6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tüzel kişilik

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15985 E. 2012/6778 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişilik marka hakkına tecavüz haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 59

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davalı ...'ın hem 15 Ağustos hem de 24 Ağustos tarihinde iki defa yakalanması nedeniyle eyleminde ısrarcı olduğu kabul edilerek kömür torbalarını hayır için başka kömür katıldığına dair beyanına itibar edilemeyeceği, davalılar ... ve ...'in 15 Ağustos suç tutanağı düzenlendiğini bildikleri halde aynı eyleme devam ettikleri ve çalışan işçiler olup, haksız fiilden sorumlu oldukları, davalı ...'un taşıma işini yapması ve davalı ...'in beyanına göre davalı ...'ın yerine bakması nedeniyle marka hakkına tecavüz ettiği, davalıların eylemi nedeniyle davacının 2872 sayılı Çevre Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'daki ceza ve hukuk davalarıyla karşı karşıya kalma ihtimali bulunduğu, davalıların eylemleriyle davacı markasına tecavüz ettiğinin sabit olduğu, davalı ... Kömürcülüğün tüzel kişiliği bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, 5.750 TL manevi tazminatın diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili, davalı ... vekili ve diğer davalılar temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı, davalı ... vekili ve davalı ...'un tüm, davalı ... ve ...’in aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Mahkemece davalılar ... ve ...'in davalılardan ...’ın işçileri sıfatıyla markaya tecavüz suretiyle oluşan haksız rekabet fiilinden sorumlu olduklarından bahisle adı geçen bu davalıların da hükmedilen manevi tazminatı ödemelerine karar verilmiştir. Ancak, davalılar ... ve ...’in somut olay bakımından eylemleri sadece kömürleri torbalara doldurmak ve kamyona yüklemekten ibaret olup, bu nitelikteki eylemlerin markaya tecavüz eylemi olarak tanımlandığı 556 sayılı KHK’nin 61/e maddesi, 5833 sayılı Yasa’nın 2. maddesi uyarınca 21.1.2009 tarihi itibariyle kaldırılmış olmakla, eylem tarihi gözetildiğinde, markaya tecavüz eylemine iştirakten ötürü sorumlu tutulmaları mümkün değildir. Öte yandan, adı geçen davalıların istihdam edilen sıfatları gözetildiğinde, TTK'nun 59. maddesi uyarınca istihdam eden aleyhine hükmedilen tazminattan ötürü sorumlu tutulmaları yerinde değildir. Bu durumda, davalılar ... ve ...’in tazminattan sorumlu tutulmaları doğru olmamış, bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile davalı ... ve ... bakımından yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4101 E. 2012/3274 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/15985 E.  ,  2012/6778 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/10/2010 tarih ve 2010/73-2010/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... ve diğer davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin üretmiş oldukları kömürlerinin markalı torbalar içerisinde pazarlama işinin bayileri aracılığıyla yapıldığını, davalılardan ...'ın .... adı ile bayilerinin olduğunu, davalı ...'ın işbirliği yaptığı diğer davalılarla kuruma ait kullanılmış torbalara müvekkiline ait olmayan kalitesiz kömürleri doldururlarken yakalandıklarını, eylemleri neticesinde markalarına olan güvenin sarsıldığını ileri sürerek 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, ticari amaçlı olarak kömür torbalatılmadığını, çuvallanan kömürlerin hayır amaçlı olarak dağıtılmak için hazırlandığını, torbaları satmak kastının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... ve ..., davacı kurumun marka hakkına tecavüz etmediklerini, işçi olarak kendilerine ne denirse onu yaptıklarını savunmuşlardır.

Davalı ..., sadece nakliyecilik görevini yerine getirdiğini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davalı ...'ın hem 15 Ağustos hem de 24 Ağustos tarihinde iki defa yakalanması nedeniyle eyleminde ısrarcı olduğu kabul edilerek kömür torbalarını hayır için başka kömür katıldığına dair beyanına itibar edilemeyeceği, davalılar ... ve ...'in 15 Ağustos suç tutanağı düzenlendiğini bildikleri halde aynı eyleme devam ettikleri ve çalışan işçiler olup, haksız fiilden sorumlu oldukları, davalı ...'un taşıma işini yapması ve davalı ...'in beyanına göre davalı ...'ın yerine bakması nedeniyle marka hakkına tecavüz ettiği, davalıların eylemi nedeniyle davacının 2872 sayılı Çevre Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'daki ceza ve hukuk davalarıyla karşı karşıya kalma ihtimali bulunduğu, davalıların eylemleriyle davacı markasına tecavüz ettiğinin sabit olduğu, davalı ...

Kömürcülüğün tüzel kişiliği bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, 5.750 TL manevi tazminatın diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili, davalı ... vekili ve diğer davalılar temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı, davalı ... vekili ve davalı ...'un tüm, davalı ... ve ...’in aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Mahkemece davalılar ... ve ...'in davalılardan ...’ın işçileri sıfatıyla markaya tecavüz suretiyle oluşan haksız rekabet fiilinden sorumlu olduklarından bahisle adı geçen bu davalıların da hükmedilen manevi tazminatı ödemelerine karar verilmiştir. Ancak, davalılar ... ve ...’in somut olay bakımından eylemleri sadece kömürleri torbalara doldurmak ve kamyona yüklemekten ibaret olup, bu nitelikteki eylemlerin markaya tecavüz eylemi olarak tanımlandığı 556 sayılı KHK’nin 61/e maddesi, 5833 sayılı Yasa’nın 2. maddesi uyarınca 21.1.2009 tarihi itibariyle kaldırılmış olmakla, eylem tarihi gözetildiğinde, markaya tecavüz eylemine iştirakten ötürü sorumlu tutulmaları mümkün değildir. Öte yandan, adı geçen davalıların istihdam edilen sıfatları gözetildiğinde, TTK'nun 59.

maddesi uyarınca istihdam eden aleyhine hükmedilen tazminattan ötürü sorumlu tutulmaları yerinde değildir. Bu durumda, davalılar ... ve ...’in tazminattan sorumlu tutulmaları doğru olmamış, bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile davalı ... ve ... bakımından yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı, davalı ... vekili ve davalı ...'un tüm, davalı ... ve ...'in diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ... ve ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 256,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... ve Selami'ye iadesine, 25.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057732200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.