Rücu hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/589 E. 2012/6763 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücu hakkı↗ sigorta ettiren↗ kira sözleşmesi↗ rücu↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı sigorta ettirenin davalı Narpak A.Ş. ıle yaptığı sözleşmenin hükümleri gereği davalıya karşı bir talep ileri süremeyeceği, bu nedenle TTK.'nun 1301. hükmünce davacı sigortacının da talebinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, her ne kadar davacının sigortalısı ile davalılardan Narpak Narenciye Paketleme ve Dış Tic. A.Ş. arasında yapılan kira sözleşmesinde makinenin sigortasının davacının sigortalısı tarafından yapılmasına ilişkin hükmün davalı Narpak Narenciye Paketleme ve Dış Tic. A.Ş. lehine bir düzenleme olduğu, bu hükme nazaran sigortalının bu davalıya karşı talepte bulunamayacağı ve dolayısıyla davacı ... şirketinin de TTK'nun 1301.maddesi uyarınca bu davalıya rucu edemeyeceği gerekçesi ile bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar TTK'nun 1264/3 maddesine aykırıdır. Zira anılan maddede TTK'nun 1301. maddesi uyarınca sigortacının rucuunu engelleyen anlaşmaların hükümsüz olduğu düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu itibarla mahkemece davacının sigortalısı ile davalı Narpak Narenciye Paketleme ve Dış Tic. A.Ş. arasındaki sözleşme hükmünün davacının yasadan kaynaklanan rücu hakkını ortadan kaldırmayacağı göz önüne alınarak buna göre bir hüküm kurulması gerekirken, TTK'nun 1264/3 maddesi nazara alınmadan verilen kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12516 E. 2014/20043 K.
Ortak:rücu hakkı · rücu
İncelediğiniz karardaA.Ş. arasındaki sözleşme hükmünün davacının yasadan kaynaklanan «rücu hakkını» ortadan kaldırmayacağı göz önüne alınarak buna göre bir hüküm kurulması gerekirken, TTK'nun 1264/3 maddesi nazara alınmadan verilen kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaŞti. tarafından istihdam edildiği ve poliçenin 12. maddesine göre davalıya «rücu» edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; bu husus sigortacının «rücu hakkı» ile ilgili olup dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesine temas etmektedir.
Yine uygulanması gereken TTK'nın 1264/3. maddesi, 1301. maddeye aykırı olan mukavele şartlarının hükümsüz olacağını amir olmakla sigortacının «rücu hakkını» kullanmasını engelleyici nitelikteki bu mukavele şartı hükümsüz olup, bu durumda davanın esası incelenip toplanan taraf delilleri değerlendirilip, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesinin» 12/c maddesi kapsamında kaldığından olay nedeniyle davalıya «rücu» edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesinin» 12/c maddesi kapsamında kaldığından olay nedeniyle davalıya «rücu» edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/589 E. , 2012/6763 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/12/2010 tarih ve 2008/566-2010/829 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirkete 20.09.2007-31.01.2008 tarihleri arasında 1598017 numaralı yangın poliçesi ile sigortalı bulunan Tire Kutsan Oluk....Kutu ve Kağıt San.A.Ş.'ne ait Otomatik Kutu Kurutma Makinesinin davalıya ait Selay tesisinde bulunduğu sırada 09.10.2007 günü meydana gelen yangın sebebiyle tamamen zayi olduğunu, diğer davalının ise 2 numaralı davalının iş yerini 1598017 numaralı işyeri paket sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına aldığını, meydana gelen hasar sebebiyle sigortalıya 1.397,28 Euro karşılığı 2.411,00 TL'nın 13.12.2007 tarihinde ibraname mukabilinde ödendiğini, meydana gelen yangın hasarından; davalıların kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek, 2. 411,00 TL'nın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Narpark Narenciye Paketleme ve Dış Tic. A.Ş. vekili, yetki itirazlarının olduğunu, davacının tazminatı talep etmeye hakkı bulunmadığını, sigortalı malın maliki tarafından kendileri lehine olarak sigorta edildiğini, ayrıca yangının meydana gelmesinde kendilerinin herhangi bir kusuru olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasardan sorumlu olsalar dahi sigortalı makinenin kullanılmış değerinin tespiti ile bundan hurda değerinin tenzilinin ve diğer sigorta edenlerin taleplerinin de nazara alınması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…]Genel Sigorta A.Ş.vekili, diğer davalı Narpak Narenciye Paketleme ve Dış. Tic. A.Ş. ile müvekkili sigorta şirketi arasında akdedilen İşyerleri İçin Süper Güvence Sigorta Poliçesi üzerinde "Teminatlar" arasında " Yangın Mali Mesuliyet" teminatının bulunmaması sebebi ile müvekkili olan sigorta şirketinin davalı taraf sıfatının bulunmadığını savunarak, davanın müvekkili olan sigorta şirketi bakımından husumet yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı sigorta ettirenin davalı Narpak A.Ş. ıle yaptığı sözleşmenin hükümleri gereği davalıya karşı bir talep ileri süremeyeceği, bu nedenle TTK.'nun 1301. hükmünce davacı sigortacının da talebinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, her ne kadar davacının sigortalısı ile davalılardan Narpak Narenciye Paketleme ve Dış Tic. A.Ş. arasında yapılan kira sözleşmesinde makinenin sigortasının davacının sigortalısı tarafından yapılmasına ilişkin hükmün davalı Narpak Narenciye Paketleme ve Dış Tic. A.Ş. lehine bir düzenleme olduğu, bu hükme nazaran sigortalının bu davalıya karşı talepte bulunamayacağı ve dolayısıyla davacı ... şirketinin de TTK'nun 1301.maddesi uyarınca bu davalıya rucu edemeyeceği gerekçesi ile bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar TTK'nun 1264/3 maddesine aykırıdır. Zira anılan maddede TTK'nun 1301. maddesi uyarınca sigortacının rucuunu engelleyen anlaşmaların hükümsüz olduğu düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu itibarla mahkemece davacının sigortalısı ile davalı Narpak Narenciye Paketleme ve Dış Tic. A.Ş. arasındaki sözleşme hükmünün davacının yasadan kaynaklanan rücu hakkını ortadan kaldırmayacağı göz önüne alınarak buna göre bir hüküm kurulması gerekirken, TTK'nun 1264/3 maddesi nazara alınmadan verilen kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057715000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz