler karşılığında “borçlu ortak” kısmında, kredi kullanan ve «kefil» olarak davalıların isimlerinin yazılı olduğu "müşterek ve müteselsil borç senedi" başlıklı senedin 2. maddesinde alacaklılar arasında da teselsül durumu yaratılarak borcun önce kooperatife ödeneceğinin belirtildiği, buna göre «iyiniyetli» borçlunun «alacağı temlik» edene yaptığı ödemenin borcu sona erdireceğinin kabulü gerektiği, Akhisar 2.İcra Müdürlüğünün 2000/2946 esas sayılı dosyasında alacaklı kooperatifin davalı borçlular hakkında aynı müşterek ve müteselsil borç senedinden dolayı icra takibi yaptığı ve dosyanın 07.12.2001 tarihinde «infaz» edilerek «işlemden kaldırıldığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davadışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takibi nedeniyle yapılan ödemeler ve kooperatifin 07.12.2001 tarihli «haricen tahsil» yazısına istinaden icra takibinin infazen neticelenmiş olduğu, bu suretle «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Benzer bu karardaAkhisar Merkez ve Köyleri Tütün Satış Kooperatif vekili tarafından davalılar hakkında «ilamsız takipler» yapıldığı, takip dosyalarının infazen «işlemden kaldırıldığı», ayrıca davalı borçluların, delil olarak sundukları kooperatifçe ödeme karşılığı düzenlenen kasa tahsil fişlerine göre, davaya konu «kredi sözleşmesindeki» borçlarını, sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen şekilde kooperatife ödedikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takipleri nedeniyle yapılan ödemeler ile delil olarak sunulan kooperatifçe düzenlenen kasa tahsil fişlerine istinaden yapılan ödemeler gözetilerek, «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilamsız takip · kredi sözleşmesi · ibraz
Benzer bu karardaAkhisar Merkez ve Köyleri Tütün Satış Kooperatif vekili tarafından davalılar hakkında «ilamsız takipler» yapıldığı, takip dosyalarının infazen «işlemden kaldırıldığı», ayrıca davalı borçluların, delil olarak sundukları kooperatifçe ödeme karşılığı düzenlenen kasa tahsil fişlerine göre, davaya konu «kredi sözleşmesindeki» borçlarını, sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen şekilde kooperatife ödedikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı banka tarafından dosyaya bildirilen hesaplama biçimine ilişkin beyan dilekçesi ve borç senedinin 1. maddesine uygun şekilde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, delil olarak «ibraz» edilen kooperatifçe düzenlenen kasa tahsil fişleri ve ödeme belgeleri de nazara alınmak suretiyle davadaki istem olan 30.10.2005 tarihi itibariyle, varsa bakiye borç miktarının saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15837 E. 2012/6399 K.
Ortak:temlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… anan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatifin Ziraat Bankasından aldığı krediler karşılığında “borçlu ortak” kısmında, kredi kullanan ve «kefil» olarak davalıların isimlerinin yazılı olduğu "müşterek ve müteselsil borç senedi" başlıklı senedin 2. maddesinde alacaklılar arasında da teselsül durumu yaratılarak borcun önce kooperatife ödeneceğinin belirtildiği, buna göre «iyiniyetli» borçlunun «alacağı temlik» edene yaptığı ödemenin borcu sona erdireceğinin kabulü gerektiği, Akhisar 2.İcra Müdürlüğünün 2000/2946 esas sayılı dosyasında alacaklı kooperatifin davalı borçlular hakkında aynı müşterek ve müteselsil borç senedinden dolayı icra takibi yaptığı ve dosyanın 07.12.2001 tarihinde «infaz» edilerek «işlemden kaldırıldığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davadışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takibi nedeniyle yapılan ödemeler ve kooperatifin 07.12.2001 tarihli «haricen tahsil» yazısına istinaden icra takibinin infazen neticelenmiş olduğu, bu suretle «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
… e özel tütün şirketlerinden alınan cevabi yazılarda davalılardan ...ve ...’nın 1999 yılı ürün bedellerinden dava dışı kooperatif lehine yapılan kesintiler nedeniyle «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiş ise de, mahkemece yazılan yazıya ilgili kuruluşlarca …
Sonuç: 🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/522 E. 2011/8578 K.
Ortak:işlemden kaldırma · infaz · temlik · bilirkişi incelemesi · asıl alacak · Alacak
İncelediğiniz kararda… anan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatifin Ziraat Bankasından aldığı krediler karşılığında “borçlu ortak” kısmında, kredi kullanan ve «kefil» olarak davalıların isimlerinin yazılı olduğu "müşterek ve müteselsil borç senedi" başlıklı senedin 2. maddesinde alacaklılar arasında da teselsül durumu yaratılarak borcun önce kooperatife ödeneceğinin belirtildiği, buna göre «iyiniyetli» borçlunun «alacağı temlik» edene yaptığı ödemenin borcu sona erdireceğinin kabulü gerektiği, Akhisar 2.İcra Müdürlüğünün 2000/2946 esas sayılı dosyasında alacaklı kooperatifin davalı borçlular hakkında aynı müşterek ve müteselsil borç senedinden dolayı icra takibi yaptığı ve dosyanın 07.12.2001 tarihinde «infaz» edilerek «işlemden kaldırıldığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davadışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takibi nedeniyle yapılan ödemeler ve kooperatifin 07.12.2001 tarihli «haricen tahsil» yazısına istinaden icra takibinin infazen neticelenmiş olduğu, bu suretle «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Benzer bu kararda… çevre köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifi tarafından borçlular Kazım Özden, Adnan Özden, ... ve Kazım Yıldırım aleyhine 9 Kasım 1999 tarih ve 342 nolu 30.06.1999 «vade» tarihli müşterek ve müteselsil borç senedinden dolayı icra takibi yapıldığı, dosyanın 03.01.2001 tarihinde «infaz» edilerek «işlemden kaldırıldığı», dolayısıyla davalıların dava konusu borcu icra dosyasına yatırıp icra dosyasının infaz edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davadışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takibi nedeniyle yapılan ödemeler gözetilerek, «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade
Benzer bu kararda… çevre köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifi tarafından borçlular Kazım Özden, Adnan Özden, ... ve Kazım Yıldırım aleyhine 9 Kasım 1999 tarih ve 342 nolu 30.06.1999 «vade» tarihli müşterek ve müteselsil borç senedinden dolayı icra takibi yapıldığı, dosyanın 03.01.2001 tarihinde «infaz» edilerek «işlemden kaldırıldığı», dolayısıyla davalıların dava konusu borcu icra dosyasına yatırıp icra dosyasının infaz edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2043 E. 2011/12391 K.
Ortak:temlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… anan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatifin Ziraat Bankasından aldığı krediler karşılığında “borçlu ortak” kısmında, kredi kullanan ve «kefil» olarak davalıların isimlerinin yazılı olduğu "müşterek ve müteselsil borç senedi" başlıklı senedin 2. maddesinde alacaklılar arasında da teselsül durumu yaratılarak borcun önce kooperatife ödeneceğinin belirtildiği, buna göre «iyiniyetli» borçlunun «alacağı temlik» edene yaptığı ödemenin borcu sona erdireceğinin kabulü gerektiği, Akhisar 2.İcra Müdürlüğünün 2000/2946 esas sayılı dosyasında alacaklı kooperatifin davalı borçlular hakkında aynı müşterek ve müteselsil borç senedinden dolayı icra takibi yaptığı ve dosyanın 07.12.2001 tarihinde «infaz» edilerek «işlemden kaldırıldığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davadışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takibi nedeniyle yapılan ödemeler ve kooperatifin 07.12.2001 tarihli «haricen tahsil» yazısına istinaden icra takibinin infazen neticelenmiş olduğu, bu suretle «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
… özel tütün şirketlerinden alınan cevabi yazılarda anılan kuruluşlarca davalıların 1999 yılı ürün bedelinden davadışı kooperatif lehine yapılan kesintiler nedeniyle «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiş ise de, mahkemece yazılan yazıya ilgili kuruluşlarca …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14569 E. 2011/8577 K.
