6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15067 E. 2014/2959 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredili mevduat hesabı (kmh) tüketici işlemi ön inceleme aşaması mevduat hesabı kamu düzeni görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 4

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, kredili mevduat hesabı sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

4822 sayılı Kanun'la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/e maddesinde tüketicinin, "mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3 (h) bendinde tüketici işleminin "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılardan A.. A..'nin davacı banka nezdinde bulunan kredili mevduat hesabından kaynaklanmakta olup, 6762 sayılı TTK'nın 4/6. maddesi uyarınca, bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus yoktur. Ayrıca, görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.

Bu itibarla, davada tüketici mahkemesince karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15421 E. 2016/4705 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5877 E. 2013/20745 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6499 E. 2013/20734 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15065 E. 2014/3582 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat | Kredi sözleşmesi kapsamında

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11638 E. 2014/652 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10144 E. 2014/119 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/390 E. 2013/847 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15063 E. 2014/3581 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/15067 E.  ,  2014/2959 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

TARİHİ 27/09/2012

NUMARASI 2009/551-2012/755

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 27/09/2012 tarih ve 2009/551-2012/755 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkil banka tarafından davalı A.. A..’ye 13.11.1998 tarihli kredi sözleşmesiyle 2.500,00 TL’lik kredi açıldığını, diğer davalılar F.. Y.. ve E.. K..’ın söz konusu kredili mevduat hesabı kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalayarak borcu teminat altına aldıklarını, söz konusu kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı borçlulara ihtarname gönderilip, kredi borcunun faiz ve fer’ileriyle birlikte ödenmesini talep ettiklerini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, iddia ederek 2.514,57 TL ana para, 40.727,86 TL faiz, 2.036,39 TL BSMV olmak üzere toplam 45.278,82 TL tutarındaki alacağın %153 faiz ve BSMV ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Ercan vekili, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, davada hukuki yararın olmadığını ve derdestlik itirazının olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Diğer davalılar ise usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece; iddia, savunmalar ve dosya kapsamına göre, davalının davacı ile Kredili Mevduat Hesabı Kredi Sözleşmesi imzalamadığı, sözleşmedeki imzanın davalı asil borçlu A. K. (A.)'nin eli mahsulü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, kredili mevduat hesabı sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

4822 sayılı Kanun'la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/e maddesinde tüketicinin, "mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3 (h) bendinde tüketici işleminin "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılardan A.. A..'nin davacı banka nezdinde bulunan kredili mevduat hesabından kaynaklanmakta olup, 6762 sayılı TTK'nın 4/6. maddesi uyarınca, bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus yoktur. Ayrıca, görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.

Bu itibarla, davada tüketici mahkemesince karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 19/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101765000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.