6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Zamanaşımı defi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6692 E. 2012/6928 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı defi ceza zamanaşımı şikayet hisse senedi zamanaşımı def'i dolandırıcılık muvafakat def'i sebepsiz zenginleşme uyuşmazlık konusu yönetim kurulu kararı eksik inceleme zamanaşımı ibraz husumet

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 340

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre davacı, davalının kendisini şirket ortağı yapmayarak bu şekilde sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla işbu davayı açmış ise de, hisse senedi satış tarihinin 1999 ve 2000 yılları olduğu bu nedenle sebepsiz zenginleşme nedeniyle açılan tazminat davasının zamanaşımı süresinin dolduğu, davacının davanın genişletilmesine muvafakati olmadığı yönünde bir beyanda bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalının yönetim kurulu başkanı olduğu Buhari Medikal A.Ş’ne davacıdan dolandırıcılık suretiyle para alındığı ancak şirket ortağı yapılmadığı iddiasına dayalı olarak açılmış ise de mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davacı, yargılama sırasında davalı hakkında dolandırıcılık suçunda Erzurum Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu belirterek şikayet dilekçesini ibraz etmiştir. Davalı ise, davacının Buhari Medikal A.Ş’ne ortak olduğunu savunarak davanın hem zamanaşımı hem de husumet nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. Dosyaya sunulan 05.08.1999 tarihli İştirak Belgesi başlıklı belgeye göre davacının 20 hisse karşılığı 40.000 DM ödediği ve belge altındaki imzanın davalıya ait olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda, davalının zamanaşımı definin değerlendirilebilmesi için davacının şirkete usulüne uygun olarak ortak yapılıp yapılmadığı, ortak yapılmamış ise 3. kişi durumunda bulunan davacının uğradığı doğrudan doğruya zarar bakımından zamanaşımı def'inin TTK’nun 340. maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 309.maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yine davacının davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğu dikkate alınarak olaya ceza zamanaşımının uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek ve bu kapsamda yapılacak inceleme sonucu davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği de gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1411 E. 2021/782 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Markanın Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10749 E. 2018/5587 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/6692 E.  ,  2012/6928 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.03.2010 tarih ve 2009/358 - 2010/99 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.04.2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Almanya'da yaşadığını, davalının müvekkiline şirketlerine ortak olma teklifinde bulunduğunu, müvekkilinin 40.000 Alman markı karşılığında şirkete 20 hisse ile ortak yapıldığını ve iştirak belgesi adı altında bir belgeyi birlikte imzaladıklarını, aradan bir süre geçtikten sonra herhangi bir kar payı vs. verilmemesi üzerine müvekkilinin şirketten ayrılmak istediğini davalıya bildirdiğini, ancak davalı tarafından bu isteğin kabul edilmediğini, daha sonraki görüşmelerde şirketin zarar ettiğini işletmeyi devredeceklerini ve elde edilen 110.000 USD olan borcu kapatacaklarını, Erzurum'da bulunan işletmeleri de kapatacaklarını devirden elde edilecek parayı ise ortaklarına dağıtma kararı aldıklarını, bir hisse değerinin 400.000 TL olduğunu ve beş hissenin altında pay sahibi olan ortaklara 2006 yılında diğer ortaklara sonraki yıl ödeme yapılacağının bildirildiğini, davalının şirket kurucularından olduğu ve 27/12/2004 tarihine kadar da şirketin müdürlüğü görevini yürüttüğünü, müvekkilinin resmiyette herhangi bir ortaklığının söz konusu olmadığının öğrenildiğini, davalının müvekkilinden almış olduğu parayı elinde bulundurduğunu, işlettiğini, müvekkiline kar payı vermediğini, sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 40.000 Alman Markının (20.000- Euro) davalıya teslim edildiği 05/08/1999 (tahsili istenen paranın yarısı için) ve 08/01/2000 (diğer yarısı için) tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, öncelikle davanın zaman aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, yine davayı şirkete karşı açması gerekirken hisseyi kendisine satan yönetici ortağa karşı açmış olduğundan husumet yönünden de davanın reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre davacı, davalının kendisini şirket ortağı yapmayarak bu şekilde sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla işbu davayı açmış ise de, hisse senedi satış tarihinin 1999 ve 2000 yılları olduğu bu nedenle sebepsiz zenginleşme nedeniyle açılan tazminat davasının zamanaşımı süresinin dolduğu, davacının davanın genişletilmesine muvafakati olmadığı yönünde bir beyanda bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalının yönetim kurulu başkanı olduğu Buhari Medikal A.Ş’ne davacıdan dolandırıcılık suretiyle para alındığı ancak şirket ortağı yapılmadığı iddiasına dayalı olarak açılmış ise de mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davacı, yargılama sırasında davalı hakkında dolandırıcılık suçunda Erzurum Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu belirterek şikayet dilekçesini ibraz etmiştir. Davalı ise, davacının Buhari Medikal A.Ş’ne ortak olduğunu savunarak davanın hem zamanaşımı hem de husumet nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. Dosyaya sunulan 05.08.1999 tarihli İştirak Belgesi başlıklı belgeye göre davacının 20 hisse karşılığı 40.000 DM ödediği ve belge altındaki imzanın davalıya ait olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda, davalının zamanaşımı definin değerlendirilebilmesi için davacının şirkete usulüne uygun olarak ortak yapılıp yapılmadığı, ortak yapılmamış ise 3. kişi durumunda bulunan davacının uğradığı doğrudan doğruya zarar bakımından zamanaşımı def'inin TTK’nun 340.

maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 309.maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yine davacının davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğu dikkate alınarak olaya ceza zamanaşımının uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek ve bu kapsamda yapılacak inceleme sonucu davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği de gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057781400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.