Ortak:temlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… anan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatifin Ziraat Bankasından aldığı krediler karşılığında “borçlu ortak” kısmında, kredi kullanan ve «kefil» olarak davalıların isimlerinin yazılı olduğu "müşterek ve müteselsil borç senedi" başlıklı senedin 2. maddesinde alacaklılar arasında da teselsül durumu yaratılarak borcun önce kooperatife ödeneceğinin belirtildiği, buna göre «iyiniyetli» borçlunun «alacağı temlik» edene yaptığı ödemenin borcu sona erdireceğinin kabulü gerektiği, Akhisar 2.İcra Müdürlüğünün 2000/2946 esas sayılı dosyasında alacaklı kooperatifin davalı borçlular hakkında aynı müşterek ve müteselsil borç senedinden dolayı icra takibi yaptığı ve dosyanın 07.12.2001 tarihinde «infaz» edilerek «işlemden kaldırıldığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davadışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takibi nedeniyle yapılan ödemeler ve kooperatifin 07.12.2001 tarihli «haricen tahsil» yazısına istinaden icra takibinin infazen neticelenmiş olduğu, bu suretle «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece Tekel İdaresi tarafından davalıların 1999 yılı ürün bedelinden davadışı kooperatif lehine yapılan kesinti nedeniyle «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiş ise de, mahkemece yazılan yazıya Tekel İdaresince ver …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12554 E. , 2011/6441 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.04.2009 tarih ve 2006/310 - 2009/574 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı S.S. 1055 nolu Akhisar Merkez ve Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifi'nce 11/10/1999 tarihli Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kredi Sözleşmesine dayanarak ortaklarına verilmek üzere müvekkili bankadan 550.000 TL kredi alındığını, kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin müvekkiline temlik edildiğini, ortakların sözleşmelerde imzalarının olması sebebi ile temlikten haberdar olduklarını, bu senetten kaynaklanan alacağın davalılarca bankaya ödenmediğini ileri sürerek, 3.428 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek değişken faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, borçlarını ödediklerini davacı banka ile ilgilerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatifin Ziraat Bankasından aldığı krediler karşılığında “borçlu ortak” kısmında, kredi kullanan ve kefil olarak davalıların isimlerinin yazılı olduğu "müşterek ve müteselsil borç senedi" başlıklı senedin 2. maddesinde alacaklılar arasında da teselsül durumu yaratılarak borcun önce kooperatife ödeneceğinin belirtildiği, buna göre iyiniyetli borçlunun alacağı temlik edene yaptığı ödemenin borcu sona erdireceğinin kabulü gerektiği, Akhisar 2.İcra Müdürlüğünün 2000/2946 esas sayılı dosyasında alacaklı kooperatifin davalı borçlular hakkında aynı müşterek ve müteselsil borç senedinden dolayı icra takibi yaptığı ve dosyanın 07.12.2001 tarihinde infaz edilerek işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya temliki nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davadışı kooperatif tarafından davalılar aleyhine aynı borç senedine dayalı olarak girişilen icra takibi nedeniyle yapılan ödemeler ve kooperatifin 07.12.2001 tarihli haricen tahsil yazısına istinaden icra takibinin infazen neticelenmiş olduğu, bu suretle temlik işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Ancak, dava konusu müşterek-müteselsil borç senedi ile davalıların sadece ana para olarak 300.000.000.-TL tutarında borçlanmış olmalarına karşın, kooperatif tarafından girişilen icra takibinin 286.000.000.-TL asıl alacak üzerinden başlatılmış olması nedeniyle davaya konu borç senedinde belirtilen borcun tümüyle sükut ettiğinin kabulü doğru değildir. Mahkemece, davacı banka tarafından dosyaya bildirilen hesaplama biçimine ilişkin beyan dilekçesi ve borç senedinin 1. maddesine uygun şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davadaki istem olan 31.12.2005 tarihi itibariyle, varsa bakiye borç miktarının saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle yerel mahkeme kararının davacı lehine BOZULMASINA, 26.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027882700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz