Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4692 E. 2012/6325 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme aşaması↗ kamu düzeni↗ yasal faiz↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın yaptırdığı müfettiş incelemesi sonucunda, davalı banka çalışanı Yavuz Elmas'ın usulsüz işlemler ile davacı ...'in mevduat hesabından 36.000,00 EURO çektiğinin tespit edildiği, davalı bankanın, çalışanının usulsüz işlemlerinden dolayı, davacı mudiye karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 36.000 EURO alacağın dava tarihi olan 08.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava; davacının, banka hesabında bulunması gerektiğini iddia ettiği paranın banka çalışanının usulsüz işlemleriyle çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, TTK'nın 4/6. maddesi uyarınca, bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılır. Somut olayda, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus bulunmamaktadır. Ayrıca, görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Bu itibarla, davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla görülüp, sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11959 E. 2012/3175 K.
Ortak:kamu düzeni · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaAyrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Benzer bu karardaAyrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir Bu itibarla, davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla görülüp, sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu kararda2- Bozma «sebebine» göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10144 E. 2014/119 K.
Ortak:kamu düzeni · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaAyrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Benzer bu karardaAyrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, grafolog raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «kredi sözleşmesi» ve ödemeye ilişkin dekont asıllarındaki imzaların davalı M..
… n'un 3/e maddesinde tüketicinin, "mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3 (h) bendinde «tüketici işleminin» "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun …
Bu itibarla, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın Tüketici Mahkemesi tarafından görülüp karara bağlanması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15421 E. 2016/4705 K.
Ortak:kamu düzeni · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaAyrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Benzer bu karardaAyrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · mevduat hesabı
Benzer bu karardaDava, kredili «mevduat hesabı» sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
… n'un 3/e maddesinde tüketicinin, "mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3 (h) bendinde «tüketici işleminin» "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15067 E. 2014/2959 K.
Ortak:kamu düzeni · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaAyrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Benzer bu karardaAyrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · mevduat hesabı
Benzer bu karardaDava, kredili «mevduat hesabı» sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
… n'un 3/e maddesinde tüketicinin, "mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3 (h) bendinde «tüketici işleminin» "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4161 E. 2014/10665 K.
Ortak:kamu düzeni · yasal faiz · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaAyrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
… emlerinden dolayı, davacı mudiye karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 36.000 EURO alacağın dava tarihi olan 08.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
… mına göre; davacının borcunu ödedikten sonra dava açtığı, ödemeleri zımnen kabul etmiş olup daha sonra borç olarak ödenen paranın iadesini istemenin Medeni Kanun'un «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu, sadece fazla ödediği «bedelin iade» edilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.161,40 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · bedel iadesi · bloke · davanın konusu · iyiniyet · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… mına göre; davacının borcunu ödedikten sonra dava açtığı, ödemeleri zımnen kabul etmiş olup daha sonra borç olarak ödenen paranın iadesini istemenin Medeni Kanun'un «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu, sadece fazla ödediği «bedelin iade» edilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.161,40 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, davalı Banka davacının maaş hesabına «bloke» koymuş olup, işbu «davanın konusu» bankacılık iş ve işleminden kaynaklanmakta olup, 6762 sayılı TTK'nın 4/6. maddesi uyarınca, bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus yoktur.
Bu itibarla, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın tüketici mahkemesi tarafından görülüp karara bağlanması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11120 E. 2011/3829 K.
Ortak:kamu düzeni · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaAyrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Benzer bu karardaGörevle ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir Bu durumda mahkemece davanın bankacılık işleminden kaynaklanan bir dava olması ve 4077 sayılı yasadaki özel düzenleme hükümleri karşısında genel mahkemelerde görülmesi gerekirken tüketici mahkemesi sıfatıyla görülüp, sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · tanıma · davanın açılmamış sayılması · derdestlik · açılmamış sayılma · zamanaşımı
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi kararının kesinleşmediği, davalı tarafından süresinde yapılmış «derdestlik» itirazı olduğu gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
1-Dava, davalı banka nezdinde mevduat hesabında bulunan paranın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davalı tarafından TMSF'ye devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 10. maddesinde «tüketici kredisi», tüketicilerin banka ve benzeri kurumlardan bir mal veya hizmet satın almak amacıyla kullandıkları kredi olarak tanımlanmıştır.
Ancak yasanın 3. maddesinde "mal" «tanımı», ticaret konusu eşya olarak yapılmış ve 23. maddesinde ise, bu yasanın uygulanmasından doğan uyuşmazlıklara tüketici mahkemelerince bakılacağı öngörülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/390 E. 2013/847 K.
Ortak:kamu düzeni · yasal faiz · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaAyrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
… emlerinden dolayı, davacı mudiye karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 36.000 EURO alacağın dava tarihi olan 08.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, «görevle» ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
… nın uğradığı zararı sanayi sitesinin güvenliğini sağlamakla yükümlü davalı şirketin tazminle yükümlü olduğu, davalı şirket ile davalı ... şirketi arasında imzalanan «sigorta poliçesi» kapsamına göre işyerinde meydana gelen «hırsızlık» olayının «teminat kapsamı» dışında kaldığı, bu nedenle sigorta şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle; davalı güvenlik şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne 5.622,84 TL tazminatın dava tarihi olan 08/09/2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile tahsiline, davalı ... şirketine yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu mali sorumluluk sigortası · mali sorumluluk sigortası · tüketici işlemi · hırsızlık · sorumluluk sigortası · teminat kapsamı · hizmet sözleşmesi · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda1- Dava; özel güvenlik «hizmet sözleşmesine» dayalı, özel güvenlik hizmeti veren şirket ile davalı şirketin özel güvenlik «zorunlu mali sorumluluk sigortacısı» olan ... aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
… nın uğradığı zararı sanayi sitesinin güvenliğini sağlamakla yükümlü davalı şirketin tazminle yükümlü olduğu, davalı şirket ile davalı ... şirketi arasında imzalanan «sigorta poliçesi» kapsamına göre işyerinde meydana gelen «hırsızlık» olayının «teminat kapsamı» dışında kaldığı, bu nedenle sigorta şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle; davalı güvenlik şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne 5.622,84 TL tazminatın dava tarihi olan 08/09/2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile tahsiline, davalı ... şirketine yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
… un'un 3/e maddesinde tüketicinin, "mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3(h) bendinde «tüketici işleminin» "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4692 E. , 2012/6325 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Hendek Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.04.2010 tarih ve 2009/284-2010/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında işçi olarak çalıştığını, edindiği tasarrufunu ülkesinde değerlendirmek amacı ile ... Müdürlüğü nezdinde 28.08.2003 tarihinde açtırdığı vadeli hesaba yatırdığını, yaklaşık bir yıl sonra yurt dışından döndüğünü, kendisine hesap numarasının değiştiği bildirilerek yeni bir hesap cüzdanı verildiğini, müvekkilinin belirtilen hesap numarasından 2.500 EURO civarında para çektiğini, bakiye olarak 36.000 EURO vadeli mevduatın kaldığını, bir müddet sonra yurt dışından döndüğünde müvekkiline, şube çalışanlarının bir bölümünün görevlerini kötüye kullanarak müşteri hesaplarının içini boşalttıklarının bildirildiğini, yapılan tüm girişimlerine rağmen davalının ödeme yapmadığını, ileri sürerek, 36.000 EURO nun faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 6-7 yıl önce açılan ve kapatılan mevduat hesaplarına ilişkin olarak herhangi bir talepte bulunmadığını, davacının iyi niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın yaptırdığı müfettiş incelemesi sonucunda, davalı banka çalışanı Yavuz Elmas'ın usulsüz işlemler ile davacı ...'in mevduat hesabından 36.000,00 EURO çektiğinin tespit edildiği, davalı bankanın, çalışanının usulsüz işlemlerinden dolayı, davacı mudiye karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 36.000 EURO alacağın dava tarihi olan 08.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava; davacının, banka hesabında bulunması gerektiğini iddia ettiği paranın banka çalışanının usulsüz işlemleriyle çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, TTK'nın 4/6. maddesi uyarınca, bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılır. Somut olayda, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus bulunmamaktadır. Ayrıca, görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Bu itibarla, davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla görülüp, sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057021400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz