6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15860 E. 2012/6913 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesinlik sınırı içtihadı birleştirme kararı hasar kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava dışı sigortalının dairesinde oluşan hasarın davalıya ait 13 nolu dairedeki su kaçağı sonucunda meydana geldiği, iyileştirme tenzilinin %10 olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının icra dosyası ile 2.052,00 TL alacak için hakkında yapılan takibe olan itirazının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1. Davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından, 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanun'un (HUMK) 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2010 yılı için 1.430,00 TL’dir.

Davacı vekili, mahkemece davanın kısmen reddine dair verilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiş ise de, bu talep bakımından 06/05/2010 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davacı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10389 E. 2014/15691 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Borç üstlenimi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7477 E. 2016/1579 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil talepleri

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10588 E. 2012/16705 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3450 E. 2020/4770 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/15860 E.  ,  2012/6913 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2010 tarih ve 2008/66-2010/771 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde “Sivil Tüm Ev Sigorta Poliçesi” ile sigortalı olan dava dışı sigortalısına ait dairede davalının kullandığı üst kattaki daireden akan suların sirayet etmesi sonucunda maddi hasar meydana geldiğini, işbu hasardan davalının sorumlu olduğunu ve olay nedeniyle dava dışı sigortalıya 2.280,10 TL ödendiğini, TTK’nun 1301. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalının hakkında başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava dışı sigortalının uğradığı zararın müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava dışı sigortalının dairesinde oluşan hasarın davalıya ait 13 nolu dairedeki su kaçağı sonucunda meydana geldiği, iyileştirme tenzilinin %10 olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının icra dosyası ile 2.052,00 TL alacak için hakkında yapılan takibe olan itirazının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1. Davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından, 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanun'un (HUMK) 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2010 yılı için 1.430,00 TL’dir.

Davacı vekili, mahkemece davanın kısmen reddine dair verilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiş ise de, bu talep bakımından 06/05/2010 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davacı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davanın kısmen reddine ilişkin hükme yönelik davacı vekilinin temyiz isteminin miktar itibarıyla REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057739600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.